Geçenlerde bir arkadaşımla konuşuyorduk. “Para verdik film için ‘bip’li buzlu çıktı karşıma” diyor. TV Plus dijital platform. Paralı kanal. Seç, beğen, al durumu. Bu ‘bipleme’ ve ‘buzlama’ya alıştırıldık. “Küfür çok ne yapalım ‘bip’liyoruz” ya da “İçki var ne yapalım buzluyoruz.” Filmin kendisine yapılan bir ayıp bu aslında. Ne yayınlayan, ne izleyen, ne de filmi çekenden tık yok. “Ne yapalım ceza mı alalım?” gelen cevap. Açık kanalda durum böyle.

Peki ‘paralı dijilat platform? ‘Oflu Hoca Trakya’da’ filmini listesine almış. Vatandaş bu filmi ‘sansürsüz’ izlemek için para ödemiş. Karşısına ‘sansürlenmiş hali’yle bir yapım çıkmış. İster paralı olsun, ister açık kanal, bugün sinemalarda oynayan hemen hemen bütün ‘komedi filmleri’nde bol miktarda argo vardır. O zaman yayınlamayacaksın. Hele hele paralı kanalda... Kimse “Niye ‘Oflu Hoca’ filmi göstermiyorsun?” diye sık boğaz etmiyordur bu platformu? Yayınlıyorsan da, olduğu gibi yayınlayacaksın.

Filmin süresi daha da kısalıyor

Bu konuda bir başka ayrıntı daha var. Sansürlenen filmin giderek daha fazla sansürlenmesi... Bu durum Kemal Sunal filmlerinde görülüyor. Zaman içinde ‘eşşoleşek’ten başka yeni yeni buzlamalarla karşılaşılıyor. ‘Kibar Feyzo’da 70’lerin moda sloganı ‘ Kardeş, Patronlar Kalleş’ sloganı mesela. Bir başka çok gösterilen, ‘Recep İvedik’ filmi. Duruma göre sahne sansürleri, giderek artıyor.