Gariptir, sezon içinde yapılan teknik adam değişiklikleri bir sonraki maça olumlu yansırken, yeni sezona yeni bir teknik direktörle başlamak genellikle puan kayıplarını beraberinde getirir. Eğer şans o takımın yanında ve yeni teknik adam da biraz iyiyse bu puan kayıpları tahammül edilebilir sınırlar içinde kalabilir ama bunlar yoksa daha işin çok başında hatlar kopma noktasına gelebilir.

Geçen sezon başında Kocaman’ın, sonrasında arapsaçına dönen istifa sürecini hatırlıyorum. Bu sene de Koku’nun kredisi daha Eylül ortasında tükendi ve bu akşam Fenerbahçe bir kez daha mağlup olursa muhtemelen bardak taşacak. Demek ki Fenerbahçe, son yıllarda bu yeni teknik adam süreçlerini olabilecek en kötü şekilde yaşıyor. Bu arada Koku’nun Fenerbahçe’de kalıp kalmamasına akşamki derbi sonrasında, başka bir deyişle tek maç üzerinden karar verilmesi pek mantıklı değil. Zira derbiden her türlü sonuç çıkabilir ve bu sonuçların hiçbiri kesin bir gösterge olmak zorunda değil. Bu önemli kararın daha temel ve genele yayılan nedenleri olmalı.

Bugünlerde genellikle Fenerbahçe’nin kadro kalitesinin çok düşük hatta hiçbir zaman olmadığı kadar düşük olduğundan bahsediliyor. Sanırım bu konuda yorum yapmak için erken zira henüz on bir adamın üst üste iki maç yaptığına şahit olamadık. Savunmanın göbeğinden santrafora kadar hemen hemen her maç başka oyuncular şans buldu ve arayış henüz tamamlanmadı. Bunun anlamı Fenerbahçe’nin kadrodan önce idari bir sorunu olduğu. Çünkü ligde beş hafta geride kalmış ve Avrupa’da bu kadar maç oynanmışken on bir olmasa da on üç, on dört kişilik kadronun çoktan oluşturulması gerekiyordu.

Bu akşam da Fenerbahçe’nin kadrosunu tahmin etmek neredeyse olanaksız. Hatta bu kez keleci dahi değişebilir. Bu durum da ister istemez Beşiktaş’ın hanesine bir artı yazıyor. Siyah beyazlılar da geçen seneye göre güç kaybetmiş görünse de akşam en azından oturaklı olma avantajı onlarda olacak. Koku’nun bu önemli maçı kazanabilmek için, kaybettiği karşılaşmalardan ders çıkarmış olması, aynı hatalara düşmemesi, Topal, Alper (sağ açık hariç), Isla isimleri kenara alıp, Silimani’ye mutlaka forma vermesi gerek.