Hiç aklımda yoktu... Yazım için erken kalkarım. Ekranda ne var ne yok yazarım diye düşünüyordum. İnternette dolaşırken birden karşıma bir parça çıktı; ‘Dünya’. Yavuz Çetin ve Erkan Uğur çalışması. Dinledim.
Hani hayatta bazı buluşmalar vardır, o anın evrendeki büyüklüğünü anlamak, çok daha sonralarına nasip olur. Çetin’i Hayal Kahvesi günlerinden, mahçup gülüşü ve zarif duruşuyla hatırlarım. Bu parçayı dinlerken başka yerlere gidiyorsunuz. Bütün şu yaşanan garip, anlamsız, haksız ve terbiyesiz her şeyden uzaklaşıyorsunuz. Huzur duymanın hazzı...

Gitarcıların resmi geçidi

Ve sonra “Hey gidi günler, bu ekranda neler neler olmuştu” dedirten, 2011 tarihli ‘Disko Kralı Gitarcılar Gecesi’ bantını izledim. Türkiye’nin en iyi ve çoğu arkadaşım, hatta birlikte çalmaktan gerçekten gurur duyduğum gitarcılarının resmi geçidi vardı; Akın Eldes, Serdar Öztop, rahmetli Asım Can Gündüz, Gür Akad kardeşim, sevgili Batu Mutlugil...
Bu formatı düşünmeyi, o zaman izlediğimde ekranda vallahi pek üzerinde durmamıştım. Fakat bir öz eleştiri olarak, perşembe sabah 06.00’da izlediğimde, pek bir değerli geldi.

Gündüz entrika, akşam entrika

Geldi çünkü, ekranın 2000’li yıllar ortası kupkuru, renksiz ve kokusuz bir hal aldı. Televizyon gündüz fakir mahalle entrikalarına, akşam da ‘Türk usulü Brezilya dizileri’ne teslim oldu. Bir zamanlar tartışma vardı, şimdi ‘tartışmasız tartışmalar’ var.
TRT Müzik, kendi aleminde, bildiği yolda gidiyor.
Tamam ne güzel TSM ve THM var. Ama başka yelpazeler de mevcut bu müzik dünyasında.
‘O Ses Türkiye’nin ‘sesleri’ ile idare ediyor vatandaş.
TRT 2’de, büyük ölçekli ve şaşaalı dekorları arasında kaybolan sohbetleri dışında izlenesi, Fuat Güner’in programı. Müzik var tabii ki ama ‘müzik de olsun’ niyetine şöyle dolu dolu iştahlı değil.
Neler vardı, TV 8’de Kerem Görsev caz programında, kimler kimler çıkardı. Erol Evgin vardı TRT’de. Başka, Fatih Erkoç müzik programı vardı, sonra Özcan Deniz’in... Bizim TRT’ye çıktığımız yıllar diyeyim!
TRT Müzik’te Yeni Türkü’nün program yaptığı zamanlar bile oldu. Serkan Çağrı’nın ‘eski TRT 2’ olduğu yıllardan, ‘Dünyanın Türküsü’ programları mesela. En son ekranda, sokakta, mekanlarda, konserlerde dinlenen müzisyenlerden büyük bir demet sunan ‘Akustikhane’ oldu. Ve bu programın devamı gelmedi. Nereden nereye geldim. Bu müzik olayı, ekranda hep bir ukdedir benim için...