Ligin ilk 16 maçında 12 puan, sonraki 8 maçta 15 puan… Ve bunu yapan mütevazı bir Anadolu ekibi.

Kayserispor (isimlerini değiştirmeden önceki Kayseri Erciyesspor) Fenerbahçe ve Galatasaray’ın havlu atma noktasına geldiği, Beşiktaş’ın zorlandığı ligin ikinci yarısının en başarılı takımı. Aslına bakılırsa onların yaptığı da bir geri dönüş ve bu dönüşün mimarı Sergen Yalçın.

Yeri gelmişken, Sergen Yalçın’ın uzun vadede iyi bir teknik direktör olacağını düşünmüyorum. Bu düşüncemin en önemli nedeni onun yıldız futbolcu özellikleri, teknik direktörlük kariyeri önündeki en büyük engel olması. Ayrıca bir teknik direktör için çok önemli olan iyi iletişim, sabır ve disiplin Sergen Hoca’ya biraz uzak kavramlar. O çok zeki bir insan, futbol sahasında çoğu kişinin göremediklerini görüyor ama hani öğrencilere derler ya “zeki ama çalışmıyor” diye o türden. Kısaca, futbol literatürümüze bir futbolcunun adından önce kullanılan "iyi bir" sözünün girmesine neden olmaktan bahsediyorum. Bu nedenle Sergen Yalçın’ın teknik direktörlüğü ile ilgili düşüncem olumsuz ama bu konuda yanılmak beni hiç üzmez hatta mutlu eder.

Ancak kısa vadede Sergen Yalçın’ın motivasyonu, futbolcular üzerindeki olumlu etkisi ve hücuma dönük anlayışı çok iyi sonuçlar verebilir, nitekim Kayserispor fırtınası tam da bu meziyetler üzerinden kopuyor. Kulübede futbolcuların her şeyden önce “hayran” oldukları bir ismin olması onları kamçılıyor. Dahası Sergen Yalçın’ın maçları bir yorumcu edasıyla değerlendirmesi, zekâsı sayesinde teknik ve taktik dışı analizler yapabilmesi onunla takımı arasında özel bir bağ oluşmasını sağlıyor.

Devre arasında takıma 10 futbolcu dâhil etmek yepyeni bir takım kurmak demek. Üstüne üstlük teknik direktör de yeni olunca Kayserispor ligin ikinci yarısına kelimenin tam anlamıyla sıfırdan başladı. Bu kadar çok oyuncu için kulüp kasasından sadece 500 bin avro (Mendes için ödenen bonservis bedeli açıklanmadı) çıkmış olması ne kadar önemli bir yönetim başarısıysa, geride kalan kısacık zamanda onlardan bir “takım” oluşturmak da o kadar büyük bir teknik direktörlük veya teknik sorumluluk başarısı.

Sergen Hoca, göreve gelince Kayserispor’un röntgenini çekmiş, sorunu teşhis etmiş ve tedaviye yönelik takviyelerle takımın çehresini değiştirmiş. Sergen Yalçın’ın, Beşiktaş maçından sonra ligdeki tek amaçlarının ligde kalmak olduğunu söylemesi Kayserispor’un bugünkü durumunun onun düşüncelerinin de ötesinde olduğunu gösteriyor.

Kayserispor’un ikinci yarıdaki parıltılı performansı her şekilde takdir edilirdi ama bu kısa sürede Fenerbahçe ve Galatasaray’ı yenip Beşiktaş’ı bir puana razı etmek bu işi göz kamaştırma noktasına taşıdı. Özellikle Beşiktaş’a karşı kapanmak yerine hücum etme cesaretini göstermek ve neticede onları kendi sahalarında alt etmek ancak akıllı bir komutan ile motive ve becerikli bir ordunun eseri olabilir.

Kayserispor ligin kalan haftalarında, gerek Sergen Hoca’nın gerekse futbolcuların motivasyonlarındaki dalgalanmalara bağlı olarak beklenmedik puan kayıpları yaşayabilir fakat her koşulda, sahip oldukları oyun anlayışı ve pozitif görünümleriyle ligin önemli renklerinden biri olacaklar.

can.nizamoglu@gmail.com