Sevdikleriniz rahatsızlanınca ister, istemez üzüntü duyuyorsunuz. Dün Abdurrahim Albayrak’ı aradım, o anda Başkan Mustafa Cengiz’in yanındaymış. Başkanın sağlığını sorunca, hızla iyileştiğini, çok iyiye gittiğini söyledi. Gerçekten bu haberle benim de içim rahatladı, mutlu oldum.
Kendi kendime soruyorum... Başkan, seçildiği günden beri olağanüstü mücadele veriyor. Galatasaray’ın malına mal kattı, kupalar kazandırdı. Birçok sorunun hepsini çözdü. Falcao gibi bütün kamuoyunun ‘Türkiye’ye gelmez’ dediği yıldız bir golcüyü transfer etti. Maddi zorlukların hepsini geride bıraktı. Canla, başla çalıştı. Böyle zor bir günde Galatasaray’ın önemli dediğimiz insanlarının Mustafa Cengiz’in yanında olması gerekmez miydi!
Evet, başta taraftar olmak üzere, kongre üyelerinin çoğu başkan için dua ediyorlar, iyi olmasını istiyorlar. Ama o hep bahsettiğim 200 kişi var ya, onlardan herhangi bir şey yok! Bu insanlar kulübün ismini kullanarak gittikleri her yerde hava atıyorlar. Ama artık o kadar iyi anladım ki, gerçekler ortaya çıktı. Ben bu insanların kesinlikle Galatasaray’ın başarılı olmasını istediklerine inanmıyorum.
Böyle bir günde camianın lideri, kongre üyelerinin çoğunluğu ile seçilmiş bir başkan hastalıkla mücadele ediyor. Ona en büyük moral de sevmeseler bile gösterecekleri ilgidir. Ama maalesef boşuna konuşuyorum. Bir daha da bu konuda hiçbir şey yazmayacağım. Çünkü bu insanlar ‘Galatasaray küçük olsun, ama bizim olsun’ diyen gruptan.
Ama hiçbir zaman istediklerini elde edemeyecekler. Son seçimde gördük. Eze eze, büyük bir çoğunlukla Mustafa Cengiz’i başkan olarak kabul ettiler. Bu aklı başında kongre üyeleri, söz konusu grubun kesinlikle göreve gelmesine izin vermezler.
Yazık... ‘Büyük Galatasaray camiası’ diyoruz. En azından böyle bir günde birlik, beraberlik içinde olduklarını göstermeliydi.

Herkes negatif!
Türkiye Futbol Federasyonu, 12 Haziran’da Süper Lig’in yeniden başlayacağını söylediği an, ortalık birbirine girmişti.
İlk olarak, “İnsan haklarına aykırı, sağlık her şeyden önemli” gibi eleştirilerde bulundular. Ardından da, “Bizde 5 tane, başka kulüpte 9 tane koronavirüs kapmış kişi var” dediler ve Başkan Nihat Ödemir için olumsuz yorumlar yapıldı.
Bunun üzerine Nihat Özdemir ikinci açıklamayı gerçekleştirdi, “Pozitif çıkanları ayıklarız, yolumuza devam ederiz” dedi. Bu net sözlerinden 48 saat sonra bütün kulüpler “Tahlillerimiz negatif çıktı” diye beyanat verdiler! Daha sonra da kulüp başkanları toplanıp 12 Haziran tarihini kabul ettiler. Görüyor musunuz, komedi gibi.
Salgının aşısını mı buldular, ne yaptılar. Bir anda virüs bitti...

Sensiz olmaz Galatasaray!
Alman kulübü Mönchengladbach herkese örnek olacak bir kampanya yaptı. Seyircisiz oynanan ilk maçta kombine sahipleri ücret ödeyerek fotoğraflarını kulübe gönderdi. Kulüp de oturdukları koltuklara o kişilerin kartonlara basılmış büyük boy fotoğraflarını yerleştirdi.
Statta öyle bir atmosfer oluştu ki sanki maç seyircili oynanıyormış gibi hissedildi. Galatasaray da aynı kampanyayı başlattı. Kombine sahipleri 123 lira ödeyip resimlerini gönderdikleri zaman koltuklara dev gibi posterleri konacak. Kombinesi olmayanlar ise 149 lira verip bunu gerçekleştirebilecekler.
Çok güzel bir kampanya. Kim düşünmüşse aklına sağlık. Keşke bütün takımlarımız böyle büyük bir organizasyon yapsalar. Hem gelir elde ederler, hem de görüntü olarak televizyon başında maç seyredenler daha büyük keyif alırlar.