Salgın dönemi televizyon izleme oranları arttı. Şimdi biraz rahatladık. Yaz dönemi ‘normale yakın’ geçecek. Bir televizyon yöneticisi ile sohbet ediyorduk; “Yaz geliyor toplam izlenme oranı düştü. Bu yasaklardan yaz dizilerinin işi zor (Bu arada belirteyim kendi dizileri de var!) Millet evde oturup ekrana bakarken vallahi delirdi. Yani çok sıkıldılar. Bence yazın televizyon coşkusunun olması çok zor” dedi.
Merak ettim bir başka televizyonun tepe ismine sordum; “Tabii ki düşer ama, her yazdan farklı olmaz. Sokağa kendini atıp ne yapacak? Sonunda eve dönecek açacak televizyonu...”

NEDİR MÜZİSYENLERİN HALİ?

Bir şekilde sektörün içindeyim. Konserlerin ne kıymetli olduğunu anladım. Bir de bunun ötesinde çaldığı enstrümanından para kazanan çok büyük bir müzik emekçisi kitle var. Caz-rock, Ankara havası çalanı, barda, pavyonda, düğünde çalanı, konser vereni, klasik müzik, saz, gitar çalanı, stüdyoda çalanı hepsi ama hepsi bugün mağdur ve hep en sonda...
Bizim Rodi, yıllardır birlikteyiz. (Rodi yani ekipmanları taşıyan konserde yerleştiren sonra alıp deposunda saklayan bakımını yapan yani bir nevi grup elemanı.) Sordum durumları. Bu işi bırakıyor. “Ben depoyu kapattım. Üç gruba bakıyordum. Sanırım devam edemeyeceğim. Sonuçta evliyim ve çocuklarım var. Ailemi geçindirmek, onların eğitimini en iyi şekilde planlamak zorundayım” dedi.

100 bin işsiz müzisyen

MÜYAP Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Forta’ya sordum durumu. Bu piyasanın kıdemlilerindendir.
Forta; “Yaklaşık 100 bin müzisyen işsiz kaldı. Buna ekli sektörleri de dahil edersek, (ışıkçı, rodi, menajer, nakliyeci vb.) bu sayı daha da çoğalır. Devlet yaklaşık 30 bin kişiye dört ay boyunca biner TL yardım verdi. Şimdi ek 3 bin TL verecek. Konser gerekli tedbirler alınarak yapılabilir açık havalarda, dünyada yapılıyor” dedi. Bu salgın sektörün ne kadar kırılgan olduğunu ortaya çıkarırken ne kadar ‘değerli’ olup olmadığının da testini yapmış oldu yönetenler nezdinde!