UltrAslan öksüz kaldı

Sevgili Alpaslan ile 4 sene önce, Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Şubesi’nin kurulmasıyla tanıştık. Gerek basketbol maçlarında, gerekse maçlar dışında birçok kez beraber olduk. Pırlanta gibi bir kalbi vardı. Bazen, “Bana bak Alpaslan, alırım elinden UltrAslanlar’ın Genel Koordinatörlüğünü görürsün” diye takılırdım. O da “Aman ağabey zaten çok yoruldum, nerde o günler” diye gülerdi.
Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın her türlü organizasyonunda destek olurdu. Gerektiğinde yazılar yazar, uyarılarda bulunur, genç kardeşlerimizi Galatasaray’ın Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımını yalnız bırakmamaları için teşvik ederdi.
Geçen yıl ekim ayında telefon etti. “Rahmetli Metin Oktay anısına bir orman düşünüyoruz. Ne dersin?” dediğinde tereddütsüz “Evet” dedim. Ve Taner Aşkın ağabeyimizi de alarak, bir grup UltrAslan ile Kemerburgaz civarındaki ormanın ilk fidanlarını birlikte diktik.
Nur içinde yatsın... Sadece bu mu? UltrAslanlar’ın teröre karşı yürüyüşünde, Ankara Metin Oktay İlköğretim Okulu ve Harran Meydankapı İlköğretim Okulu Kardeş Okul projelerinde, Çocuk Esirgeme Kurumu yardım etkinliklerinde, kemik iliği gönüllü donör kampanyalarında hep onun imzası vardı.
En son ölümünden 10 gün kadar önce aradı. “4-5 aydır yüzünü görmüyorum. Özledim. Bir akşam beraber olalım ağabey. Bak yaşlanıyorsun, elime düşeceksin” dedi. Keşke ben yaşlansaydım da, onun eline düşseydim. Pırlanta gibi bir kalp, dengeli, çevresine huzur veren, ağabey, baba davranışlı Alpaslan Dikmen’i eminim ki yalnız UltrAslanlar değil, rakip takım taraftar gurupları da özleyecektir. Nur içinde yatsın.
NOT: Yukarıdaki bu yazı 4 Ekim 2008 tarihinde bu sütunlarda yayınlanmış idi. Aradan geçen 12 senede Alpaslan kardeşime olan özlem aynen devam ediyor. Onun, hakkın rahmetine kavuştuğu gün, çocukluklarını yaşayan Galatasaraylılar bugün gençlerimiz oldular. Alpaslan ağabeylerini biraz daha yakından tanısınlar diye yeniden yazdık.