Serdar Sarıdağ

Serdar Sarıdağ

serdar.saridag@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Başlığı son sonraya bırakalım... Önce Tolgay'dan başlayalım. Bazı sarı kartlar vardır, gereksiz yere görülür. Bazı sarı kartlar ise görülmesi gereken kartlardır. Dün gece Tolgay Arslan'ın 16. dakikada gördüğü sarı kart, belki de maçın kırılma noktasıydı. Eğer Tolgay, muhtemelen net bir gol pozisyonu yaratabilecek olan Manthatis'i düşürmeseydi, sonuç çok daha farklı olabilirdi. Bu yüzden çoğu teknik adam Tolgay'ın gördüğü bu sarı kart için, görülecekse böyle görülmeli der. O dakikalarda gelmesi muhtemel bir gol, zaten ilk 45 dakika silik oynayan Beşiktaş'ın tur şansını, en aza indirebilirdi.
Tolgay, gördüğü bu kart nedeniyle doğal olarak yerini ikinci devrenin başında Oğuzhan'a bırakmak zorunda kaldı. Bence planlanandan daha erken bıraktı. Gerçek oyun kimliği olan yoğun pas anlayışına geri dönen Beşiktaş'ın bu değişiminde, Oğuzhan'ın payı çok büyük. Oyunun sıkışan bölümlerinde verdiği kısa ve etkili paslar, Quaresma, Talisca, ve Atiba'nın daha da etkili oynamasını sağladı. Aboubakar'ın attığı beraberlik golüyle gücüne güç katması beklenen Beşiktaş, bekleneni gerçekleştiremedi. Neden mi? Cevabı başlıkta.
Evet, Quaresma Atiba'ya bulaşmamalı. Kendimden biliyorum ki o dönemler haklıydım Atiba'yı gerektiği kadar dikine oynamıyor diye eleştirmiştim. Gelen tepkiler nedeniyle neredeyse sosyal medya hesabım kilitlenecekti. Anladım ki Atiba'nın, Beşiktaş tribünlerinde sonsuz bir kredisi var. Bu nedenle dün de kaleye çektiği bir şuttan dolayı, kendisine kızan Atiba'ya diklenen Quaresma'yı uyarıyorum. Bu görüntü gerçekten ne kendisine ne de Beşiktaş'a yakışmıyor. Atiba burada yüzde yüz haklıydı. Eğer Quaresma, şut çekmek yerine topu bomboş durumdaki arkadaşına verse, ikinci gol gelebilirdi. Oyunu okuma konusunda Atiba değil Beşiktaş'ın, ligimizin en iyi oyuncularından biri. Bence Quaresma bu konuda ona kızmak yerine tam tersine kulak vermeli. Bu ikili arasındaki bu tarz tartışmalar daha evvel de yaşandı. Şenol Güneş doğruyu söylüyor. Çok özür dilemek de iyi bir şey değil. Hocanın dediği gibi, silgiyi bitirmemek lazım. İddia ediyorum, Atiba ve Quaresma futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlüğü seçsinler, Atiba açık ara fark atar. Çünkü o, Beşiktaş'ın sahadaki siyah Şenol Güneş'idir.
Toparlayacak olursak, Bento'yu gönderen Olympiakos, Cambiasso'yu gizli teknik direktör yapmış. Hoca değişikliklerinden sonraki ilk maç, rakipler için genellikle zor olur. Benim de futbol tarzını beğenmediğim Bento'nun gidişi, bu kapsamda Olympiakoslu oyuncuların Beşiktaş maçına daha da motive olmalarını sağlamıştır. İlk 45 dakika bu durumu net şekilde gördük. Kuralar çekildiğinde Olympiakos'un futbol olarak Beşiktaş'ın yanına yaklaşamayacağını ama isim olarak Kartal'ı rehavete sokmayacak bir takım olduğunu dile getirmiştim. Futbol olarak Beşiktaş'ın yanına yaklaşamayacağını ikinci yarıda gördük. Dileriz, dünkü maçın son 45 dakikasını, Vodafone Arena'daki doksan dakikanın tamamında görürüz. Yeter ki Quaresma o maçta Atiba'ya kulak versin. O zaman ülke olarak, Beşiktaş'ın Avrupa'daki başarısını hep birlikte kutlarız.