Futbolda WC kumpası

3 Haziran 2026

Yüz yıllık ömrünü kutlamaya hazırlanan Dünya Kupası 48 takım ve 104 maçlık bir ‘Kavimler Göçü’ ile eğlenceden kaosa dönüşmüş durumda. Amerika Başkanı Donald Trump ve FIFA Başkanı Gianni Infantino futbol topu sayesinde ruh ikizlerini bulmuşlar gibi sevinç ve mutluluk yaşıyorlar. Infantino takım sayısını artırarak, atlaslarda bulunması zor haritalardan koşuşan minik ülkelerle inanılmaz bir evren kalabalığı oluşturdu. Bizim milli takım play-off ile uğraşırken, öteki kıtalarda Dünya Kupası’na katılmayanları neredeyse döveceklerdi.

İki başkan da tutkulu... Infantino parayı ve yeni icatlar peşinde koşmayı çok seviyor. Kalabalık Dünya Kupası’ndan da milyar üstüne milyar dolarlarla inanılmaz paralar bekliyor. Trump’ın para yanında, bir de ‘zafer’ tutkusu var. O yüzden Norveç’in verdiği Nobel Barış Ödülü kenarda dursun, FIFA Başkanı koşa koşa ABD Başkanı’na en savaşçı günlerini yaşarken, tuttu barış ödülü verdi.

Bu tutarsızlık ve hemen her ülkeye savaş ilan etme

Yazının Devamı

Yaşasın hayat!

27 Mayıs 2026

5 Mayıs Salı akşamı, sağlık sorunlarım nedeniyle kızım Dr. E. Ayla Gökçe’nin emrinde (!) Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne teslim oldum. Ben hem Hipokrat’a hem de Galen’e büyük saygı duyarım. Hayatıma giren doktorlar, akademisyenler de var. Marmara Üniversitesi’ne gelince… Kızım Ayla’nın fakülteden devre arkadaşı Doç. Dr. Derya Kocakaya ve ekip arkadaşları, Göğüs Hastalıkları bölümünde, bilimin önderliğinde, “agresif tıp” diye tanımlayabileceğim müthiş bir enerji ile şefkat dokunuşları sergileyince, 20 günde 11 kilo verip, tüm sıkıntılarımdan kurtuldum. Bana engel çıkaran vücudum ile barıştım. Artık tuzsuz, ekmeksiz ve dumansız bir hayatın yeni doğmuş üyesiyim. Sevgili hasta bakıcılar, değerli hemşireler, yiğitçe mesleğe giriş yapan intörn doktorlar… Her biri olağanüstü ilgi ile gevşemeden, kasmadan, disiplinle hem ilacımı verdiler hem de bakımımı yaptılar.

Bakım demişken… Bu arada 57 yıllık mutlu evliliğimizin pırlantaları üç kızım, sevgili damadım

Yazının Devamı

Kafa karıştıran tablo

3 Mayıs 2026

TFF Yönetimi, birbirleriyle yakınuzak rekabet ilişkisi bulunan takımları aynı gün aynı saatte santrada buluşturarak hem yöneticilik açısından zor bir işe soyunmuş, hem de adil ve saygılı bir tutum almış. Bu karmaşık programda risk çoktur. İtirazlar yükselir ama, sonunda itirazlar minimuma iner, herkes sessizce evine döner.

Dün futbolseverlerin de o ekrandan bu kanala geçiş yaparken epey başı dönmüştür ama, sporun bu anlık, dinamik, değişken özelliği de unutulmamalıdır.

Samsun’daki maça dönersek…

Okan Buruk Hoca’nın ilk onbir seçimi gayet ciddi tercihleri yansıtıyordu. Osimhen, Torreira, Sane ciddiyetle mesai harcarken, Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün ve diğer arkadaşları da doğru ve güzel oyun için koşuşturdular. Skor tabelasının sıkça değişmesini de bu iyi niyet ve oynama isteği ortaya koydu.

Galatasaray, 58’de Ndiaye’nin golüyle geri düşerken “Eyvah Fenerbahçe peşimizde” diye bir korkuya kapılmış mıdır? Sanmıyorum. Ancak yaptığı kural dışı hareketle Günay Güvenç’in ceza alanı dışında

Yazının Devamı

Elbette Aydınlar!

29 Nisan 2026

Sözü uzatmadan Fenerbahçe için yeni dönemin başladığını söyleyebilirim. Başkan Sadettin Saran, 6-7 Haziran için genel kurul çağrısı yaparak, kendi geleceğinden çok Fenerbahçe’yi düşündüğünü gösterdi ve “olağanüstü güçlerle” bir “kalk borusu” çalınmasına önayak oldu.

Başkanlığa aday olması beklenen Mehmet Ali Aydınlar, sağlık sektöründe yaptığı olağanüstü verimli hastanelerin kuruluşuyla yabancı ortaklarının da sıraya girdiği örnek yatırımlara girişti. Her yatırımının karşılığını dürüst ve açık yönetim anlayışıyla zirvelere taşıdı.

