Bizim için hayat memat meselesi olan derbinin devre arasına denk geldi Bolton'lu Fabrice Muamba'nın kalbinin durma anı.

Yirmi üç yaşındaki futbolcu White Hart Lane'deki FA Cup çeyrek final maçında adeta ipleri bırakılmış bir kukla gibi aniden yere yığıldı; kendisine hiç bir müdahale olmadan ve etrafında kimsecikler yokken.

Muamba'nın yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgide gidip gelen kader ibresinin yerini tayin etmede son derece belirleyici rol oynayan o hayati saniyelerde doktorlar futbolcuya derhal müdahale etti. O anlarda Muamba, on yıllık futbolculuk kariyerinde hiç çıkmadığı kadar zor bir maça çıkmış ve bu altı dakikalık karşılaşmada yanında her zaman sahayı paylaşmaya alıştığı futbolcu arkadaşları yerine takımının saglık ekibini bulmuştu.

Muamba'nın Azrail'le girdiği ikili mücadele sürerken teknik direktör Coyle soluğu bir anda öğrencisinin yanında aldı, neler olup bittiğini anlamak için. Muamba nefes almıyordu.

Önceleri yerde yatan rakip oyuncuyu ıslıklama gafletinde bulunan Tottenhem taraftarları, durumun vahametini anlayınca sessizliğe büründü. Aynı taraftarlar, daha sonra sahada sağlık ekiplerinin bir dizi müdahalesine maruz kalan Muamba kendinden geçmiş bir vaziyette ambulansa taşınırken hepbir ağızdan onun adını bağıracaklardı; çoğu, göz yaşlarını tutamayarak.

Doktorlar, on bir yaşında tek kelime bile İngilizce bilmezken, babasının, ülkelerindeki siyasi karmaşadan kaçması nedeniyle İngiltere'ye gelmek zorunda kalan ve şimdi kendini bu ülkenin soğuk ve nemli çimleri üzerinde bilinci kapalı bir vaziyette, yüzükoyun yatmış bulan Kongolu'ya sahanın ortasında önce sünni teneffüs yapıp sonra da elektroşok uygularken meslektaşlarından yüreği yetenler onun çimler üzerinde bir havalanıp bir düşen bedenine bakarak, diğerleri bakamadan ellerinden gelen tek şeyi yapıyordu, dua etmek; kâh Tuncay gibi iki elini semaya açarak kâh Van der Vaart gibi avuç içlerini birleştirerek ama tüm samimiyetleri ve tüm kalpleriyle.

Muamba, Twitter hesabında kendini "gururlu baba" olarak tanımlıyor. Babası olmaktan gurur duyduğu ufaklık ise, bir sevgililer gününde nişanlandığı Shauna ile birlikte sahip oldukları oğulları, henüz iki yaşındaki Joshua. Nitekim Muamba bir baba. Diğer taraftan bir evlat. Muhtemelen amca, dayı ve yeğen de aynı zamanda. Fakat dün akşam, yıllardır genç takımlarında milli formasını giydiği o yabancı ülkenin, sağlık personelinden hastanesine, futbolcusundan sporseverine kadar her şeyiyle onun için seferber olmasının tek nedeni onun bir insan oluşu.

Bizim hayat memat meselemizde ise rakip takıma bol bol küfredildi, sahaya yabancı madde atıldı. Fatih Terim'in kaşı, Hasan Şaş'ın alnı yarıldı.

Maçın futbol boyutu ise Fenerbahçe'nin hızlı başlaması, sonra Galatasaray'ın üstünlüğü ele geçirmesi ve tarafların yenişememesiydi; hepsi bu.

Hangisi gerçekten hayat memat meselesi?

Bu yazı yazılırken Muamba'dan sevindirici bir haber geldi; genç futbolcunun kalbi tekrar çalısmaya başladı. Fakat durumu hâlâ ciddi, kendisi yoğun bakımda ve kritik yirmi dört saatin içinde.

Dualarımız seninle Muamba!