Dizilerimizin müzisyen karakterini oynama sorunu mevcut. Yumuşak karnı diyelim. Neyzen bile vardı! Keman çalamayanı, çello çalamayanı... Zor iş tabii ki. En son ‘Hekimoğlu’nda piyano çalan bir oyuncu vardı. “Piyanoyu gerçekten çalan bir oyuncu arıyorduk bu role. Cast ajansı Alişan’ı önerdi. Biz de seçtik. Hem oyuncu olarak hem de müzisyen olarak parlak bir geleceği var” dedikleri Alişan Uğur. Müziyen aileden gelir, Özkan Uğur’un oğlu. Böyle bir çözüm olur tabii bu çok nadir örnektir. Bir de oyuncunun kendini vermesi vardır. ‘Piyanist’ filminin başrol oyuncusu Adrien Brody, bu rol için sıfırdan piyano çalmayı öğrenmiş. 2019’da ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ Oscar’ını alan Mahershala Ali, ünlü piyanist Dr. Don Shirley’i canlandırmıştı. “Karaktere hazırlanırken piyano çalma ve konser sahneleri için müzik endüstrisinin en saygın ve yetenekli piyanistlerinden ders aldım. Piyanonun başına oturmanın nasıl bir his olduğunu anlamak ve Shirley’in el becerisine sahip olmaya çalışmak istedim” diyor. Bunları yazımda yazmıştım. Nereye geleceğim. Yine bir ‘yerli usul müziyen’ örneği vardı.

Kanun böyle mi çalınır?

Kanun çalmak kolay mı? Çok emek isteyen bir enstrüman. ‘Kırmızı Oda’da Mitra (Melisa Aslı Pamuk) kanun çaldı. Kendisi anlattı hayatını. Türk anne ve İranlı babanın kızı. Berlin Üniversitesi’nde felsefe okumuş. Babası müziğe meraklı ondan geçmiş olacak, Mitra da merakın ötesinde, konservatuvara gidecek kıvamda eğiliyor müziğe ve piyano çalıyor. İlaveten kanun çalmayı da öğrenmiş. O derece biliyor ki, bazı özel gecelerde çağrılıyor. Böyle bir yaldızlı müzik kariyeri mevcut. Çaldığı gecelerden birinde Vahit Bey (Uğur Yücel) ile karşılaşıyor. Kanun gecelerinde çalarken adı Şehrazat oluyormuş. Neyse o sahne işte. Bu kanun üstadı kızımızın bir kere şöyle bir ellerini gösterdiler. Eser kendi aleminde acayip döktürüyor. Oyuncunun bu eseri çalabildiğine dair en ufak bir ayrıntı yok. Hatta uzun uzun Vahit Bey’e de bakıyor.