Uzay Gökerman

Uzay Gökerman

uzaygokerman@yahoo.com

Tüm Yazıları

Bir haftadan bu yana gündemi işgal eden Volkan Demirel olayının içinde savcılık tarafından tedbirli olarak “akreditasyonsuz stada girdiği gerekçesiyle” Hasan Çetinkaya’nın spor müsabakalarından men etme cezası dün “sessizce” kaldırıldı.

Neden ceza verilmişti?

Pazartesi günü medyaya yansıyan görüntülerin içinde Volkan’ın TT Arena’dan çıkışında yaşanan olayların aktörlerinden biri olarak ön plana çıkarılmıştı.

Soru şöyle kuruluyordu büyük manşetler halinde;

“Hasan Çetinkaya’nın TT Arena’da ne işi var?”

Haberin Devamı

Medyanın bu sorusu savcılık makamının da ilgisini çekmiş ki ertesi gün apar topar Hasan Çetinkaya’ya ilgili yasa gereği spor müsabakalarını seyirden menle cezalandırmıştı.

Beş gün sonra Hasan Çetinkaya muhtemelen TFF’den bir yazı alıp mahkemeye sundu ve ceza kaldırıldı.

TFF’nin mahkemeye yazdığı resmi yazıda ne yazıyordu peki?

“Hasan Çetinkaya TT Telekom Arena’ya TFF tarafından ‘yardım’ amacıyla çağrılmış ve olaylara karışmamıştır.”

Yardımın konusu neydi?

“Volkan Demirel’in stadyumdan çıkarılmasında futbolcuya eşlik edecekti.”

Volkan’ın kadrodan çıkarılması ve hatta stadyumdan ayrılıp evinde dinlenmeye çekilmesini isteyen kim?

“Fatih Terim…”

Beş gündür medya, spor yazarları, yorumcuları ve hatta artık teknik direktörler konuyu kimlerin üzerinden tartışıyor?

Volkan Demirel, Emre, Hasan Çetinkaya…

Sürece irade koyanlar kim peki?

TFF ve Fatih Terim.

Beş gündür ortada bu kadar yoğun bir polemik varken neden TFF ve Fatih Terim topa girme, açıklama ihtiyacı duymuyor?

Neden susuyorlar da konuyu resmi evrak düzeyinde takip etmemizi sağlıyorlar?

Bilmiyoruz.

Daha kötüsü bu Volkan Demirel’i tartışırken gösterdiğimiz holiganist tutum içinde bu soruları sorma gereği bile duymuyoruz.

İtinayla algı yaratılır; hadi hayırlısı, rastgele…

Derken neredeyse adını unutmak üzere olduğumuz Şenol Güneş ortaya çıkıyor ve şu açıklamayı yapıyor.

“Volkan sahada kalmalıydı. Volkan Demirel küfür nedeniyle sahaya çıkmadı. Peki diğer maçlarda da aynı tepkiye maruz kalırsa ne yapacak? Yine sahayı mı terk edecek?” (https://www.milliyet.com.tr/volkan-polemigi-fenerbahce-bursaspor-1973290-skorerhaber/)

Haberin Devamı

Şenol Güneş bu topa şimdi durup dururken niye girdi diye düşünürken birden maziye doğru dalıyorsunuz.

Tarih Aralık 2010; Aykut Kocaman Trabzonspor’un kazandığı penaltılar üzerine bir yorum getiriyor.

Derken Şenol Güneş’ten çok ağır bir cevap geliyor.

“…rakip takımın antrenörü böyle bir beyanat yapıyorsa ya antrenörde bir yanlışlık var ya da bu düzende yanlışlık var. Fırsatçılık kimsede olmamalı. Fenerbahçe'nin büyüklüğü, genç bir antrenörün geleceğini karanlığa atma adına, günü kurtarmak için yaptığı ifadeler üzerinden olmamalı. Fenerbahçe'nin o ifadelerle büyümeyeceğini o da bilmeli. Benim bir büyük olarak tavsiyem, biraz daha dikkatli konuşsunlar. O açıklamalar ülke futboluna zarar verir. Onun geleceği kararır, benim geleceğim yok zaten. Ben futbolu kapatacağım."()

Aykut Kocaman’a ismiyle hitap etmekten özenle sakındığını hissettiğimiz bu açıklamaların sonunda Fenerbahçe-Trabzonspor rekabetinin boyutunun nerelere gittiğini biliyoruz.

