Ravil Tagir: Kazan, kazan, kazan

Altınordu Başkanı Mehmet Seyit Özkan, “Göreceksiniz, o da 20 yaşına varmadan Premier Lig’e gidecek” diyor.
Sözünü ettiği futbolcu Ravil Tagir... 17 Yaşında. Ahıska Türkleri’nden bir ailenin çocuğu. Gürcistan’ın güneyinde Ahıska olarak bilinen bölgedeki Suşehri’nden 4 yaşındayken, ailesiyle birlikte Bursa’ya göç etmişler.
Aile 10 yıl süreyle TC vatandaşlığı için beklemiş. Ravil bu arada Altınordu’nun alt yapısında eğitime alınmış... Yabancı dil, farkındalık yaratma dersleriyle birlikte hem parlak bir öğrenci olmuş, hem de futbolunu geliştirmiş.
Ravil savunmacı, sol stoper oynuyor. Vatandaşlığı aldıktan sonra ancak U 15 Genç Milli Takımı’nda oynamaya başlamış.
Ravil, artık Başakşehir futbolcusu. TFF 1.Lig’den Süper Lig’e geçiş yaparken, Şampiyonlar Ligi kadrosuna da girebilecek. Oynadığı milli maçlardan, yurtdışındaki özel turnuvalardan sonra “MVP” (En Değerli Oyuncu) seçilmiş…
Türkçeyi çok düzgün konuşuyor. Kurduğu cümleler, sorulara verdiği yanıtlar sırasında bizdeki bazı spikerler gibi “eee…mmm” gibi esler çıkarmıyor. Sadece Türkçe değil, Rusça da biliyor, okuyor ve konuşuyor. İngilizcesi çok iyi… Bu arada İspanyolca dersleri de alıyor.
Ravil Tagir, Altınordu’dan yetişen bir çok genç futbolcu gibi “proje” futbolcu… Kulüp Başkanı (ve patronu) Mehmet Seyit Özkan, “Ravil’i tıpkı Cengiz Ünder’de olduğu gibi, bilerek, seçerek, gelecek vizyonunu da masaya yatırarak tercihle Başakşehir’e verdik. Bu konuda Başkan Göksel Gümüşdağ’la anlaşmamız çok kolay ve çabuk oldu. Ortada başarılı bir örnek varken, anlaşmamız kolay oluyor” diyor. Ravil Tagir’in hedefinde Üç Büyükler yok! Onun kariyer planlamasındaki hedefi Beş Büyükler… Endüstriyel futbolun beş büyük ülkesi, İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa.. O nedenle İngilizcenin yanı sıra, derdini anlatacak (La Liga’da oynayacak) kadar İspanyolca öğrenmeyi amaçlıyor.
Altınordu Başakşehir arasındaki anlaşmaya göre Ravil’in gelecekteki satışından elde edilecek bonservis ücretinin yüzde 25’i Altınordu’ya verilecek. Ravil’in bonservis ücretini ve yıllık maaşını öğrendim. Başkan’a söz verdiğim için yazmıyorum. Şu kadarını söyleyim: Süper Lig’deki her kulüp bu transferi gerçekleştirebilirdi. Bonservis ücreti 2021 sonuna kadar taksitlendirilmiş. Ravil’in alacağı para, ailesinin tüm ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte “uçuk” değil. Özetle Ravil öyküsü üçlü bir “Kazan..Kazan..Kazan” örneği.
Ravil öyküsü, Çağlar Söyüncü ve Cengiz Ünder öykülerini (!) kaçıranlar için bir fırsat daha sunuyor.
Gerisi okuyana ve anlayana kalıyor.
Yolun açık olsun… Hoş geldin Ravil!

Amatörler çook bekler
Anadolu’dan, İstanbul’dan sürekli şikayet alıyorum. Amatör kulüp temsilcileri, ligleri başlamadığı için perişan durumda. Başkan Nihat Özdemir’e anlatayım dedim, bakın neler söyledi: Biz daha Misli Com 2.ve 3.Lig’leri bile zor oynatıyoruz. Pandemide her takım deplasmana doktoruyla gidip dönecek, diye karar alıyoruz. Doktorsuz gidiyorlar. Orada bir doktora sembolik muayene ücreti ödeyip imza alıyorlar. En az 6 maçı ertelemek zorunda kaldık. Amatör ligleri başlatırsak, daha kötü arızalara yol açarız. Yıl sonuna kadar sabırla bekleyecekler” diyor.

