Öyle bir ayarlamış ki... Belediyeden tarih alırken “Aman 8 Eylül’de bizim program başlıyor” demiş. “Kiminle evleniyor?”, “Müstakbel eş kimdir?” gibi sorular alt yazıda geçiyor.
Zahide Yetiş, programın açılışını “Ben evleniyorum” diye yaptı, gelinlik giydi...
Zahide Hanım televizyonun epey kahrını çekmiştir. Sarışın, uzun boyu ve balık eti ekranın aranılan yüzü olmaya yetiyor.
Esmer olup saç boyatıp ‘renkli göz’ lensi takanlar da var.
Dikkat edin...
Kadın sunucular sarı saçlı ve mavi gözlü standartından (olmayanlar boyuyor) seçilir, fakat Zahide Hanım doğuştan sarışın! Yeni sezon açılışını da “evleniyorum” anonsuyla yaptı.
Şöhret böyle bir şey. Bekledik damat kim diye, duyamadık ama olsun, evlensin yeter!

‘ULAN iSTANBUL’U TEK GEÇERiM!

Dizilerle ilgili ev ahalisinin bir tek yorumu var: “Samimiyet.”
Diziyi izlerken sanki onlar o mahallede oturuyorlar ve şu an gitsen mutlaka bir tanesine rastlarsın gibi bir durum söz konusu. Aynısını bir daha çeksen, çekemiyorsun işte...
‘Ulan İstanbul’ böyle bir dizi olmuş, hatıralarımızda öyle kalacak.

‘GÜLTEPE’ DiZiSİSANKi BiR PROJE

Dizi, müziği, yüzleri ve diyaloglarıyla sanki bir proje... “Yapmıştık çok tuttu, bir başka hikayede de benzerini yapalım demişler” gibi geldi bana... “Aynen böyle oyna, aynen böyle yaz, aynen böyle melodi...”
Çok tutan dizinin formülü; ‘Benim Adım Gültepe’... Açıkça söylüyorum; ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’yi aman aman izlemedim. ‘Duygu yoğunluğu’ mu fazla geldi bilemedim.
‘Benim Adım Gültepe’nin birinci bölümünde her şey mükemmeldi...
Eksik olan bir şey varsa, o da samimiyet...
Dizi, kanalın iddialı işi olarak sanki biraz kasılmış. Dizi ile yolumuz fazlaca kesişecek, mutlaka ama mutlaka etkileneceğim sahneler ve replikler olacaktır. Benim ilk izlenimim bu oldu. Dizi, izlenecek, beğenilecek, “Sen fazla konuşma” diyecekler.

‘KADiM DOSTUM’A BiR ÇiFT LAFIM VAR

Yanlış bilinen ‘Kürt realitesi’nin dizisi olarak sunuldu ‘Kadim Dostum.’
Dizideki Alman gelin ile ‘Yabancı Damat’a gönderme yapanlar oldu. ‘Tellioğulları’ ile ‘Seferoğulları’ hatırlatmaları yapıldı.
Önemli değil, benzeyebilir. Hatta benzesin, birebir aynısı olsun. Olsun da, dizinin kendi içinde bütünlüğü olsun...
İzlerken “Yahu şu bölümü uzatsa, bak yakalamış” diyorsun, uçup gidiyor.
Böyle çok sahne oldu... Mesela veletlerin Sevgi ile olan muhabbetleri...
Yani ara ara yakalamışlar çekimin gidişatında ama o kadar.
Bundan sonra elini yüzünü düzeltmek mümkün mü? Tüm bunları yeniden harmanlamak mümkün mü? Bilemem...

BiR SAAT BEKLEDİK

‘Beyaz Futbol’ konuyu yakalamış.
Avukat Hanım Ayşegül Egemen; GS Kulübü tarafından yolsuzluk iddialarıyla gö-revine son verilen eski hukuk işleri sorumlusu. İddiası şu: “Kulübü soyanlar var.”
‘Derin Futbol’ iki haftadır bu konuyu işliyor; Ayşegül Hanım konuşuyor.
Başkan da cevap vermiş.
Bu hafta programın devamı vardı. Saat 23.00 gibi başladı, gece yarısına geliyordu; “Teaser dönelim” dedi Ertem Şener...
“Ayşegül Hanım Başkan’a cevap verecek.” Her açıdan ilginç bir örnek...
Kimine göre “Siyasi”, kimine göre “Fena halde dolandırılmış kulüp”, kimine göre “Bir pembe dizi” ama öyle bir hikayenin bekleme süresi bir saat olmamalıydı. Haftaya da devam eder. Şahsen dayanamadım.
Bu sıkıntıyı yarım saatte bitirin bence!