Yunanistan’da 14 farkla kaybettiği rakibi karşısında Ülker Arena’da şov yaptı temsilcimiz. Müthiş pas
trafiği, bitmeyen savunma enerjisi daha ilk çeyrekte 31 sayıya ulaşmamızı sağladı, maç sonunda 100’ü
bulan sarı-lacivertliler, rakiplerine korku saçmaya başladı.

THY Euroleague’deki temsilcimiz Fenerbahçe Beko, 100-74 ile 20. maçında 10. galibiyetine ulaştı. Son haftalardaki gibi maça yine süper başladı temsilcimiz, Barthel’in yokluğunda Ahmet’in, Vesely ile çok iyi bir ikili olması ile boyalı alanı çok etkili kullandı, belki hücum ribauntları verdi ama Nedovic’i çok akıllıca savunup rakibi top kayıplarına zorladı, daha ilk çeyrekte 31-12’lik üstünlüğü yakaladı. Ulanovas’ın da bu düzende devreye girişi, pas trafiğini artırdığı zaman çok kolay hücum edebilmesi Fenerbahçe’nin yeni düzendeki en büyük getirileriydi.
2. çeyreğin başında konuk takımdan bir atak geldi. Aslında bu atağı biraz da Kokoskov davet etti. Rotasyon önemli mutlaka ama bunu bu denli radikal yapmasa... Takım tam hızını almış giderken, bir anda takımın tamamını değişmek, adeta el freni gibi. Neyse ki 12-2’lik Panathinaikos serisinin ardından Sırp çalıştırıcı normal düzene dönmekte gecikmedi, kalan sürede de rotasyonu daha yumuşak geçişlerle yapıp, buldozer gibi giden takımına ‘tam yol ileri’ dedi.
Takıma döndüğü günden bu yana yaşanan gelişimin mimarlarından olan Guduric ile, bu ekibin yüreğinin sahadaki en net göstergesi olan Vesely-Pierre ikilisi, 3. çeyrekte yaptıklarıyla rakibe teslim bayrağını çektirdi. Tıpkı Baskonia maçındaki gibi daha 3. çeyrekte maça noktayı koydu Fenerbahçe, ‘intikam’ maçlarına devam etti. Deplasmanda farklı kaybedilen maçları daha farklı skorlarla kazanmak, sahada her top için savaşan bir takım görüntüsüne ulaşmak, bunun getirisi olarak da yüzde 60’ın üzerinde hücum edip kazanmak, bunların hepsini de kötü başlanan bir sezonda başarmak takdire değer durum. Haydi Fenerbahçe, daha çok hesap var kapanacak...