Üç galibiyete ulaşan takımın adını Final Four’a yazdıracağı serinin İstanbul’daki ilk buluşmasında Anadolu Efes fırtınası esti. Sertaç’ın mükemmel oyunuyla kontrolü ele geçirdikten sonra arayı sürekli açan lacivert-beyazlılar İspanyol devini darmadağın etti.

THY Euroleague’deki temsilcimiz Anadolu Efes, çeyrek final serisinin ilk maçında Real Madrid’i 90-63 yenmeyi başardı, durumu 1-0 yaptı. Real Madrid’in kısa rotasyonda sezon içinde yaşadığı eksilmeler, Efes gibi guard rotasyonu belki de Avrupa’nın en iyisi olan bir ekibe mutlaka avantaj sağlayacaktı, maçtan önce bu beklentimiz vardı ve rakipte Laprovittola’nın çok etkili oynadığı ilk bölüm dışında bu alandaki üstünlüğümüz hep göze çarptı.
Ancak uzun rotasyonunda Tavares’e karşı bu denli ezici bir üstünlük kurmak, beklentilerin çok yukarısındaydı ama çok ‘Şanlı’ bir sezon geçiren Sertaç, bu alanda maç genelinde ama özellikle de 3. çeyrekte öyle bir üstünlük kurdu ki, sayıları, blokları, ribauntları ile Real Madrid uzunlarını hayattan soğuttu.
Üstünlüğü ele almak, Efes adına havasını bulmaktı, daha iyi savunma yapıp, bunu hücuma da yansıtmaktı. 3. çeyreğin ilk 7 dakikasında Real Madrid gibi bir ekibe sadece 2 sayı attırmak, Efes’in nasıl bir havaya girdiğinin kanıtıydı. Simon’un neredeyse kusursuz oyunu ve 6 asistine, kapasitelerinin bir derece altında oynayan Larkin ile Micic’in de 5’er asistle katkı yapması, Beaubois’nın hücumda sorumluluk alıp, takımı skorda sırtlaması, Dunston’ın kenardan gelip, Sertaç’ın resitaline katkı yapması, ancak her şeyden önemlisi de Efes’in oynadığı basketboldan keyif aldığını çok net izleyenlere de yansıtması, harika bir sonucu beraberinde getirdi.
Bu serinin ilk maçıydı, mükemmel başladık. Ancak hala kazanılması gereken iki maç var. Efes’ten beklentimiz, aynı şovu sürdürmesi, çünkü geçen yıldan bu yana biz ‘Efes ruhunu’ tekrar salonlarda görmeye çok alıştık.