Komik dizilerin, şovların ve reklamların adresi BKM’dir. Komedi, espri, mizahın toplamı eşittir BKM. Gülelim, daha çok gülelim daha çok espri olsun, siyasi mizah yapılsın eyvallah.
Son ürün ‘Analı Oğullu’ dizisi...
GÖNDERMELERDEN BİR DEMET
‘Ünzile kaç koyun ediyor?’, ‘ Paralel ağa’, ‘Barış süreci’, ‘Zamanlama manidar’, ‘Açaydım kollarımı gitme diyeydim’ ve daha fazlası... Sezen Aksu şarkısından ‘Babam ve Oğlum’a, oradan açılıma... Aşiretten indim şehre hali de sos olmuş. Her şey olur her şey...
Sermiyan Midyat yazmış. Hep söylerim; komedi var komedi var. Böyle yazılmışsa vardır bir bildikleri. Beni aşar. Televizyon izleyicisinin ruhundan anlıyorlardır ve öyle yazıyorlardır. Her cümlenin bir ‘reyting’ karşılığı olduğu, kılı kırk yaran masa başı işiyle kotarıldığına inanıyor; gülmeme nedenimi de kendi basiretsizliğime bağlıyorum.
Bu dizi de mutlaka komiktir ve ben anlamamışımdır.
İzlemeye devam edeceğim tabii ki. Ben de gülmek istiyorum çünkü...

GENEL MÜDÜR DEĞİŞSE NE OLUR?

Milliyet.com.tr’te TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ile ilgili bir haber vardı Aydın Hasan imzalı. Özetle Şahin tarafsızlığını yitirmiş kurumun genel müdürü olarak yıpranmıştı. Habere göre Şahin izne ayrılmış. Yerine Anadolu Ajansı’nın Genel Müdürü Kemal Öztürk’ün atanması düşünülüyormuş.
Bunun sebebi olsa olsa ‘metal yorgunluğu’ dur. Fazla heyecanlanmaya gerek yok. Değişen bir şey olmayacak.

TRT, ‘1 MAYIS MARŞI’NI ÇALDI

TRT 1’de 1 Mayıs’la ilgili haber başlarken, Timur Selçuk’un sesi geldi. Piyanosunun başında, zıplaya zıplaya çaldığı ‘1 Mayıs Marşı’, devletin televizyonundan yayıldı.
Haberin içeriği pek o marşın söylendiği alanları ‘memnun etmese’ de çalınması bile beni pek duygulandırdı!

CANSEL ELÇİN CANNES’DA

Bu yılki Cannes Film Festivali’nde belgesel ve kısa filmlerimizin tanıtımı Türkiye standında yer alacak. Dikkati çeken çalışmalardan biri ‘Roya’.
Afganistan’dan Fransa’ya gitmek üzere oyla çıkan mülteci bir çiftin hikayesi... Başrolde Cansel Elçin ve Sema Öztürk var.

SAMANYOLU TV TARZI AJİTASYON

Samanyolu TV dizilerinin kendine has bir ‘ajitasyon’ tarzı var. Beş kişi karanlık bir yerde bir araya geldiler mi anlayın ‘bakla’ ağızdan çıkacak.
‘Ekip 1-Nizama Adanmış Ruhlar’ın baktım bir sahnesinde böyle bir durum var.
Kırmızı kravatlılar... ‘Tenten’in ikiz gizli polisleri gibi... Neşet, “Babalar bu ekip peşinizde, kaybolun” diyor. Kravatlılardan kısa boylu olanı, “Sen ne diyorsun Neşet? Ben bu ülkeye yıllarımı verdim. Altını üstüne getirmek için bütün sermayemi tükettim” diye cevap veriyor. Bir diğeri devreye giriyor; “Ya ben ülke ayağa kalkmasın diye Acem dostlarımla kurmadığım entrika kalmadı” diyor. Ve asıl bomba cümle geliyor: “Ülkeyi nefretle terörize etmek için ömrümü çürüttüm.”
Burada kopmamak mümkün mü?
Peki şimdi kim hangi tarafta? Kim paralel, kim iktidar?
‘Nizam’a adanan ruhlar’ eskiden ortak ‘nizamı’ temsil ediyordu. Şimdi yeni duruma göre değişti. Kırmızı kravatlılar kim? Paralel olan mı yoksa iktidar mı?