Altay’ın dönüşü, Fenerbahçe’nin dönüşü oldu

Hafta içi UEFA Konferans Ligi’ne kötü bir oyun ve sonuçla veda eden yorgun Fenerbahçe, ligde üst üste 3. galibiyeti için Kasımpaşa’ya konuk oldu. İsmail Kartal, Mert Hakan, Valencia, Pelkas’ı kulübeye çekip, sakatlıktan dönen İrfan Can’ı ilk 11’e yazdı. Ayrıca son günlerde hepimizin övgüyle bahsettiği Arda Güler de ilk 11’de yerini aldı.

Fenerbahçe henüz maçın başında denilecek bir dakikada Miha Zajc’ın ayağından müthiş bir golle 1-0 öne geçti. Golden sonra üst üste Kasımpaşa ataklar yaptı ancak sonuç alamadı.  Fenerbahçe’nin nadir bulduğu pozisyonları da Berisha harcamaktan çekinmedi. Maçın 18. dakikasında % 100’lük bir gol pozisyonunu ancak o kaçırabilirdi.

Kasımpaşa, topuyla tüfeğiyle Fenerbahçe’nin üzerine hücum yaparken sarı-lacivertlilerin yakaladığı kontrataklarla 2. golü bulmasını bekliyordum ancak olmadı. Arda Güler sağ açıkta kayboldu, İrfan yeni sakatlıktan çıkmış, Berisha ve Rossi’nin isimleri sadece esame listesinde yer alıyordu. Hal böyle olunca da Fenerbahçe hücumda etkisiz bir görüntü çizdi.

İlk yarının sonunda Altay geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi bir kez daha sahneye çıktı ve Umut Bozok’un müthiş volesini kurtardı. İlk yarı izleyenler için böyle, tatsız tuzsuz bitti.

Teknik direktör İsmail Kartal, ikinci yarıya başlarken en az iki değişiklik bekliyordum. Ancak tecrübeli hoca, oyundan değil skordan memnun olduğu için 66 dakikaya kadar bekledi.

1. yarıda geçen bu süreçte Fenerbahçe ne bir organize atak yapabildi ne de kaleye bir şut çekebildi. İsmail Kartal, tam topu ileride tutmak için Mert Hakan ve Serdar Dursun’u oyuna soktu ki, bir dakika sonra kalesinde golü gördü.

Bu dakikadan sonra maç, iki takım içinde yeniden başlamıştı. Aslında İsmail Kartal, ideal 11’ini bu dakikada bulmuştu.

Ancak Fenerbahçe sadece savunuyor, hücum yapamıyordu. Türkiye’de eşi benzeri bulunmayan yetenekteki futbolcuların sahada olduğu bir takımda, ligin 27. haftası olmuş hala bir organize atak izleyemiyordu.

İkinci yarı Fenerbahçe, Kasımpaşa’nın ataklarına Altay Bayındır’ın kurtarışlarıyla cevap veriyordu.

Maçın başından beri düşünüp durduğum Valencia da bir türlü oyuna dahil olmuyordu. Takımdaki hücumcular arasındaki en yetenekli ismin 90. dakikada oyuna girmesini ‘İsmail Kartal, Arda’dan sonra Valencia’yı da koruyor(!)’ olarak yorumladım. Valencia oyuna girer girmez zaten etkisini gösterdi ve ceza sahasına yapılan bir ortada Szalai’ye fırsat yaratıp takımının öne geçmesini sağladı. Fenerbahçe üst üste 3. galibiyetini aldı.

Bu 3 galibiyette de Altay Bayındır’ın etkisi çok büyük. Eğer bir takım gol yemiyorsa elbet bir şekilde galibiyet golünü atıyor. Bugün 90’da oldu, başka hafta daha erken olabilir. O yüzden Altay’ın dönüşü, Fenerbahçe’nin dönüşü oldu.

Fenerbahçe öne geçtikten sonra maçın bitimine dakikalar kala Kasımpaşa ceza sahasının yanında çok ilginç şeyler yaşandı. Golden sonra iyice gerilen ortamda Ryan Donk’un Diego Rossi’ye hareketi Amerikan futbolunu andırdı. O hareket, eski takımıyla yaşadığı ezeli rekabetten kaynaklı mıydı bilemem. Ancak yayıncı kuruluşta tekrarını izlediğinizde anlayacaksınız.

Sonuç olarak Fenerbahçe, 3 puanı kazanan taraf oldu. Uzun süre sonra sarı-lacivertliler 3 maç üst üste kazandı. Adana Demirspor’un puan kaybettiği haftada adını ilk 4’ün içine soktu. Avrupa şansının devam etmesi için her maç sarı-lacivertliler için bir final…

Fenerbahçe’nin bugünkü oyunu Kasımpaşa’yı yenmeye yeter ancak pazar günü şampiyonluğun 1 numaralı adayı Trabzonspor’a karşı asla yetmez. Hatta böyle oynarsa Kadıköy’de çok ilginç bir sonuç ortaya çıkabilir.