‘Camdaki Kız’da Rafet Bey’in sahneleri bir başka keyifli. Pederşahi ailenin temsili bu karakter. Tamer Levent bu rolü öyle bir içselleştirmiş ki... Ses tonu ile zaten alıp götürüyor. İzlerken, ‘Keşke bir sohbet programı yapsa’ diye düşündük.

Bu film bize CIA’yi anlatıyor

‘Kirli Sırlar’ filmi vardı Sinema 1001’de D Smart’ta. Daha önce de yazmıştım; bu kanalda böyle iyi filmler oluyor. CIA nasıl meydana geldi hikayesinin filmi. Ekip sıkı, konu ‘emperyalizmi gayet ciddi anlatır’ bir eda içinde. İlkokul müsameresi gibi sunmuyorlar; kallavi bir senaryo eşliğinde oluyor -bizim ajitasyon dizileri yapanların kulağına küpe-.
General (Robert De Niro), Edwards’ı (Matt Damon) yani CIA’in nüvesindeki önemli isim, ziyaret ediyor evinde. II. Dünya Savaşı sonrası. “Sovyetlerin nefesi ensemize” diyerek yeni kurulacak istihbarat teşkilatının içinde yer almasını istiyor; “Sen C bölümü özel operasyon başında olacaksın. Denizaşırı bölgelerle sınırlı olacak. İktidar düşürme operasyonu, istihbarat edinme ve analiz” cümlesini duyunca eşim ile birbirimize baktık. Pek bir manidar gülümsedik! Ne yapacağını saklamıyor; filminde anlatıyor.

Kamu yayıncılığı üzerine çeşitleme

İspanya Kamu TV’si RTVE’ye yeni genel müdür gelmiş; Perez Tornero. Söyleşi yapılmış kendisi ile. Bir cümlesi dikkatimi çekti; “Bütün ülke bilmelidir ki, RTVE’nin misyonu halka hizmet vermektir. Burası bir halk Meydanı dır.”
Bunun üzerine bir program TRT’de denk geldi. TRT Haber’de ‘Birinci Sayfa’da iki konuk. Hayli yakın görüşleri vardı. “Kendilerine katılıyorum” diyerek sözü alıyorlardı birbirlerinden. Bir tane en azından ‘ılımlı karşı görüş’ koymakta fayda var. Sonuçta bu yayının gerçekleşmesinde elektrik faturasının payı var. Sadece aynı görüşe mensup olanlar ödemiyor. ‘Kamu televizyonu bir halk meydanıdır’ güzel bir söz.