Milli Eğitim'in Fenerbahçe'den beklentisi sponsorluğa benziyor?

Milli Eğitim Bakanı Sn. Nabi Avcı Sivrihisar’da önüne çıkan işçi emeklisi ve Fenerbahçeli 58 yaşındaki Ahmet Akoğlu’nun;

"Kendim için bir şey istersem namerdim. 3 çocuğum da öğretmen, onlar için de bir şey istemiyorum. Şu Kenan Evren Lisesi'ni lütfen yani. Galatasaray'a bedava stat yaptınız. 3 tane okul yaptık, bir tane de spor salonu verdik. Ben hasta Fenerbahçeliyim. Başkanım için hapis de yatmaya hazırım."

Şeklindeki sitemine karşılık çok ilginç bir cevap vermiş.

"Fenerbahçe'nin yaptığı 3 okul ve bir spor salonu. Onların toplamı tutarı 18 milyon lira. 18 milyon lira harcamışlar o okullara. Diyorlar ki 60 milyon lira harcadık. Peki, 60 milyon olsun. Karşılığında ne istiyor biliyor musun? Karşılığında 374 milyon liralık arazi istiyorlar. Ben diyorum ki Fenerbahçelilere burayı satalım. 81 vilayete, hadi senin hatırın için bir tane de Sivrihisar'a yüzme havuzu, kapalı spor salonu olan birer Fenerbahçe Spor Lisesi açalım. Var mısın? Bak 81 vilayete o parayla açılacak, bir düşün bunu. Galatasaray'a bedava vermedik. Orası eğitim sahası değildi." (*)

Açıkçası Bakan’ın istekleri ve beklentilerini besleyen hayal dünyasının geri planında yatan Fenerbahçe gerçeğini görmemek imkânsızdır.

Öncelikle işçi emeklisi Fenerbahçelinin hayata bakışına dikkat eder misiniz?

-Hapis yatmaya hazırım.

-Kendim için bir şey istemiyorum.

-Çocuklarım için bir şey istemiyorum.

-Ama yapmayın etmeyin, Fenerbahçe’nin şu hakkı olan şeyi verin.

Bu bir fenomenolojidir; bu kitabını yazdığımız, anlattığımız Fenerbahçe’nin benzersiz ideolojisidir!

Dünyanın hiçbir yerinde bir devlet yetkilisine vatandaş taraftarı olduğu kulübü için bir talepte bulunmak üzere önüne dikilmez, mutlaka kendisinin bir talebi vardır.

Türkiye’de de benzerlerinin olduğu gibi; ancak Fenerbahçe öyle değil, tuhaf olan bu ve anlaşılmadığı için de kötüye yorulan bu olur.

***

81 vilayete 81 adet Fenerbahçe Spor Lisesi istemek!

Bu bir sponsorluk teklifi gibi görünüyor.

Fenerbahçe’yi Milli Eğitimin sponsoru olarak görmek istemelerini Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinin iftiharla karşılaması gerekir.

Nasıl, Ülker Fenerbahçe Basketbol Şubesine sponsor olup, Fenerbahçe Ülker ismini almış, ismi tüm Türkiye’de olduğundan dünyada da popüler hale gelmiştir, pekala Milli Eğitim Bakanlığı da bu okulların yapımı süresince isminin yanına Fenerbahçe sponsorluğunu taşıyabilir ve “Milli Eğitim Fenerbahçe” olabilir.

Fenerbahçe’den herkesin bir şey isteme hakkı vardır.

Fenerbahçe sürekli bir şeyler istenen bir büyüklüğe erişmiştir.

Fenerbahçe’den herkesin bir şey isteme hakkı vardır; ancak Fenerbahçe’nin kimseden hak ettiğini talep etme durumu yoktur.

  • Kendi stadyum ve spor salonlarını yaptırmış,
  • Yetmemiş bir ilköğretim kurumu açmış,
  • Yetmemiş kimsenin ihalesine ‘tenezzül’ göstermediği bir yer için 70 küsur milyon lira vererek burasının arazisini de satın almış,
  • Üniversite için hazırlığa başlamış,
  • Düzce ve Ankara’da sportif amaçlı ve bugün birçok spor kulübünün kullandığı, milli takımların kamp yaptığı tesis kurmuş,
  • Devlete kendi kaynaklarını kullanarak veya yaratarak üç ilköğretim kurumu yapmış, televizyon ve radyolarını kurmuş,
  • Fenerium adında çok büyük ve güçlü bir satış ağı kurmuş,
  • Borsa’da değeri milyarlarla ölçülen bir büyüklükte şirket haline gelmiş,
  • Fenerbahçe her sene devlete olan yükümlülüklerini yerine getiren bir kulüp olmuştur.

Şu bir gerçek ki Türkiye’de oynanan futbolun ana kaynağı da Galatasaray ile birlikte Fenerbahçe’nin isminden gelmektedir.

