ORTA DOĞU DİZİLERİNE BAKIŞ DEĞİŞTİ

D-Smart’ta 29 Haziran’da başlayacak bir diziyle ilgili yazmıştım bu köşede. “İlk defa Batı medyası, Irak’ta olanları bizzat Iraklılar’ın gözüyle anlatan bir dizi çekti... ‘Baghdad Central’ (Merkez Bağdat) ile ilgili yorum böyle. ARTE kanalıyla İspanyol Movistar ortak çalışması bir yapım... Irak’ın ABD işgali ve sonrasında yaşanan bir polisiye hikaye. Hikayenin içinde tarumar edilmiş bir ülke var” yazımın kısa özeti.
Çok ilginç bir dizinin daha haberi geldi; ‘Tahran’... İsrail yapımı.
Görevi İran’daki nükleer reaktörü etkisiz hale getirmek olan bir MOSAD ajanı Tamar Rabinyan’ın hikayesi... İşler beklendiği gibi olmuyor ve ajan Tahran’da tek başına ve savunmasız kalıyor. Bu, onu kendi köklerini keşfetmeye itiyor. Bu arada İranlı bir aktivistle romantik ilişkisi başlıyor.
“İlk defa Batı dizisinde Tahran rejimine karşı olan gençlerin yaşadıkları evler sokaklar gösteriliyor” diye bir yorum var projeyle ilgili. Ayetullah rejimine direniş! Peki kim yazmış senaryoyu?
Yine çok ses getiren İsrail dizisi, ‘Fauda’nın yaratıcısı, Moshe Zander ekibin içinde. ‘İsrail ile Filistin kardeştir’ mesajını vermeye çalışmıştı. Söz konusu ‘Tahran’ dizisinde de verilmek istenen mesaj; ‘Yapım, neden iki ülke insanının birbirine düşman olduğunu da sorguluyor’. Sözler, dizinin karakterlerinden Liraz Charhi’ye ait.

İslam dizilerde...

‘Kalifat’ bir başka açıdan Orta Doğu’ya yaklaşıyor mesela. İsveç’te beyin yıkayıp, Suriye’ye götürülen ve DAEŞ tuzağına düşürülenleri anlatıyor kısaca. İspanyol ‘La Unidad’ yine ülkedeki DAEŞ ile yapılan mücadeleyi anlatan bir yapım özetle. İtalyan ‘Skam İtalia’ adlı gençlik dizisi dördüncü sezonunu bir Müslüman kızın yaşantısına ayırdı.
Tüm dizilerin ortak özelliği, çok sayıda ‘Orta Doğu kökenli’ oyuncunun yer alması ve alışagelmiş ‘terörist karakter’de olmamaları. Batı, ‘İslamı anlamanın’ yanı sıra ‘Orta Doğu’yu da kendi gerçeğinde görme niyetini gösteriyor diyebilir miyiz? Burada İsrail dizi sektörünün başı çekmesi de ilginç bir ayrıntı olsa gerek!