Öte yandan spor alanında en başta voleybol sponsorluğu ile Fenerbahçe kulübünün en başarılı sponsorlarından biri oldu. Aydınlar, 3 Temmuz süreci olarak bilinen ve dönemin başkanı Aziz Yıldırım’ın da özgürlüğünü çaldırdığı yıllarda oynadığı rolün sorumluluğunu ve cesaretini başarıyla taşıdı. TFF Başkanı olarak yol arkadaşlığı yaptığı hiçbir yöneticisinden

Yazının Devamı

Bildiğiniz masaldı

27 Nisan 2026

Darılmaca, gücenmece yok. Ne gördüysek oradan konuşalım. Fazla derinlere dalmayacağım. İlk yarının sonunda sadece Osimhen’in ayağından çıkan toplam şut sayısı 6... Sahanın en etkili, en arzulu, en usta adamı, sadece kendi attıkları ve denedikleriyle Fenerbahçe’nin yaptıklarını ikiye katlıyorsa, denklem çözülmüş demektir. Galatasaray, dün bin tane başlık ve hikaye ile sahnelenmeye çalışılan olağanüstü, sıra dışı, acayip taslakların her birini çöpe atıp kendi kimliğinde yazılı olanları sergiledi.

Fenerbahçe’nin üzerine hep kendi gerçeği ve fuleleriyle koştu. Her defasında da aradığından, istediğinden fazlasını aldı.

Süper Lig’de bu saatten sonra hiçbir değişiklik beklemiyorum. Galatasaray 2025-26’nın da şampiyonluğunu kazanarak yoluna devam ediyor. Nerede dururlar bir yol kesen çıkar mı bu saatten sonra bilemem. Önümdeki resmi tarihe bakarak, saygı duyarak, Barış Alper’in, Torreira’nın gollerine de alkış tutarak selamlıyorum onları.

Fenerbahçe adına üzüntülerim de var elbet. En Nesyri ve

Yazının Devamı

Bu derbi öldürmez yaşatır

25 Nisan 2026

Nihayet beklenen gün yarına geldi çattı. G.Saray ile F.Bahçe üzeri örtülü final niyetli bir derbiye çıkacaklar. Sevinelim ki anlatmakla bitirilemeyecek kadar zengin bir derbi tarihine sahibiz. En çok da G.Saray ile F.Bahçe’nin derbileri. Çoğu kişi bu derbilere ‘dünyanın sonu’ kadar önem affeder. Geçmiş yıllardan sevgili muhabir arkadaşım Serap Özaksoy’u rahmetle anarak yazıyorum. Bir dönem G.Saray tarihine damga vuran efsane Gündüz Kılıç hocamızın F.Bahçe’ye kaybettiği şampiyonluktan sonra hayatına son verme öyküsüdür bu. Gündüz abinin “minik” diye hitap ettiği sevgili eşi Melahat Kılıç ile yaşadığı dramatik gün F.Bahçe’nin son maçı 3-0 kazanması, G.Saray’ın kaybetmesiyle kabusa döner. Baba Gündüz ve “minik” el ele tutuşarak mutfağa giderler ve hava gazı ocağını sonuna kadar açarlar. Çünkü o gün ölüm Gündüz hoca ve Melahat yenge için hayattan ve zaferlerden daha kutsal bir

Yazının Devamı

Eğlenceye az kaldı, oynarken dikkat gerek!

22 Nisan 2026

İlki 1954’deydi. İkincisi için 48 yıl beklemek zorunda kaldık… Neyse ki hasret yıllarında giderek azalan bir grafiğimiz var. Kore-Japonya’daki Dünya Kupası üçüncülüğümüzden sonra sadece (!) 24 yıl beklemiş olacağız. İstatistik böyle diyor. Arada kaçırdığımız yıllar da var. Neyse, oraya kadar uzanmak o kadar da gerekli değil.

Bir yandan FİFA Başkanı İnfantino’nun, öte yandan ABD Başkanı Trump’ın yere göğe sığdıramadıkları, kendi hesaplarına uygun yürüyüşler için seçtikleri Dünya Kupası futbol organizasyonu, hem para, hem şöhret, hem de macera vaadediyor.

Yazının girişinden beri adı geçen liderler, en az Kupa’yı kazanmış kadar mutlular şu günlerde.

Donald Trump, resmi hakları Norveç Parlamentosu’nda olan Nobel Barış Ödülü yerine Gianni İnfantino’nun işbilirliğiyle (!) yine de anlamlı sayılabilecek bir başka barış ödülü kazandı. Yunan mitolojisindeki Savaş Tanrısı Ares’i hiç de aratmayan karar ve davranışlarıyla bırakalım, istediği kadar avunsun Bay Başkan. Kupa

Yazının Devamı

Unut gitsin!

20 Nisan 2026

Beşiktaş’ın durumunu anlıyorum. Geçmiş yıllarda da örneklerini gördüğümüz üzere hedefsiz ve iddiasız kalınca hem oyun kaliteleri düşüyor, hem de bireysel motivasyonları yetersiz kalıyor. Böyle bir ortamda ev sahibi Samsunspor olunca, siyah-beyazlıların 7. yenilgiye uğraması kaçınılmaz oldu.

Süper Lig’de peş peşe hayal kırıklıkları, yönetim yanlışları ile oluşan kırık dökük bir sezon yaşadı siyah-beyazlılar. Toplama takım, özellikle ilk yarıda peş peşe puan kayıpları yaşadı. Yönetimde başkan değişimine uğradılar, Rafa Silva gibi bir femomenin gönülsüzlüğüne ve ayrılma isteğine de engel olamadılar. Takım içinde uyumsuzluk, huzursuzluk ve dengesizliklere tanık olduk.

Oyunun başından sonuna kadar oynamak isteyen Samsunspor’du. Baskılı oynayarak topu yeniden kazanıp oyunun akışını değiştirdiler. Önde baskı yaparak Beşiktaş savunmasını da oyun kuramaz hale getirdiler. Beşiktaş bu anlayışa sadece yavaş futbolla, sık sık top kaybederek karşılık verince Samsun’un golleri geldi. Ev sahibi takım, bence o golleri atmakta geç kaldı.

Yazının Devamı