Dünkü yenilgiden başlayarak ipin ucunu takip ettiğiniz zaman bu iş öyle Serdar Aziz, Erol Bulut değil Ali Koç’a kadar gider. Çok büyük umutla, beklentiyle, dört gözle beklenen Ali Koç, görev başına geçtiği ilk günden itibaren yapmam dediği, eleştirdiği hemen hemen her şeyi yaptı ve Fenerbahçe son iki sezonda tarihi başarısızlıklara imza atarken bu sezon da şampiyonluk yarışından kopma noktasına geldi.

Sorunları çözmek için iyi çözüm önerilerine ihtiyaç olduğu kesin. Fakat bundan bir önceki adım sorunu kabul edip onun nedenlerini anlamaya çalışmak. Bu yazıda herhangi bir çözüm önerisi yok, sadece durum tespiti var, hiç lafı eğip bükmeden tüm Fenerbahçelilerin yüzleşmesi gereken bir durum tespiti; Fenerbahçe bu ligin hasta adamı.

Geçen sezonların “yokluk” içindeki kadrolarına kıyasla bu sezon ihtiyaçtan da fazla sayıda iyi futbolcu ile sürdürülen mücadele yine bir yere varamayacak gibi görünüyor çünkü eldeki 4 forvetten iyi bir forvet, eldeki onca orta saha oyuncusundan iyi bir oyun kurucu, eldeki 4-5 stoperden iyi iki stoper çıkmıyor.

Maçlar ile ilgili, Pelkas ortada oynamalı, Valensiya ve Ferdi her maç ilk on birde olmalı, Sosa yerini Ozan’a bırakmalı gibi yorumları sürekli yapıyoruz ama sanırım sorun bunlar gibi günlük meselelerden daha büyük. Çünkü özellikle bugünkü gibi son derece kötü görüntüler futbolcu performanslarından daha büyük sorunları işaret ediyor; mesela sezonun sonlarına yaklaşılırken Fenerbahçe’nin hâlâ belli bir oyun anlayışını benimseyememiş olması veya yenilen her golden sonra takımın motivasyonunun sıfıra inmesi gibi.

Erol Bulut’un istifaya çağırılmasını her zaman şaşkınlıkla karşıladım ve bugün de karşılıyorum. Zira onun şu anda görevden ayrılması hiçbir şeyi düzeltmeyeceği gibi sorunları daha da büyütür. Fakat özellikle Kadıköy’deki felaket tablosu için “kalemize hiç gelmeden gol attılar veya yediğimiz gol ofsayt”ten çok daha doyurucu açıklamalar gerektiği ortada.

Fenerbahçe uzun yıllardır kötü gidiyor, o veya bu sebeple bir türlü dikiş tutturamıyor. Taraftar sürekli üzülüyor. Ne kadar büyük hayal kurulursa hayal kırıklığı da o kadar büyük oluyor. Sosyal medyadaki #feneriminmaçıvar etiketi bir heyecan değil stres kaynağı uzunca bir süredir. Yaşanan travma nedeniyle kazanılan maçlar moralleri düzeltmeye yetmezken kaybedilenler mangalların devrilmesine neden oluyor. Fazıl Say, Mahfi Eğilmez gibi tanınan isimler dahi şikayetlerini ulu orta beyan etmekten geri durmuyor. Ve ligin hasta adamı yoluna, tökezleye tökezleye, sağa sola çarpa çarpa, sevenlerini üze üze devam ediyor.