Attila Gökçe

Attila Gökçe

agokce@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Süper Lig Şampiyonunun tek final maçında belirlenmesi çok rastlanmış bir olay değil. Yarışı haftalar önce garantileyerek, puan farkı yaratıp unvan kazanan takımlara karşılık, finişe bir hafta kala işi bitiren şampiyonlar da var. Bu yıl da öyle oldu. 32 haftalık maraton yetmedi, Şampiyon, tek maçta taç giydi.
Şikayetçi değiliz... Böyle bir final maçına da şapka çıkarılır. İki takım da doğruları ve yanlışlarıyla tüm gücünü ve becerisini sahaya taşıyarak tacı yakalamaya çalıştı.
Oynanan oyuna, atılan gollere, verilen kararlara saygımız var.
Bu maçta, bir finale yakışmayacak şeyler de oldu. Saha içindeki mücadele zaman zaman futbol dışına taşıp itiş kakışa da döndü. Kaba güç kullananlar oldu. Cüneyt Çakır’ı baskı altına almak için yoğun çaba gösterenleri de gördük. Çakır oyunculara kırmızı kart göstermedi ama, Fatih Terim ve Ümit Davala’yı tribüne gönderdi. (Hasan Şaş’ın da kendiliğinden gönüllü olarak hocasını yanlız bırakmamak için tribüne çıktığını gördük. Bu onun ilk sadakat gösterisi değil. Yanlış, saçma ve açıklanamayacak bir sadakat (!) örneği.)
Her neyse biz yine futbola dönelim...
Başakşehir sezon boyunca yaşadığı sıkıntıdan finalde de kurtulamadı. Yaş ortalamasının yüksekliğinden, yorgunluktan ve sürekli baskı altında kalıp “savunmaya” zorlanmalarından maçı kaybettiler. Emre’nin sakatlanıp çıkması (Dk.29), top kayıplarının artması, korner atışlarında bir ara 7-0 geride kalmaları, Abdullah Hoca’nın her nedense maçı adeta Adebayor (Dk.70) ve Robinho’suz (Dk.81) oynayarak hücumda pasif kalmaları yenilgiyi hazırlayan nedenlerden bazısı...
Galatasaray yenik başlayıp nasıl kazandı?
Öncelikle çok istediler. Geçen yıl şampiyon olan kadro, hedefe daha sıcak duygularla koştu. Savunmada bir kez hata yapıp geri düştüler. Sonrasında geri adım atmadan sürekli önde basıp golü aradılar. Oyuna coşkuyu da kattılar. Tribünler takımı, takım tribünleri ateşledi. İkinci yarıda 17 dakikada 2 gol atıp maçın sahibi oldular.
Feghouli, sahanın en iyi oyuncusuydu. Belhanda en hırçın. Onyekuru en fırsatçıydı. Geri kalanların hepsi de şampiyon takımın oyuncularıydı. Emekleri, heyecanları ve birbirleriyle dayanışma duyguları, onları doruğa taşıdı.
Süper Lig Şampiyonu Galatasaray’ı hak ederek kazandığı başarı için Başkanı, yönetimi, teknik ekibi, oyuncu kadrosu ve milyonlarca taraftarı ile kutlarken, Başakşehir’e de teşekkür borcumuzu ödeyelim. Bu ligin rekabet düzeyini yükselttiler. Yıllardır yaşadıkları hayal kırıklığının analizi elbette yapılabilir, yapılmalı da. Başakşehir bu yarışta hep olmalı. Ekonomisi kadar stratejisini de geliştirmeli. Onları da sevgiyle kucaklıyoruz.