Yıldızlar fişi çekti

8 Temmuz 2020

Sadece ligin zirvesini değil, dibini de yakından ilgilendiren bir maçtı. Son iki sezonuna baktığımızda genelde stresin zirve yaptığı haftalarda olmasına rağmen, Okan Buruk’un Medipol Başakşehir’i sanki bu sezon çok daha farklı bir görüntü veriyordu. Akhisar’da final yaşamış, bu sezonki Avrupa maçlarında da aynı heyecanı yaşamış olan Okan Buruk, bu tecrübesini lig kupasında da pekiştirmek istiyor.
Bülent Uygun sonrası Levent Kartop’un başında olduğu Yukatel Denizlispor, boş tribünlü bir deplasmana gelmiş olsa da, Enzo Crivelli ve Demba Ba’sı olan bir rakibe karşı çok da açık oynayamazdı. İlk yarı Başakşehir’in bu sezonki klasiği gibiydi. Ne bir panik ne de gol vardı. 17. dakikada Crivelli’nin yandan auta giden vuruşu ile Visca’nın 21’de savunmadan dönen volesinden baska bir pozisyon yoktu.
İkinci yarıya ise Yukatel Denizlispor çok iyi başladı. 52. dakikada duvar pasıyla bir anda kaleci Mert ile karşı karşıya kalan Rodallega, milli eldiveni geçemedi. Kolombiyalı oyuncu bir dakika sonrasında kale ağzından paralel geçen topa son anda dokundu ama bu top da yandan auta gitti.
Denizlispor’un bu kazanma iştahı, Crivelli’nin 65. dakikadaki kafa golünden sonra da devam etti. Rodallega’nın 67. dakikadaki şutunu Mert iki hamlede kontrol etti. Fakat Visca’nın 78’de penaltıdan attığı golden sonra 2-0 geriye düşen konuk ekibin, bu dakikadan sonra yapacağı pek bir şey kalmamıştı.

Yazının devamı...

Futbol topu Sergen Yalçın'ı görse saygıdan ceketini ilikler

21 Haziran 2020

Hiç unutmam, farklı biten bir maçın ardından "Bu maçın nesini konuşayım" demişti mağlup takımın hocası. Aynısını ben de söylüyorum. Bu maçın nesini yazayım. Beşiktaş, Denizlispor'u 5-1 yenmiş özellikle 1-1'den sonraki geri dönüşü ayakta alkışlanmalı.

Lakin benim meselem çok daha farklı. Bakıyorum da Sergen Yalçın göklere çıkarılıyor bir de hocaya bir sonraki senenin kadrosu konusunda tavsiyelerde bulunuyorlar. Ben Sergen Hoca'yı iyi tanırım. Bu Sergen Yalçın o eski Sergen Yalçın değil. Eğer eski Sergen Yalçın olsaydı şöyle derdi:

Kusura bakmayın ama siz kimsiniz ki benimle futbol konuşuyorsunuz? Siz kimsiniz ki benim sahaya sürdüğüm kadroya yanlış kadro diyorsunuz? Size göre yenilen her kadro yanlış zaten. Antrenmanların hepsi kapalıydı. Nereden biliyorsunuz kimin kimden daha hazır olduğunu? Bakıyorum da eleştirilerinizin arasında kanat oyuncularımın gole katkı rakamları yok. 14 gün karantinada kalan oyuncularımdan hiç bahsetmemişsiniz. Laf olsun torba dolsun.

Vallahi billahi o eski Sergen Yalçın olsaydı buna benzer ifadeler kullanırdı. Ama Sergen Hoca, yaş ilerledikçe akil insan gibi olmuş. Bu eleştirilerle artık etle tırnak gibi yaşıyor. Fakat işin özüne inmek gerekirse, bırakın da Sergen Hoca işini yapsın. Skor yazarlığını, skor yorumculuğunu ve sosyal medya fenomenliğini bırakın artık. Futbol topu Sergen Yalçın'ı görse ceketini ilikler bunlar ise hocaya üstü kapalı "sen bu işi bilmiyorsun" diyorlar.

 

Yazının devamı...

