Kökleri dostluğa ve dayanışmaya dayanan sportif rekabetimizin “ezeli” patentiyle amatörden profesyonele, o aşamadan küresel endüstriyel süreçlere geçmesi elbette ilişkilerin kimyasını da etkilemiştir.

Kendi adıma bir gözlemci olarak belirtmeliyim ki spordaki çekişme ve kapışma bugün “zehirli” bir rekabete dönüşmüştür.

Süper Lig’deki maçları ve şampiyonluk mücadelesi ile Üç Büyükler birbirlerine yakın temasta koşuya devam ediyorlar. Bu koşu şimdi tarih sayfalarında da yeni bir yarış alanına sıçramış bulunuyor.

Fenerbahçe’nin genç yöneticilerinden Metin Sipahioğlu, 1959 öncesi kazanılmış şampiyonlukların da hesaba katılmasını, bu başarının Süper Lig protokoluna dahil edilmesini istedi. Onun açtığı yoldan ilerleyen Fenerbahçe yönetimi, Türkiye Futbol Federasyonu’na başvurarak şampiyonluklarının tescil edilmesini talep etti. Fenerbahçe’nin 28, Galatasaray’ın 23, Beşiktaş’ın da 20 şampiyonluk kazandığı belirtiliyor. Şampiyonlar listesinde başka kulüpler de var.

Bu iddia ve talepler, Galatasaray Spor Kulübü tarafından tepkiyle karşılandı. Onlar 1959’da başlayan bugün de aynı formatta devam eden deplasmanlı ligin esas alınmasını, önceki yılların hesaba katılmamasını istiyorlar. Fenerbahçe ise 1959 yılından önceki şampiyonlukların tescil edilmesinde ısrarlı. TFF bu isteği kabul ettiği takdirde “hukuk” mücadelesini kazanmış olacaklar. Tarih zaten kayıt altında. Orada sorun yok. Sorun amatör dönemden endüstriyel lig sürecine girildiğinde eski şampiyonların bugünkü lig gelirlerinden pay alıp alamayacağı noktasında kilitleniyor. Galatasaray Başkan Yardımcısı Yusuf Günay’a göre bu kampanya “Sporumuzdaki barış, huzur ve esenliği ortadan kaldıracak bir iddia”dır.

Süper Lig’de 1959’dan beri şampiyonluk kazanan 6 kulüp var: Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, Bursaspor ve Başakşehir. TV yayın haklarından doğan gelirin yüzde 35’i şampiyonluk sayılarına göre bu 6 kulüp tarafından paylaşılıyor.

Fenerbahçe iddiasıyla yeni ortakların devreye girmesine öteki kulüpler “karşı” bir duruş gösteriyorlar. TFF Tahkim Kurulu, 2002’de Beşiktaş’ın isteği üzerine toplanarak 1956-57 ve 1957-58 sezonlarında Beşiktaş’ın şampiyonluğunu kabul ediyor. Bugünkü üç yıldızda ve kazanılan şampiyonluk sayısında bu kararın etkili olduğu görülüyor. Şunu hatırlamakta da yarar var: TFF, Beşiktaş’ın bu 2 şampiyonluğunu, 1956’da başlayan Şampiyon Kulüpler Kupası nedeniyle UEFA’ya bildirdiğinden tutarlı bir dayanak sağlanmış oluyor.

Fenerbahçe’nin iddiaları spor gündemimizde yoğun tartışmalar yaratırken komik durumlara da yol açıyor: Galatasaray Lisesi Müdürü Vahdettin Ergin, “Bir tarihçi olarak benim kanaatim, sadece 1959 sonrasını kabul etmek doğru değildir” deyince kıyamet kopuyor. Çünkü bu tez Galatasaray’ın tezine aykırı. Ve Batı’ya açılan pencereden şöyle bir çağrı seslendiriliyor: Vahdettin Engin istifa etmelidir!
Neden “zehirli rekabet” dediğim anlaşıldı mı?

Covid 19 milli oldu Özdemir aşı istiyor

Covid 19 illeti, Dünya Kupası elemelerinde Milli Takım’ın da belini büktü. Biliyorsunuz, 14 futbolcumuz, hem milli maçlarda hem de kulüplerine döndüklerinde oynayamadılar.

Bu durum sabah akşam test yaptırma, karantina, takımdan ayrı çalışma nedeniyle sporcuları ve kulüpleri zorladığından “aşı” talepleri gündeme geldi.

Covid 19 ve aşı konusunda TFF Sağlık Kurul Başkanı Prof. Ömer Taşer’i aradım. Canı sağ olsun, hocamızla konuşamadık. Yine de bir şeyler öğrendim.

Süper Lig kulüpleri, futbolcuları ve teknik kadrolarda yer alan antrenörleri bir an önce aşılatmak amacında. Uygulanmakta olan aşı protokolunda sıralarını bekliyorlar. Ancak ücretini kendileri ödemek koşuluyla yurt dışından da aşı getirebilmek için izin istiyorlar. TFF Başkanı Nihat Özdemir, dün Ankara’da Sağlık Bakanı ile görüşüp talepleri iletti. Özdemir, “Sadece futbolcuları değil, hakemlerimizi, idari personelimizi, turistik hizmet veren tüm elemanları aşılatmak istiyoruz. Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca ile konuştum. Elinden gelen yardımı yapacağını söyledi. Onay bekliyoruz” dedi.

Evet, ortada AŞIlacak bir sorun var.

“Şampiyonluk traşı”

P&G, Gillette reklamlarında taraftarlara yönelik en iyi modeli bulmuş: Mustafa Denizli… Hocamız, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a şampiyonluk kazandıran tek teknik direktör. O nedenle Üç Büyükler’in tüm taraftarlarına sesleniyor ve “Benim traşım şampiyonluk traşı” demesi yetiyor.

P&G yöneticisi Tankut Turnaoğlu’nu da kutluyorum. Hem reklam hem de TMOK yönetimine katıldığı için.