Ali Koç’un, Aziz Yıldırım‘a en önemli ve en doğru eleştirilerinden biriydi geç gelen transferler. Bu doğrultuda Koç, başkan olduğu takdirde transferleri Avrupa kupası maçlarından önce, Temmuz ayı içinde bitirme sözü vermişti. Buna karşın son bir haftada Fenerbahçe kadrosuna iki futbolcu dâhil oldu, bir diğeri için de mücadele ediyor.

Son üç senedir Fenerbahçe sezona yeni bir teknik adamla ve tabiri caizse sıfırdan başlıyor. İki sezon önce Advokaat takımın başına geçtiğinde onun Fenerbahçe kadrosu ile ilgili bilgisi sıradan bir Fenerbahçe taraftarından daha azdı, bugün de onun vatandaşı Koku aynı durumda. Öyle olmasa Alper Potuk gibi sağ açıktan başka bir mevkide oynaması mümkün olmayan bir oyuncunun santrafor veya sol açıkta oynaması düşünülmez, her maça farklı on birler ile çıkılmazdı. Sadece gelen değil, takımdan ayrılan oyuncuların da olması Fenerbahçe’nin dikiş tutturamamasının nedenleri.

Fenerbahçe’de şu an işler iyi değil ama olduğundan da kötü görünüyor. Ali Koç’un başta değindiğim çelişkisi, Koku’nun henüz kendini gösterememesi ve takımın genel olarak modunun düşük olması Fenerbahçe taraftarını daha üçüncü haftada karamsarlığa itti.

Ali Koç ile ilgili uzun boylu bir eleştiri yapmak için henüz çok erken; ha keza Koku ve Komolli. Fakat yönetimin sahip olduğu büyük krediyi hızla tüketmemesi, teknik heyetin de daha şimdiden eleştiri oklarına hedef olmaması için mevcut olumsuz havayı dağıtmaları şart. Bu üçlünün arkasında, muhtemelen Aykut Kocaman’ı kıskandıran, çok büyük bir taraftar desteği var. Fakat bu destek çok büyük olsa da limitsiz değil. Bu nedenle Koç’un da, Koku’nun da çok doğru kararlarla çok yerinde adım atmaları şart. Aksi takdirde dağ fare doğurur.