Şu durum çok net artık... Beşiktaş’ın gol atmasında bir sorun yok. Sorun Beşiktaş’ın çok basit goller yemesinde.

Dortmund, Ajax ve Sporting gibi takımlardan gol yemek normal ama birebir benzer golleri yiyorsan bu durum elbette konuşulur. Sadece dün gece değil, Başakşehir maçında yenilen son iki gole bakın; birbirinin aynısı. 3-0’dan 3-3 olan Adana Demirspor maçını buraya yazmıyorum bile.

Coates’in 15 ve 27’de attığı gollerde Sporting’in kaptanın bu kadar boş kalması kabul edilebilir durum değil elbette. Üstüne bir de VAR’dan gelen penaltının Sarabia tarafından 44’te gole çevrilmesi ise iki atana bir bedava gibi oldu.

Cyle Larin’in 24. dakikada durumu 1-1’e getirmesinin sevincini en fazla üç dakika yaşayabildik. 38. dakikada Batshuayi’nin direkten dönen topu gol olsa devreye moralli girebilirdik. 1. dakikadaki Paulinho’nin vuruşunda, kaleci Ersin’in kurtarışını ise pas geçemeyiz. İkinci yarıda doğal olarak daha fazla risk alan bir Beşiktaş izledik. Kartal’ın galip gelmesi için ikinci golün erken gelmesi gerekliydi.

62. dakikadaki Larin’in çok sert vuruşu bizleri umutlandırdı ama kaleci Adan güç de olsa topu uzaklaştırabildi. 67’de Paulinho’nun vuruşu direkten dönmese Beşiktaş’ın umutları tamamen bitecekti. 69’da Batshuayi o pozisyonu gol yapsa umutlar daha da artacaktı. Kalan dakikalar Beşiktaş’a gol getirmezken 89. dakikada Paulinho’dan gelen golle durum 4-1 oldu. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’ndeki üçüncü maçından da puan çıkaramadı.