Antalyaspor maçındaki iyi futbol, bol gol ligin ikinci yarısı için Galatasaray taraftarlarını ümitlendirdi. Hep aynı şeyi söylüyorum yine söyleyeceğim. Bugün Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın, Başakşehir’in, Trabzonspor’un, Sivasspor’un ne kadar şampiyonluk şansı varsa Galatasaray’ın da o kadar var. Kaybedilmiş hiçbir şey yok.
Ama transfer için öyle baskılar var ki bunları gördükçe inanın benim de inanasım geliyor. Evet, Eskişehirspor’dan gelecek olan Sekidika ve Muslera’nın arkadaşı Uruguaylı Saracchi’de sorun yok. Linnes de bu takıma katılacak. Buraya kadar herhangi bir problem yok. Şimdi geçelim öteki sayfaya. Duyduklarımı söylüyorum; Babel’i İtalya’dan üç takım istiyor. Bunları okudukça şaşkına dönüyorum. Babel nasıl gidecek? Her şeyden önce Fatih Terim’in Babel’i göndermek gibi bir niyeti var mı? Ben şimdiye kadar Terim’in ağzından öyle bir laf duymadım.
Aynı durum Belhanda için de geçerli. “Arabistan’a gidiyor, her konuda anlaşıldı. Galatasaray sekiz milyon euroya ‘evet’ diyecek.” Bunları hepimiz okuyoruz. Belhanda Türkiye’de gayet mutlu. Hiçbir yerde kazanamayacağı parayı alıyor. Ailesi, çocukları buradaki yaşamdan gayet memnun. Bu tür haberlere, konuşmalara hiç kimse inanmasın. Onyekuru gelmiş, Florya’da ev tutmuş, cumartesi günü idmanlara çıkacakmış. Bu işler o kadar kolay mı? Monaco’ya yeni bir hoca geldi. Yeni çalıştırıcı, ‘Ben Onyekuru’yu göndermiyorum’ derse nasıl gelecek?
İnsanların biraz frene basması lazım. Futbolcu göndermek, almak kolay işler değil. Onyekuru 15 milyon euroya Monaco’ya gitti. Kovulan antrenörle sorunlar yaşadı. Böyle futbolcuları bedelsiz kiralık kadrona katmak zor. Diagne için de görüşlerim aynı. Brugge, parasını verdiği futbolcuyu göndermez. Hepsinden daha önemlisi iki aydır; “Arda geldi, anlaştı. Hiçbir sorun yok. Florya’da idmanlara çıkacak” gibi yorumlar yapılıyor. Gerçekten çok araştırdım, ama hiç kimseye bunu doğrulatamadım. Fatih Terim, Arda’yı gerçekten almak isterse de iki dudağının arasında. ‘Gel oğlum’ der Arda da gelir. Buna da kimse itiraz edemez, herkes saygı gösterir. Ama böyle bir şey benim kulağıma gelmedi.
Evet, Arda’nın özel hocalarla günde 4 saat iki aydır idman yaptığını ve 8 kilo verdiğini biliyorum. Ama Arda, Galatasaray’a gelecek diye kimseye söyleyemiyorum. Öyle bir ışık ya da görüntü şimdiye kadar görmedim. Ama bilhassa sosyal medya, bir kısım taraftar Arda’ya, Fatih Terim’e hakaret ediyorlar. Bu çok ayıp. Bakın bu insanlara bir sözüm var. Fatih Terim istemedikten sonra Florya’ya hiç kimse giremez. Ama Terim de isterse buna hiç kimse itiraz edemez. Bu böyle bilinmeli. Ve Galatasaray’ın taraftarları, camiası, bundan sonra gelecek ve gidecek isimlere saygı duymalı. Şu anda kulübün birlik beraberliğe ihtiyacı var.

Genç hakemlere güvenilmeli
Bugün MHK Başkanı Zekeriya Alp’in basın toplantısı var. Ben de orada olacağım ve bu konuda çok heyecanlıyım. Gerçekten MHK Başkanı’nın ağzından duymak istediğimiz şeyler var. Birincisi ne kadar uluslararası maç yönetse de hata yapan, adalet dağıtamayan tecrübeli hakemleri bundan sonra dinlendireceğiz. İkincisi yıpranmamış genç hakemleri ligin ikinci yarısı daha çok kullanacağız. Gerçekten spor kamuoyu bunu duymak istiyor. Futbolumuzun buna ihtiyacı var.

Ataman’a, Euroleague şampiyonluğu yakışır
Ergin Ataman’ı ne zaman görsem beni heyecanlandırır. Hele bu sezon Anadolu Efes’in, THY Euroleague’de ortaya koyduğu performans gerçekten bütün Türkiye’yi mutlu ediyor.
Evet, Fenerbahçe Beko bu büyük kupayı bir kere kaldırmayı başardı. Anadolu Efes geçen sezon finalde kaybetti. Ama bu sezon Ataman’ın hırsı, oyuncuların hırsı, Larkin’in özel performansıyla birleşince bu önemli kupanın bir kez daha Türkiye’ye geleceğini düşünüyorum.