3 Temmuz sürecinin en büyük ikiyüzlülüklerinden biridir Fenerbahçe’nin bir alt lige düşürülememesi; bakmayın yarım ağızla birkaç kişinin bu talebi yaptığına, kendisini mağdur gösteren kulüp de aralarında olmak üzere Türkiye’de tek bir kurum, kişi delikanlı gibi çıkıp ortaya Fenerbahçe’nin küme düşürülmesini talep edememiştir.

Fenerbahçe’yi neden düşüremediniz?

Sn. Mehmet Ali Aydınlar’ın “Fenerbahçe’yi küme düşüremezdim” açıklamasının ardında hep onun Fenerbahçeliliğini arayıp sorgulayanlardan neden bir tanesi de çıkıp o günlerde bu talebi güçlü bir sesle dile getirememiştir?

Bakın yanlış anlaşılmasın o günlerde diyorum, sonrasında iş işten çoktan geçtikten ve bir anlamda ezber tekrarına dönüşen açıklamalardan söz etmiyorum.

Sn. İlhan Cavcav sıcağı sıcağına neden “kimse küme düşmesin!” açıklamasını yapma gereği duymuştur? (**)

Fenerbahçe yıllardır başta devlete olan yükümlülüklerini yerine getirerek, üzerine düşen her şeyi rakiplerinin tersine harfi harfine yerine getiriyor ancak şike yapmakla suçlanan yine Fenerbahçe oluyor.

Mesela ben en çok bu akıldışılığı sorguluyorum yıllardır; girip çıkılmadık arka kapı bırakmayan Fenerbahçe’nin rakipleri sportif anlamda bu kadar “ahlaki ve dürüstçe” bu yarışın içinde örnek timsali birer kulüp olarak önümüze çıkarlarken, bütün hesapları şeffaf, ortada, devlet tarafından didik didik edilerek kontrol edilmiş ancak hiçbir şey bulunamamış Fenerbahçe şike yapmış olabiliyor?

Nasıl?

Beklentiler çok büyüktür.

Bu nedenle Sayın Bakan Fenerbahçe’den 374 milyon TL daha talep ediyor.

Peki, bu arazinin rayici durduk yere mi büyümüştür yoksa yanı başında duran bu büyük ekonomiye sahip Fenerbahçe sayesinde mi bu değere ulaşmıştır?

Bu rayiç, protokoller yapılırken hesaplanmamış mıdır?

“3 okul değil, 81 ile 81 okul yapacaksınız” denmemiştir?

Ortada bir sürü protokoller varken, yapılan sözleşmelere göre söz konusu yerde kamunun da çıkarına olacak bir proje geliştirilecek, arazinin değeri Fenerbahçe’nin markasıyla birleşerek daha da büyüyecekken geri geri adımlar atılmak için olmadık sebepler dile getirilmektedir.

Türkiye’de Bakan’ın talep ettiği gibi herhangi bir hayırsever örneği var mıdır; 81 vilayette 81 adet bir de hatır için Sivrihisar’a okul yaptırmış olsun?

Son on senede hayır işi üç adet okul yaptırmış kaç girişimcimiz vardır?

Hadi girişimcileri bırakalım, muadillerinden hareket edelim; Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Gençlerbirliği, Gaziantepspor, Eskişehirspor, Bursaspor ülkemize kaç ilköğretim kurumu yaparak Milli Eğitim’e teslim etmiştir?

Türkiye’nin dört bir yanında bunca spor kompleksi, stadyumlar yapan devletimiz konu Fenerbahçe olduğunda neden bu kadar karşı pozisyona geçmektedir?

Bu soruları anlamadığımız için soruyoruz ve gerçek, samimi cevaplar bekliyoruz.

58 yaşındaki işçi emeklisinin beklentisinden hiçbir farkımız yok.

Fenerbahçe şike yaptıysa neden düşürülmediğini nasıl öğrenmek istiyorsak, bir vatandaş olarak Fenerbahçe Spor Kulübü protokollerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmişken neden hak ettiğini almak için önüne başka engeller çıkarıldığını bilmek istiyoruz.

Bilelim ki biz de sorularımız doğru soralım.

Diyelim ki Fenerbahçe Spor Kulübü’ne, “protokollerde şu yazıyor sen bunu yapmışsın, Ey Aziz Yıldırım, kamuoyunu neden meşgul ediyorsun, yap şu yükümlülüklerini de sorun çözülsün!”

Fenerbahçe şike yapmıştır!

Peki, ben vatandaş olarak dört seneden beri şunu öğrenmek istiyorum; Aziz Yıldırım, hangi kaynaktan gelen ne kadar parayla hangi takımın, hangi oyuncuları, teknik direktörlerini bağlayarak maçları fikslemiştir?

Lütfen algıya hizmet etmeyin, akla hitap eden belgelerinizi ortaya koyun, gösterin ki biz de gerçekleri Sivrihisar’da sokak ortasında yapılan sohbetin içindeki cümlelerin içinde aramaya çalışmayalım.

(*)https://www.milliyet.com.tr/nabi-avci-dan-cok-sert-fenerbahce-fenerbahce-2055095-skorerhaber/

(**)http://www.ligtv.com.tr/haber/kimse-kume-dusmesin

http://twitter.com/uzaygokerman