Üç gün önce Prandelli’nin bir açıklaması var.

Haberin Devamı

"Son haftalara baktığınızda Fenerbahçe'ye çok fazla penaltı verildiğini görüyorum"

Açıkçası geçmiş yıllarda penaltılar konusunda duyarlılığı bu kadar yüksek Şenol Güneş’in buna cevap vereceğini düşünürken, “tecrübeli teknik adam” konuyu Volkan Demirel ile açıp kapatıyor.

Sonra ne oluyor?

Fenerbahçe Kulübü bir açıklama yapıyor.

Fenerbahçe bu açıklamayı yapınca Bursaspor da boş durmuyor, haliyle o da gerilimi artıracak bir metin de onlar yazıyor.

Yahu neler oluyor diye aklımızdan geçirirken; bu hafta Bursaspor-Fenerbahçe maçı olduğunu hatırlıyoruz.

Tesadüf bu ya…

Son dört haftadır Fenerbahçe ile karşılaşan takımların başkan, yönetici ve teknik adamları Fenerbahçe ile ilgili açıklama yapmayı gelenek, alışkanlık haline getiriyorlar.

Bu açıklamalar sportif mi?

Ünal Aysal, İlhan Cavcav, Fikret Orman ve Şenol Güneş…

Konular yoğun olarak hakemler, penaltılar, Aziz Yıldırım…

İTÜ'den Rapor!

Bir makine mühendisi olarak, elbette bilimin ne olduğu ve ne ile ilgilendiğini bilmek zorundayım.

“Bir şey kendisini sürekli tekrar ederse orada bilimsel bir vaka vardır!”

Bilim nerede yapılır?

İTÜ Türkiye’nin en önemli mühendislik eğitiminin verildiği üniversite olarak Temmuz 2012’de bilimsel bir araştırma sonucu yayınlıyor.

Konu nedir?

Son 15 yılda kamuoyu Fenerbahçe lehine penaltı verildiği algısına sahipken, İTÜ akademisyenleri bunun tersini gösteriyor ve algıyla gerçek arasındaki ilişkinin hakemleri nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.

İtinayla algı yaratılır; hadi hayırlısı, rastgele…

Fikret Orman 3 Temmuz süreciyle ilgili olarak “bizi karıştırmayın” mealinde bir açıklama yaptı.

Beşiktaş hangi tezi savunuyor 3 senedir?

“Beşiktaş konuya meze yapılmıştır!”

Yani operasyon yapanlar Beşiktaş’ı kullanmışlardır.

Şu soruyu sormak çok mu zor?

“3 Temmuz’da Beşiktaş’a komplo kurup, sürece dâhil edenler aynı şeyi Fenerbahçe için neden yapmış olmasınlar?”

Ancak Beşiktaş ısrarla Fenerbahçe’nin şikeye bulaştığını ima etmekten geri duramıyor.

“Benim oyuncularım seçilmiş özel insanlardır, çok karakterli çocuklardır, hareketlerini irdeleyerek yapan insanlardır. Bundan, başka oyuncular bunun tam tersidir manası çıkmasın kesinlikle. Ben kendi oyuncularımdan bahsediyorum. Bizim oyuncularımız her gittiği yerde alkışlarla karşılanır. Çünkü onlar hiçbir zaman rakip takım futbolcularına ve taraftarlarına bir eylem içinde bulunmazlar” (https://www.milliyet.com.tr/turk-futbolu-icin-kazanc-besiktas-1973254-skorerhaber/)

Fikret Orman bu yorumu elbette belli bir amaç için veriyor. Yapılan kıyaslamanın adresi belli; Volkan Demirel.

Fikret Orman bir ay önce Gökhan Töre’yi tartıştığımızı ve konuştuğumuzu unutmuş olmalıdır.

Gerçi unutmasında da tuhaf bir şey yok; çünkü malum başta Volkan Demirel konusunda derin bir sessizliğe bürünen Milli Takım’ın teknik patronu olmak üzere hemen herkes olayın normalleştirilmesi ve sıradanlaştırılması için büyük çaba harcadılar.

Bu hafta TFF bir yönetmelik değişikliği yapıp hakemlere neredeyse hâkim rolünü verdi.

Bu yönetmelik sanki tek bir kişiyi ve kulübü hedef alıp yazılmış gibi okunuyor.

Ortam ne kadar uygun değil mi?

Her şey hazır gözüküyor.

Hadi hayırlısı, rastgele…

http://twitter.com/uzaygokerman