Bu mağlubiyet Sergen Yalçın'a yazılmaz

14 Haziran 2020

Sergen Hoca maçtan sonra çok güzel özetledi: İnanılır gibi değil.
Gerçekten de inanılacak gibi değil.Sahada Beşiktaş'ın büyüklüğüne yakışmayacak bir oyun ve yine Beşiktaş formasına yakışmayacak bireysel hatalar. İndirim isteyen yönetim, hiç virüs falan demesin. Sırf şu kötü oyun yüzünden indirim isteme hakkı vardır.
Hele o ilk gol.. Nasıl yenilir inanılacak gibi değil. Halı sahada bile bu kadar rahat gol atamazsın. Oyun psikolojisini bu şekilde bozan bir golü yedikten sonra, hemen toparlanmak lazımdı. Lakin boş tribünler önünde de çok kolay olmuyor. Sergen Yalçın bazı hamleler yaparak oyunu tersine çevirmek istedi fakat kalan zaman yetmedi.
Gelelim en önemli noktaya. Bu mağlubiyet Sergen Yalçın'a mı yazılır?
Yazan olur mu bilemem ama ben yazmam. Beşiktaş'ın asıl problemi faturaları bu şekilde yanlış yerlere kesmek. Saha içerisinde nasıl oynayacağını bilmeyen adam varsa, Sergen Hoca ne yapsın? Milyon eurolar alıp da topu kontrol etmesini bile bilmeyen oyuncu varsa ne yapsın Sergen Hoca. Antrenmanda şov yapan fakat sahada tel tel dökülen adam varsa, ne yapsın Sergen Hoca.
Bu takımın sorunu teknik adam falan değil. Bu takım, takım değil. Bir maç sonra yanındaki Şenol Fidan'a dönen Abdullah Avcı "Ben böyle bir takım görmedim hocam" demişti. İşte dün akşamki maçın özeti bu. Kimse kusura bakmasın ama ben de böyle bir takım görmedim. Sergen Yalçın daha önce Ozan Tufan'a futbolcu olduğunu hatırlatmıştı ama bütün bir takıma futbolcu olduklarını hatırlatabilir mi acaba?
Mağlubiyetleri hocalara yazmak çözüm değil. Yaza yaza Beşiktaş'ta hoca bırakmadınız. Samet Aybaba, Rıza Çalımbay, Rasim Kara ve Şenol Güneş gibi isimleri işte böyle yediler. Transferler, transfer değil. Abdullah Avcı'yı getirir getirmez Orhan Ak meselesi çözülemedi. Ani seçimle yönetim değişti. Yeni yönetim geldi istediği gibi transfer yapamadı. Takımın içerisindeki bazı oyuncular, takım içi yönetimi kendi ellerinde tutmak istiyor.

Yazının devamı...

Boateng kafa karıştırdı

8 Şubat 2020

Sergen Yalçın, Beşiktaş’a geldikten sonraki 2. maçına bugün çıkacak. İlk maç olan Ç.Rizespor deplasmanından galibiyetle dönen siyah-beyazlı teknik adam, kendi açısından bugün çok anlamlı bir maça çıkacak.
Teknik adamlık kariyerinde ilk kez Vodafone Park’ta taraftarın karşısına çıkacak olan Sergen Yalçın, bu maça hem kendini hem de takımını çok iyi hazırladı diyebiliriz.
Beşiktaş’a yeni gelmiş olsa bile artık bu ligin deneyimli hocalarından biri olan Sergen Yalçın’ın kafasını karıştıran tek istisna Boateng olmuş. Beşiktaş’ın yeni transferinin hazır bir biçimde gelmiş olması Sergen Yalçın’ı mutlu etse de, kadroda yer açma konusunda sıkıntıya sokmuş. Ç.Rizespor maçında 4-1-4-1 anlayışını sahaya yansıtarak Atiba’yı bir sekiz numara gibi kullanan Sergen Yalçın, bu anlamda Boateng’e henüz bir numara veremedi. Forvet oynamanın yanı sıra forvet arkası ve kanatlarda da oynayan Boateng’i değerlendirmek isteyen siyah-beyazlı teknik adam, Ganalı futbolcudan bir şekilde yararlanmaya çalışacak.
Kadroda sürpriz olma ihtimalinin yanı sıra, Sergen Hoca’nın bu oyuncuya ikinci devrede de şans vermesi bekleniyor. Hafta içerisindeki idmanlarda Boateng ile birlikte Burak Yılmaz’a da ekstra çalışmalar yaptıran Sergen Yalçın’ın hem üç puanı kazanıp hem de bol gollü bir maç üzerinde çalıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yazının devamı...

Ya hocam sen ne yaptın?

27 Ocak 2020

Göztepe - Beşiktaş maçı bittikten sonra, stat dışında bir Göztepe taraftarı yanıma geldi.. "Lüften yorumlarınızda, Göztepe'nin galibiyetinden de bahsedin" dedi. Haklıydı... Genelde medyada, büyük takımlarla oynayan kulüplerin, galibiyetlerinden çok büyük takımların neden yenildiği üzerinde duruldu hep.

Fakat güzel Göztepeli kardeşim.. Hadi ben bahsedeyim diyorum fakat hakem hatalarından bir türlü sizin galibiyetinize gelemiyorum. Hepsini geçtim, şu pırıl pırıl parlayan Rıdvan Yılmaz'ı bile konuşamadık. Ben Rıdvan'ın yerinde olsam, maçın hakemi Hüseyin Göçek'in iki yakasına yapışıp "Ya hocam sen naptın. Herkes belki beni konuşacaktı ama sen maçın önüne geçtin" derdim.

