‘Yaralı Kalp’ filmi Şermin (Filiz Akın) komşusu Selim (Ediz Hun) ile aralarında duvar meselesi var. Selim, “Duvar lüzumsuz” diyor. Şermin, “Herkesin bir dünyası vardır. Duvarlar onları korumak için gereklidir Selim Bey” diyor. Mahir (Kadir İnanır) Şermin’in kardeşi, “Selim Bey’in fikrindeyim. Bütün duvarların yıkılması lazım. İnsanlar bir orman gibi kardeşçe ve bir ağaç kadar hür yaşamalı.” Biraz eğip bükmüşler ama anlaşılıyor yine de Nazım Hikmet’in şiiri. O yıllarda (Yapım yılı 1969) Nazım Hikmet kitapları daha tam ortalarda yok. Hatta davaların bile devam ettiği seneler. Aynı zamanda solun yükselişte de olduğu zamanlar. Yeşilçam da nasibini almış.
Ev ahalisinin dikkatini çeken bir ayrıntı daha vardı; Selim Bey’in okuduğu gazete buzlanmış. Biz bulduk tabii ki sansürsüz halini; Tercüman! Sağ-sol dengesi filmde!

‘Dövüş Kulübü’: Şiddet eğilimine örnek

Doğanın kanunu; vahşi ortamda hayvanların karın doyurmak için avlanmaları ve de iktidar için birbirleri ile kavgaları. Bu görüntülerin ‘Dövüş Kulübü’ adı altında belgesel mührü vurularak bizlere gösterilmesi sizce insanın şiddet eğiliminin bir göstergesi değil midir?

 Psikopat erkekler

‘Yalancı’da Mehmet Emir Gürsoy psikopat. ‘Evlilik Hakkında Her Şey’de Melisa’nın (Sinem Uslu) kocası Koray (Engin Hepileri) de psikopat. Ev ahalisi, “Dizilerin psikopat erkekler merakı devam ediyor” dedi.

Botokslu tarih

Tarihi dizilerin ‘vazgeçilmez botokslu kadınları’ ‘Alparslan: Büyük Selçuklu’da da devam ediyor. Fahriye Evcen’in uluma sahnesinin böyle yeri göğü inletmesi o kurt ile buluşmanın bir ihtişamı olmalıydı. Neden bu ayrıntılara dikkat edilmez?