Şu an dünyada yaşananlar ortada. Herkes canını kurtarmaya uğraşıyor. Dev gibi iş yerleri yerle bir oluyor. Futbolun da bundan etkilenmemesi mümkün mü? Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’daki yıldız isimler... Bunlara Anadolu kulüplerinde oynayan ve yüksek paralar alan oyuncular da dahil. Artık hiçbir kulüp futbolcularına bu maaşları ödeyemez.
FIFA ve UEFA’nın kulüpleri rahatlatması lazım. Bu nasıl olur? Kulüplere fesih hakkı verilmeli. Yılda 3-5 milyon euro alan futbolcuların 2-3 sene sözleşmeleri var. Kulüplerin ayakta kalmakla uğraşırken söz konusu paraları ödemeleri mümkün değil. Futbolculara ‘Ben sana bu parayı veremem’ dediğin zaman oyuncu da ‘UEFA’ya giderim, CAS’a giderim’ diyerek tehdit ediyor. Bosman kanunu çıktı çıkalı bu böyle. Futbolcular kulüplerin üzerine çıktı, istedikleri her şeyi elde etmeyi başardılar.
Ama artık böyle sürmesi imkansız. Kulüp yöneticilerinin, futbolcularla yeniden masaya oturarak, ‘Sana artık bu parayı veremeyiz. Yarısını ödeyebiliriz. Ya oynamaya devam et ya da mukaveleni fesh edeceğiz’ demesi lazım. FIFA ve UEFA’nın kulüplere bu yetkiyi vermesi gerekiyor. Vicdanlı futbolculara zaten bir şey söylemiyorum. Onlar istenilen indirimi yapıyorlar. Düşürmek isteyemeyenler de kulübünü şikayet edemesin.
Bir daha futbol eskisi gibi olmayacak. Bugüne kadar oyuncular dünyada en çok kazanan isimler arasına giriyordu. Bundan sonra böyle devam etmeyecek. Yanında 2 bin tane işçi çalıştıran dev gibi işletmeler oyuncular kadar kazanamıyorlar. Zahmetse onlar da çekiyor. Bundan sonra 1 numara üreten, 2 numara finans sektörü olacak. Oyuncular 3. sıraya gerileyecek.
Öyle isimler var ki 4,5 milyon euro maaş alıyor. ‘Git’ diyorsun gitmiyor, ‘Oyna’ diyorsun oynamıyor. Üstüne ‘Ben sözleşmemin sonuna kadar bu parayı alırım’ diyor. Artık bu devir bitmeli. Göreceksiniz şu salgından kurtulalım kulüpler neler yaşayacak. Forma satışı, tribün geliri, naklen yayınlardan aldıkları para, sponsorlar... Bunlar yarı yarıya düşecek. O zaman futbolcuların da ‘feda’ demesi, vicdanlı davranması lazım. Bunu yapmayanlar kendilerini alacak takım varsa gitsinler. Bu sözlerim teknik direktörler için de geçerli. Herkes şapkasını önüne koyup, kulüplerinin menfaati için bir daha düşünmeli.

Yabancı hoca dönemi bitti
Acı ama gerçek... Artık yabancı hoca dönemi mazide kaldı. Bugüne kadar yabancı teknik adamlar bol bol transfer yaptırdılar, kendileri çuval dolusu eurolar aldılar ve futbolumuza hiçbir katkı yapmadılar.
Tabii ki zamanında bazı isimler iyi çıktı ve ligimize iz bıraktılar. Ama büyük çoğunluğu çok büyük hasar yarattı. Bundan sonra ne olursa olsun bütün camialar kendi yetiştirdikleri isimlere güvenecekler. Yabancı hocalara gösterdikleri desteği, yerli isimlere de gösterecekler. İnanın böylesi daha iyi olacak.
Zaten kulüplerimiz yabancıların transfer çılgınlığını kaldıracak durumda değil. Ve bundan sonra uzun süre ayakta kalmak için daha çok savaş verecekler. Bakın şu an Süper Lig’deki hocaların büyük bir çoğunluğu yerli. İki tane yabancı hoca var. Bence onlar da olmasın. Yerli teknik adamların verdiği heyecan, taraftarı da, bizleri de mutlu ediyor. Hiç olmazsa eurolar boşa gitmeyecek.

Federasyonun işi çok zor
Bazı şeyleri konuşma vakti geldi, hatta geç bile kaldık. Federasyonu yeri geliyor hepimiz eleştiriyoruz ama bir de fotoğrafa diğer tarafından bakmak lazım. Bugün Türkiye Futbol Federasyonu, ‘Ben bu sezonu mevcut puan durumuna göre tescil ediyorum’ diyebilir mi? Mümkün değil, kıyamet kopar.
Peki, ‘Play-off oynatacağım’ diyebilir mi? O da olası gözükmüyor. Geriye bir tek seçenek kalıyor. O da ne zaman bu virüs yenilir ve futbolumuz geri gelirse o dönemde kalan 8 haftayı oynatıp şampiyonu, düşecek takımları belirlemek.
Futbolcuları düşünmeyin, FIFA’nın açıklaması var, ‘Haziran ayında sözleşmesi bitenler, oynadıkları liglerde sezon tamamlanıncaya kadar kendi kulüplerinde kalmak zorunda’ diye... O zaman federasyon hiç acele etmeden, sabırlı davranarak, bütün dünya ne karar alıyorsa, UEFA’nın takvimine uyup, ligi tamamlamalı. Bu yaşanırsa herkes mutlu olur. Bence doğrusu da bu.