Biraz da iğneyi bazı meslektaşlarıma batıracağım. Lütfen ama lütfen "efendim gelişmiş liglerde, medya bizim gibi hakemleri konuşmuyor. Aşalım artık bunları" demeyin kardeşim. Dünkü Hüseyin Göçek, Tottenham-Manchester City maçını böyle yönetsin, benim bildiğim Mourinho'yu dört kişi zor tutardı. İngiliz medyası onu manşetlerde sallandırır, düdüğünün içindeki nohuta kadar, tüm yetkileri elinden alınırdı. O liglerde niye mi hakemler konuşulmuyor; çünkü onlarda kötü hakemler daha sistemin içine dahil edilmeden eleniyorlar. Biz de ise tam tersi.

Hakemlerden canı yanan kulüp kadar diğer kulüpler de tepki göstermeli. Ama sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Ligdeki yarış haksızlıktan pay kapma yarışına dönmüş. Hiç kimse marka değerinden falan bahsetmesin. Bazı iyi hakemler hariç, bu hakemlerle bu ligin marka değeri asla parlamaz.
Maça gelecek olursak, Göztepe'nin yeni stadı, Türk futboluna hayırlı uğurlu olsun. İlhan Palut, takımını her geçen gün daha üst seviyelere taşıyor. Beşiktaş'ta malum çok eksikler vardı. Buna rağmen maçı kurtarabilecek pozisyonları da oldu. Eğer yeni teknik direktör Sergen Yalçın olursa, ilk işi Burak Yılmaz'ı daha çok besleyecek bir anlayışı getirmek olacaktır.

Peki Sergen Yalçın transfer ister mi? Ev yandıktan sonra gelen itfaiye arabasını bu saatten sonra en fazla bir ambulans olarak kullanabilirsin.


Yazının devamı...

Ya hocam sen ne yaptın?

27 Ocak 2020

Göztepe - Beşiktaş maçı bittikten sonra, stat dışında bir Göztepe taraftarı yanıma geldi.. "Lüften yorumlarınızda, Göztepe'nin galibiyetinden de bahsedin" dedi. Haklıydı... Genelde medyada, büyük takımlarla oynayan kulüplerin, galibiyetlerinden çok büyük takımların neden yenildiği üzerinde duruldu hep.
Fakat güzel Göztepeli kardeşim.. Hadi ben bahsedeyim diyorum fakat hakem hatalarından bir türlü sizin galibiyetinize gelemiyorum. Hepsini geçtim, şu pırıl pırıl parlayan Rıdvan Yılmaz'ı bile konuşamadık. Ben Rıdvan'ın yerinde olsam, maçın hakemi Hüseyin Göçek'in iki yakasına yapışıp "Ya hocam sen naptın. Herkes belki beni konuşacaktı ama sen maçın önüne geçtin" derdim.
Biraz da iğneyi bazı meslektaşlarıma batıracağım. Lütfen ama lütfen "efendim gelişmiş liglerde, medya bizim gibi hakemleri konuşmuyor. Aşalım artık bunları" demeyin kardeşim. Dünkü Hüseyin Göçek, Tottenham - Manchester City maçını böyle yönetsin, benim bildiğim Mourinho'yu dört kişi zor tutardı. İngiliz medyası onu manşetlerde sallandırır, düdüğünün içindeki nohuta kadar, tüm yetkileri elinden alınırdı. O liglerde niye mi hakemler konuşulmuyor; çünkü onlarda kötü hakemler daha sistemin içine dahil edilmeden eleniyorlar. Biz de ise tam tersi.
Hakemlerden canı yanan kulüp kadar diğer kulüpler de tepki göstermeli. Ama sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Ligdeki yarış haksızlıktan pay kapma yarışına dönmüş. Hiç kimse marka değerinden falan bahsetmesin. Bazı iyi hakemler hariç, bu hakemlerle bu ligin marka değeri asla parlamaz.
Maça gelecek olursak, Göztepe'nin yeni stadı, Türk futboluna hayırlı uğurlu olsun. İlhan Palut, takımını her geçen gün daha üst seviyelere taşıyor. Beşiktaş'ta malum çok eksikler vardı. Buna rağmen maçı kurtarabilecek pozisyonları da oldu. Eğer yeni teknik direktör Sergen Yalçın olursa, ilk işi Burak Yılmaz'ı daha çok besleyecek bir anlayışı getirmek olacaktır.
Peki Sergen Yalçın transfer ister mi? Ev yandıktan sonra gelen itfaiye arabasını bu saatten sonra en fazla bir ambulans olarak kullanabilirsin.

Yazının devamı...