Bizim ev ahalisinin en büyük sorunudur... Dijital platformda ‘Ne izlesek?’ diye dolaşıp, açık kanala döndüğümüz çok günler oldu. Nielsen
şirketi bu ‘Ne izlesem?’ durumunun halini kağıda dökmüş ve bir rakam bulmuş.

646 bin program!

Yanlış duymadınız. Nielsen araştırma şirketi geçtiğimiz ay bir rapor hazırlamış. Buna göre ABD’de dijital platform ve konvansiyonel kanallar (geleneksel) toplamında geçtiğimiz aralık ayında program sayısı 646 bin 152... Bir sene önceki sayıdan yüzde 10 fazla...

Seçmek için kaç dakika?

“Hadi bir dizi ya da film izleyelim” diye dijital platform gezintisi başladığında ev ahalisini söylediğine göre, “Bazen 20 dakika dolaşıyoruz.” Nielsen bunun da rakamını bulmuş. ABD’de dijital platformlarda program seçmek için bir izleyicinin günde harcadığı ortalama süre 7.4 dakika... Bu, yılda 45 saat yapıyor. Yani yılda 45 saatini ‘Hangi diziyi izlesem?’ diye düşünerek geçiriyor. Bizde, ‘Ayda kaç program izliyoruz, toplam ya da
kaç dakika ayırıyoruz seçim yaparken’ gibi böyle bir araştırma yok. Bu verilerin ortak özelliği ‘hızlı tüketim’... İzleyici, “Başka ne var?” diyor doyumsuzca... Bu isteğe cevap vermek için özellikle dizi sektörü dünyada durmaksızın üretiyor, peki nereye kadar?

TV içeriği tüketmekteyiz

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Mert Gürer, “Dijital platformların sunduğu içerik özünde konvansiyonel televizyonun temel anlatı yapısını kullanmaktadır” diyor. Yani kendine özel bir yayıncılık yapmıyor dijital platformlar. Açık kanallarda izleyicinin dizi kültürünü beklemeden hızlı tüketime yönlendirmiş. Gürer, “Binge-watching (seri izleme) ile ortaya çıkan hızlı tüketme, dijital platformların içerik üretmesini zorlamaktadır” diyor. Sizi tatmin edecek içerik yönlendirmesi yapan algoritma çalışmaları da nereye kadar gidecektir? “Sürekli güncellenen bir içerik havuzu olmadığı için izleyicinin tercih ettiği tür veya tür özelliklerini barındıran içerikler bittiğinde, platformların zaman ve mekandan bağımsız beklentileri karşılayan bir içerik sunucusu olma durumu zayıflamaktadır.” Gürer, böyle özetliyor. Sonuçta her izleyici için ‘Ne izleyeceğimize karar verememek’ kaçınılmaz son olarak görülüyor. Tüketim aslında bir kararsızlıktır. (Kaynak; El Pais Gazetesi internet sitesi, 2 Mart Natalia Marcok imzalı yazı)