Herhangi bir Arsenal taraftarına sorsanız size Mesut ile ilgili karışık duygularından bahsedecektir. Bir tarafta 22 Ekim 2018’deki Lestır maçındaki (ki bu maç sadece bir örnek) gibi asistin pası, asist ve gol içeren resitalleri, diğer tarafta geçtiğimiz sezondan itibaren giderek düşen formu ve en sonunda kadroda kendine yer bulamayışı… Bu nedenle şimdi beni meraklandıran soru, Fenerbahçe’ye hangi Mesut’un geldiği.

Eğer özellikle son iki sezondur sakatlık veya isteksizliğiyle taraftarlarını bıktıran Mesut’tan bahsediyorsak bu oyuncu Fenerbahçe’ye faydadan çok zarar verir ama yok 2014’te Dünya Kupası’nı kazanan, 15/16 sezonunda Premier Lig’de asist kralı olan Mesut’tan bahsediyorsak o zaman onun adını, Hagi’lerin, Aleks’lerin yer aldığı, ülkemize gelmiş en iyi transferler listesinde üst sıralara yazmamız gerek.

Türk tekniği ve Alman disiplini

Almanya’da hemen hemen her takımda bir Türk asıllı oyuncu görmek mümkün ve bu oyuncuların büyük çoğunluğu da orta saha oyuncusu. Bu durum bir tesadüften ziyade, işin fiziksel ve kitabi yönüne daha önem veren Alman ekolünün teknik oyuncu yetiştirmede zorlanmasından ve doğal yetenek tarafı daha ağır basan Türk oyuncuların bu eksiği gidermeye çalışmalarından kaynaklanıyor. Zaten Mesut da kendisi ile ilgili “tekniğim ve topu hissetmem Türk tarafımdan, disiplinim ve asla pes etmemem de Alman tarafımdan geliyor” ifadesini kullanıyor. Bu anlamda Mesut aslında mükemmel bir karışım.

Fenerbahçe’de ne yapar?

Zamanında “iyi bir Sergen” diye bir tanımlama vardı. Zira Sergen her maç aynı performansı göstermiyor, bazen harikalar yaratırken bazen mumla aranıyordu. Bu nedenle yorumcular, “Sergen olursa Beşiktaş kazanır” demek yerine “iyi bir Sergen olursa Beşiktaş kazanır” demeyi tercih ediyorlardı. Arsenal’deki 7 yılını düşünüce bu ifadeyi, en azından şimdilik, Mesut için de kullanmak doğru olacak gibi görünüyor ve iyi bir Mesut, Fenerbahçe’nin sadece kağıt üzerindeki takım değerini değil saha içindeki görüntüsünü de tamamen değiştirme potansiyeline sahip.

Özellikle Sosa’nın formsuzluğu, Mert Hakan’ın beklentileri karşılayamaması ve Ozan’ın o alandaki yetersizliği dikkate alındığında Mesut, kendi bölgesinde Fenerbahçe için biçilmiş kaftan. Eski hocası Venger’in tabiriyle dışa dönük bir kişiliği olmasa da saha içinde lider oyuncu vasfı taşıyan Mesut, performansını sahaya yansıttığı sürece hiç kuşku yok ki, kaleci Altay’dan uçtaki Samata’ya kadar herkesin performansını yükseltecektir.

Umarım Mesut’un ciddi bir sakatlığı yoktur, umarım Fenerbahçe’de iyi bir ortam yakalar, umarım morali yerinde olur ve bu transferin büyüklüğü sadece kağıt üzerinde kalmaz.