Akşam tartışma programlarını gezince gözümüze takılan tek bir başlık vardı: ‘Muharrem İnce’. ‘Muharrem İnce yol ayrımında mı?’, ‘İnce dengeleri nasıl değiştirdi?’, ‘İnce’nin aklındaki asıl plan ne?’, ‘İnce parti mi kuracak?’ ve daha fazla başlık...
Ev ahalisi “Muharrem İnce, ‘Bütün kanallar toplanın ortak canlı yayın yapacağım’ dese hepsi koşardı” dedi. ‘Benim kanalıma çıksa’ yarışı mutlaka vardır. Hatta buna sürpriz kanallar bile dahil! Ev ahalisi “Valla muhalefet konu veriyor da tartışma programları birden gazetecilik yapmaya başlıyor” diye bir görüş belirtti. Mevcut böyle, özel konularda farklı isimleri arıyor insan.
Birçok kanalın ‘kadrolu konukları’ olduğu için özellikle Muharrem İnce konusunda ‘Şimdi bu isim mi durumu anlatacak?’ diye sormadan edemedik. Yorumu merak edilen özel isimler vardır ve onların çıkarılması gerekir ekrana. İşte bu ‘kadrolu ekip’ nedeniyle İnce tartışması birçok kanalda kadük kaldı.

ÜRÜN YERLEŞTİRME İŞİNİ BECEREMEDİK

Gizli reklamla ürün yerleştirme olayı birbirine karışıyor bizde... Dokuz yıldır bu ürün yerleştirme işine kafayı takmış bir şirket ve Akif Ebiçlioğlu var. Sektörde hemen her alanda çalıştı. Ben bu köşede yazmıştım, önemli bir gelir kaynağı ürün yerleştirme... Akif Bey “Ürün yerleştirme Türkiye’de reklam pastasından yüzde 0.5’lerde pay alıyor” diyor, bunun çok yetersiz olduğunu söylüyor. Peki çözüm yok mu? Var. Türkiye’de televizyon kanallarının ürün ve markaları blurlaması en büyük sorun. Yani buzlayarak göstermesi... “Dünyada sadece Türkiye’de marka-ürün blurlaması uygulanmaktadır. Yanlış bilinen konu; RTÜK’ün blurlama yaptırdığı gibi bir algı var. 2. Uluslararası Ürün Yerleştirme Sempozyumu sonucunda, 2015’te hem bir saatte dört marka sınırlaması kaldırıldı hem de sponsor olan markanın logo görünümüyle ilgili bir engel kalmadı” diyor Akif Ebiçlioğlu.