Erkan Petekkaya, Şebnem Bozoklu, İlayda Çevik, Öykü Gürman ve Ertan Saban’ın oluşturduğu kadrosuyla ‘Gel Dese Aşk’, ekrana geldi. Konusu sürükleyici, standart Türk dizi kıvamında... Yine iddialı bir meslek var. Bazı meslekler ‘yaptığını göstermek’ zorunda... İşte o zaman sorun başlıyor. Mesela yüzücü oluyor ya da atlet. Yüzecek profesyonel stilde, koşacak bir atlet gibi... Sahilde koşar gibiler. Bu dizimizde kızımız Derin (Aslıhan Malbora) konservatuvarda piyano bölümünde... Beste de yapıyor. Bir sahnede önünde notalar bayağı ‘Rachmaninov Piano Concerto’ kıvamında... Bir piyanist oturtun, ellerini gösterin, şöyle bir gidip gelsin piyanoda ya da kıza masa başı bir iş bulun.
Bir de ‘ahlak’ durumu tartışıldı dizinin.

 

Dizide ‘bip’lemeler var

Barlas (Ertan Saban) karısı zengin ama kendisi işe yaramaz çapkın bir adam.
Bir ilişkisinden olan kızı Bahar var. Araları kötü... İş yerine geliyor babasının... “O işi yapıyor mu hâlâ?” diye soruyor baba. Bahar, “Hangi işi?” diyor. Baba, “Or...luk” diyor. İşte sorun burada başlıyor. Pazartesi tekrarını verdiler. ‘Bip’lenmişti. Bir de ‘piç’ kelimesi var. O konu da tartışıldı. ‘Eşşoleşek’ bip’lendi bir ortamda, hayli iddialı bir sansürsüzlük!
RTÜK, malum bu konularda ‘hassas’! Aile yapısı, sonra içki vs... Kılı kırk yarıyor projeler. Buzlama ve bip’lemeyle dolu yerli komedi filmleri mesela. Şahsen “Belli ölçülerde ‘bip’lenmeye karşıyım. Çünkü hani birkaç saat önce bu dizinin yayınlandığı kanalda öyle soba dumanı kokan mahalle hikayeleri var ki, ‘aile yapımızın durumlarını anlatan!’
Gerçeğini izledikten sonra, diziler onların yanında hikaye gibi kalıyor. Hayatı anlatmakla onu ‘sömürmek’ arasındaki çizgiyi geçmemek şart.
Kadının ezilmesini anlatmakla, bunu ‘olağan hale’ getirmek arasındaki çizgi gibi mesela. Hayatın gerçeğinde daha çok taze, coplanan kadınları izledik ve senaryo değildi! Dizilerin, ‘merak uyandırsın’ diyerek göze sokar şekilde verdikleri tezatların bir benzeri, bu yapımda. Diyorum ‘günah keçisi’ değil ‘Gel Dese Aşk’, dün yazdım, büyük oranda dizilerin hikayelerinde ‘aile yapımızın’ çatırdaması var. Çünkü nasıl çatırdadığı merak konusu! Yeter ki usturuplu, inandırıcı bir hikaye eşliğinde anlatabilelim. Yoksa RTÜK cezalarıyla düzeltmek mümkün değil.