Sıkıntılı süreç nihayet bitti. Herhalde başkandan da özür dileyecek bir sürü kişi olacaktır. Diagne’nin bütün maçlarını bu sezon ama canlı, ama televizyondan seyrettim.
Kesinlikle abartmıyorum... Çok büyük bir futbolcu. Evet sıkıntılar yaşadı, gereksiz kartlar gördü, performansı bir indi, bir çıktı. Bunların da tek sebebi Kasımpaşa’dan daha büyük takımda oynamak istemesiydi. Gerçekten 18 içinden ya da dışından her pozisyonda ayakla ve kafayla topa vurup gol yapabiliyor Senegalli forvet. Kalabalık defanslar arasında kaleye sırtını dönerek, topu saklayarak, arkadaşlarına müthiş gol pasları veriyor. İnanın bana attığı gol kadar da asist yapacaktır.
Rakip hücumlarında, kornerlerde kendi kalesine gelip bir defans oyuncusu gibi arkadaşlarına yardım ediyor. Boyu 1.93 olmasına rağmen takımının en çok koşan, en çok mücadele eden ismi. Handikapları yok mu? Tabii ki var... Aklı bir anda gidip-geliyor. Mesela, penaltı atışlarında başarısız. Fantazi yapacağım diye topu atıyor. Gol sonrası sevinçlerini abartıyor, hatta o kadar aşırıya kaçıyor ki sonunda kart bile görüyor. İkili mücadelelerde rakibinin sert girişlerine müthiş tepki veriyor, sonunda yine kartla cezalandırılıyor. Hakemlerle gereksiz diyaloğa giriyor, bunun sonunda da kartı yiyor.
Fatih Terim çok tecrübeli bir isim. Tabii ki Diagne’nin bu handikaplarını düzeltecek hamleler yapacak. Ama benim tavsiyem başka futbolculara bir seferde anlatıyorsa, tecrübeli futbolcuya on sefer anlatıp beynini yıkamalı. Bunun haricinde gerçekten çok etkili bir oyuncu. İtalyan bir eşi var. Çok da mutlular. Gece hayatı yok. Çocuğuyla, eşiyle mutlu bir yuvası var.
Bu transfer için çok para verildi diye Başkan Mustafa Cengiz eleştirilebilir. Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Diagne’nin gelişi takımının şampiyonluk şansını tavana çıkardı. UEFA Avrupa Ligi’nde hedeflerin yükselmesini sağladı. Ziraat Türkiye Kupası’nda hiç düşünmeden Galatasaray’ı favori görüyorum. Üç kupa kazanıldığı takdirde Senegalli futbolcuya verilen paranın üç katı kasaya girecek. Bunun için hiç kimse eleştiride bulunmasın. Sarı-kırmızılılar, Alan’dan da, Falcao’dan da, Pato’dan da daha kaliteli ve daha iyi bir futbolcu aldı.

Başakşehir’in tek rakibi var!
Abdullah Avcı hayran olduğum bir hoca. Başakşehir gibi seyircisi az olan bir takıma disiplinli, sistem futbolu oynatıyor. Son oynadıkları Kasımpaşa maçını tribünden izledim. Gerçekten top tekniği çok iyi olan oyuncuları var. Gözünü diktiği yere pası gönderebiliyorlar. Orta sahası olsun, kanatları olsun çok etkililer.
Tek handikapları hızlı futbol oynayamıyorlar. Önemli isimlerin çoğunun yaşı iyi mücadele etmelerine rağmen 90 dakikayı çıkaracak düzeyde değil. Tekniği biraz iyi, çok mücadele eden rakipler karşısında zorlanabilirler.
Visca özel bir futbolcu. Her maça da damgasını vurabilir. Her şeyden önce çok çabuk. Sadece kanat oyuncusu değil, içeriye girip harika şutlar çekiyor ve gol atıyor. Temposu 90 dakika düşmüyor. Şu anda takımının olmazsa olmazı durumunda. Visca’nın temposuna çıkan başka bir futbolcu yok. Ancak bu oyuncu iyi tutulursa, koşu alanları kapatılırsa ya da şanssız bir şekilde sakatlanırsa Başakşehir çok sıkıntı yaşar.
Galatasaray daha hızlı top oynuyor. İki santrforun gelişi gol yollarında yaşanan sıkıntıyı bitirir. Bu yüzden şampiyonluk yarışı kalan haftalarda kıran kırana geçecektir. Ama taraftarıyla, daha genç kadrosuyla ben Galatasaray’ın 6 puan fark almasına rağmen bir adım önde olduğunu düşünüyorum.

Fenerbahçe yenileniyor
Üç büyüklerden biri sıkıntı yaşadığı zaman heyecan da düşüyor. Bu şampiyonluk yarışının içinde Fenerbahçe’nin de olmasını isterdim. Daha keyifli olurdu, heyecan bir kat daha artardı. Her neyse, Başkan Ali Koç’un hesapları tutmadı. Bunun da tek sebebi Comolli’nin yaptığı transferlerin hepsi sınıfta kaldı. Düşünebiliyor musunuz Reyes, Benzia, Slimani ve Ayew takımlarına hiçbir katkı vermediler. Fatura da haliyle Cocu ve Koeman’a çıktı.
Ersun Yanal yeni yeni takıma ağırlığını koymaya başladı. Malatya maçındaki tempo, mücadele, koşu mesafesi fazlasıyla artmış. Devre arasında gelen Sadık ve Moses büyük katkılar verecek. Serdar Aziz’e ben kefilim. Gerçekten iyi bir futbolcu. Tolgay da orta sahada yaşanan sorunu bitirir. Bir iki hafta sonra bütün maçlara damgasını vurur. Ben yenilenen Fenerbahçe’nin hızla puan tablosunda iyi yerlere geleceğini düşünüyorum.