“Bugün 25 Kasım. Küba’nın efsane lideri büyük devrimci Fidel Castro’nun ölüm yıl dönümü. Küba’dan 10 bin kilometre uzakta İstanbul’da bir mahalle, Küba Mahallesi...” dedi Kanal D’de Deniz Bayramoğlu ve bir ekran gezintisine davet etti.
70 yıllık bir mahalle. Etrafı habere göre ‘3 milyonluk evler’le çevrili. Tepesinde kentsel dönüşüm, zangoç gibi sallanıyor. Bir özel mahalle duvarları, insanları geçmişi, yaşadıkları ile. Hani izliyoruz ya ‘Çukur’, belki de aslı burada raconu ile. Castro’yu anarken o ülkenin adını alan bir mahalleyi hatırlamak iyi bir habercilik örneğiydi. Küba Mahallesi yıkılmasın ve anıları ile yaşamaya devam etsin.

Bir kız babası...

UçanKuş TV’de ‘Canlı Masa’da Adnan Hoca’nın müridi olmuş bir kadının babası konuşuyordu. Babanın adı-soyadı altında kim olduğu şöyle yazıyordu; ‘Kediciğin babası’. Ev ahalisi “Çok ayıp etmişler” dedi. En kısa yolu buydu tanımak için ama hiç olmayanı da!

Neşesiz günler!

Ailece izlenecek filmler listesinin başında yer alır ‘Neşeli Günler’. Ama çoğu sahnesi ‘bip’li’ ve ‘buzlu’dur son zamanlarda. Biz yıllarca bu filmi bip’siz izledik. Kaç nesil zehirlenmiş, haberimiz olmamış? Hafta içinde yine oynadı. Tabii ‘mazbut’ bir şekilde!

‘Sol Yanım’ solcu mu?

Dizinin adını duyan sol kesim vatandaşların aklına gelendir diye düşündüm. Alakası yok tabii ki. Zaten niye öyle bir isim koymuşlar? Dizimiz ‘Güllerin Savaşı’nın senaryo iskeletini almış. Zengin ve fakir ailelerin içine girip sonra onları bir araya getirmenin değişik yolları aranıyor.
Genç ev ahalisi dizideki üniversite için “Yüzde 100 burs verseler gidilmez” dedi. Kendisi de üniversite sınavlarına hazırlanmaktadır. Özge Yağız beğenildi. Özellikle düzgün konuşması (bu bizde bir ayrıcalık oluyor) ve hali tavrı. İsim vermeyeyim “Valla on basar” dedi ev ahalisi... Kimler olabileceğini siz anladınız tabii. Ne olur ‘Sol Yanım’?
Valla gelir geçer bu dizi de diyelim.