Sağlıkçılara selam
TFF Yönetim Kurulu bugün toplanarak sağlıkçılara adanan sezonun resmi adını ilan edecek. Bekliyoruz. Peki Süper Lig’in adı? Sponsor aranıyor... Bulamadık, bilmiyoruz!

Acıların kulübü: Beşiktaş
Önce Şampiyonlar Ligi elemesi… Ardından Rio Ave darbesi… Derken dört gollü Konya trajedisi.
Korku tünelindeki gibi… Beşiktaş, peş peşe gelen yıkımlarla karşı karşıya. Beşiktaş taraftarları şaşırmıyor. Bunlar beklenen, olabilecek şoklar. Benzetmek gibi olmasın, Marmara depremi gibi, görünür gerçeklik.
Beşiktaş’ta sonuçlardan önce üzücü olan, sebepler… Sebepleri ya da sorunları da hemen herkes biliyor… Yönetim olarak o sorunları çözemezseniz, yarın daha büyük, baş etmesi zor sorunlarla karşılaşacaksınız…
Başkan Ahmet Nur Çebi’ye limit aşımı, finansal rahatlama sorunlarını anımsatıp ne yaptıklarını sorduğumda “Bankalarla henüz el sıkışmadık” diyor. Vakti geçmiş, gecikmiş görüşmeler rahatlık sağlamıyor…
Düşünün en önemli oyuncularını (Gökhan, Caner, Burak, Elneny) kaybeden kulüpte o boşlukları doldurabilecek eleman bir türlü alınamıyor. Hadi çok zaman kaybettiniz, Aboubakar’ı aldınız… Çare değil ama, neyse… Peki bir sağbek bulamadınız mı? TFF 1.Lig’de, 2.’de, 3.’de de mi gerçek bir sağbek bulamıyorsunuz. Vekaleten bek oynayan Necip’i de yıpratmayın artık. Koca Beşiktaş Atiba’nın eline kalmış. Onun oynamadığı maç, duvar gibi üstüne yıkılıyor Beşiktaş’ın. Transfer de başarısız. Transferi yönetenler de. Mehmet Ekşi’ye emanet edilen alt yapı da başarısız. Bir sağbek de veremiyorsan A takımına, kapat gitsin!
Beşiktaş’ta hep kolay adamlar, ezber hedeflerle zaman yitirildi. Dün Lens, bugün Vida… Onlara çatmak, eleştirmek çözüm getirmiyor. Alternatif getirin, onları eleştirelim. Hiç değilse daha gerçekçi çözümleri tartışırız.
Sergen Hoca’ya bakalım… Sana sözüm yok hocam… Sana teknik direktör hatası diyebileceğimiz sıradan hataları bile yaptırmadılar…
Sana gelene kadar ooo… Sırada daha neler var!

Sosyal Girişimcilik Şirketi
Altınordu Spor Kulübü, M.Seyit Özkan yönetiminde Anonim Şirket statüsü kazanmış. Şirketin yüzde yüze yakın en büyük hissesi Başkan’a ait.
Özkan, bu hamleyi yaparken Amerika’daki örneklerden yola çıkmış: Social Entrepreneurship… Sosyal Girişimcilik Şirketi.. Vakıflar ve ticari şirketlerden ayrı bir yapı. Gelirlerini ve karını ancak kuruluş amacına uygun yatırımlarla değerlendiriyor. Kâr payı dağıtmıyor.Bu anlamda Başakşehir de benzerlik gösteriyor. Orada da kâr paylaşımı yok. Özkan, “Biz bir çok kulübün yaptığı gibi farklı ticari alanlara yayılmıyoruz. Futboldan ne kazandıysak futbola harcıyoruz. Dernek yapısının başına geçip (Hadi biraz da ben yöneteyim) anlayışıyla artık bu işler yürümez” diyor. Önemli yatırımlarından biri de yapımını 400 bin liraya mal ettikleri TAM “Top Atma Makinası”... Bu makinanın Süper Lig kulüplerinde olmadığını ileri sürüyor.
Şirketin yıllık bütçesi 3 milyon Euro… Tek gelir kaynağı da futbolcu satışı. Bu yıl 3 futbolcu satmışlar. İkisini de satma aşamasında olduklarını bildiriyor Başkan. Evet, yılı karla kapamışlar!