Tüm kulüplerin hedefinde olan, TFF tarafından ısrarla savunulan yabancı kuralı bir ay içinde değişecek. Çok iddialı ve hayrete düşürücü değil mi? Ne Türkiye Futbol Federasyonu'ndan bir yetkiliyle konuşmuşluğumuz ne de içeride bir "kuş"umuz var!

Ancak yabancı kuralını düzenleyen statüde, eğer 31 Aralık'a kadar bir değişim olmazsa, birçok kulüp, ara transferde elindeki yabancı oyuncuyu gönderemeden, yeni bir yabancı alamayacak. Sezon başında, statüdeki "tescil" maddesine rağmen, kelime oyunuyla "vizeli" olanları yabancı kontenjanında sayan TFF, bakalım şimdi ne yapacak?

Çünkü birçok kulübün kadrosunda 14 tescilli(!) yabancı var. Vize ettirilmeyenleri saymıyoruz bile... Onları da, işin içine kattığımızda, gel de çık işin içinden!.. Lider Trabzonspor, ara transfer için üç yabancı ile anlaşmış bile... Karadeniz ekibinin bugünkü kadrosunda, 13 yabancısı var. Ancak gelecek diğer yabancılar için, şu an kadrodakilerden ikisinin gitmesi gerekiyor. Buna rağmen, belki de büyükler içinde en rahatı onlar...

Örneğin Beşiktaş mı? 14 yabancısının yanında, Ljajic, Hasiç, Lens ve Douglas oturdukları yerden para kazanıyor. Yeni bir transfer yapma durumunda; şu anki kadrodakilerden bile, gelecek futbolcu kadar gitmesi gerekiyor. Peki nasıl olacak?

Fenerbahçe ise, 14 yabancısının hangisini gönderecek de, yeni transfer yapacak? Kaç transferle takımı kurtaracak? Szalai'yi sattı diyelim, diğerlerini yollarken oluşacak maliyetin külfetine değecek mi?

Galatasaray da, aynı şekilde... 14 yabancısı vizeli ve kulüp listesinde... Gönderdiğin kadar alabileceksin. Daha ilginci; Omar'ın da dönüşü, bir yabancının sözleşmesinin feshine bağlı... Cim-Bom ne yapacak dersiniz? Gel de çık işin içinden...

Bunlar, sadece dört büyüklerin örneklenmesi... O zaman diğerleri farklı mı? Üç aşağı beş yukarı aynı...

Gelene para-gidene para... Hadi bakalım gel de yap bir numara!

Pereira başkanın altını oyuyor

Fenerbahçe Teknik Direktörü Pereira, artık gemi azıya aldı. Kontrol edilemez bir halde... Göztepe ile berabere kaldıkları, liderden 12 puan uzaklaştıkları bir maçın ardından, "İsteyen eleştirsin. Bu takımın hocası benim" diyerek resmen meydan okudu.

Pereira, Fenerbahçe'nin büyüklüğünü unutuyor, sarı-lacivertli taraftarın sinir uçlarıyla oynuyor, yönetime, en hafif tabirinden, "İstersen gönder" dercesine, kaşınıyor!  Portekizli teknik adam, bu sözleriyle belli ki, sonun başlangıcında olduğunu görüyor. Fenerbahçe camiasının ne kadar sabredeceği bilinmez. Ancak böyle devam ettiği sürece Ali Koç ve yönetiminin altını oyduğu kesin! Hiç bir muhalefet, ne Aziz Yıldırım ne de başka biri, Ali Koç'a bu kadar zarar veremez, yıpratamaz.

Kim 'git' dedi ki!

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi ile teknik direktör Sergen Yalçın görüşmesinin ayrıntılarını Bilal Meşe yazdı ise ona güvenebilirsiniz. Çünkü onun kitabında yalan yoktur, başka bir ajandası ise yoktur. Yazdıkları, mutlaka ya başrol oyuncularından ya da onların çevresinden çıkmıştır.

Ne diyor Bilal Meşe haberinde; Sergen Yalçın, "Ben devam etmek istiyorum..." Pardon ama kim 'git' dedi ki? Zaten Çebi'nin açıklaması net değil mi?; "Sen istediğin kadar, yanında duracağım. Takımı düzlüğe çıkaracağına inanıyorsan görevine devam et. Buyur dene o zaman..."

Tek şart, "Takımı düzlüğe çıkaracaksan..."

Şöyle bir fikir jimnastiği yapalım; Beşiktaş'ın takvimine bir göz atalım: Kasımpaşa, ardından Borussia Dortmund, sonrasında Kayseri ve devamında da Fenerbahçe... Sergen Yalçın acaba bu maçlardan nasıl bir sonuç alırsa, takım düzlüğe çıkar?

Hadi Avrupa'yı geçtik, ligdeki ilk iki maç, senin 4 yediğin Giresun ile puan cetvelinin alt diziliş komşuları... Kadıköy ise muamma...

Gel de çık işin içinden... Başkan Çebi'nin mantığı; "Ben göndermem arkadaş, giderse taraftarla gider!"

Avrupa gerçeği

Malatya deplasmanında iki puan kaybeden Galatasaray'ın yıldızı Feghouli, adeta ders verir gibi konuştu! Teknik direktör Fatih Terim'in rotasyonuna takılan ve ikinci yarıda sahada olan Cezayirli futbolcu, Avrupa'da başarının güzel olduğunu, ancak seneye Avrupa'ya gidebilmek için, bu ligde başarılı olmak gerektiğini hatırlattı. Keşke takımla yapılan toplantılarda da, bunu dillendirebilse...

'Düdük astırmak' gurur vesilesi! 

Kulüpler Birliği Vakfı ve Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, 14 kulübün, Süper Lig hakemlerine 6 haftalık süre verdiğini ve hakemler hakkında konuşulmaması kararı alındığını açıkladı. 6 kulübün (Beşiktaş, Antalya, Alanya, Gaziantep, Sivas, Kayseri) imza koymadığı bu karar sonrasında, hakemlerin rahat bir nefes alacağı düşünülüyordu! Ta ki maçlar başlayıncaya kadar! İmza atan 14 kulüp arasında yer alan Galatasaray, Malatya maçının hakemi Atilla Karaoğlan hakkında demediğini bırakmadı.  Esas, sistem burada değişmeli... Hakemleri atayan sistem istenildiği kadar değişsin, "kötü futbolun" tek sebebi hakemde arandığı bir düzende, lige hakem dayanmaz.

"Düdük astırmanın" gurur tablosu olduğu bir yelpazede, hakemler sahipsiz, kimsesiz kaldı. Türkiye Futbol Federasyonu, özellikle bu konuda kulüplerin bir dediğini iki etmeyince(!) maça çıkan hakemler de, baskı altında ezilmeye başladı.

İnşallah bugünler yarınlarda aranmaz.