Cafe

23.03.2008 - 01:00 | Son Güncelleme: 23.03.2008-22:06

‘Açık sözlü ve yakışıklı bir adamım’

“Hande Yener’in kayınbiraderi”, kuaför, yönetmen, fotoğrafçı, şimdi de şarkıcı Kemal Doğulu kendini açık sözlü biri olarak tanımlıyor. Eleştirilere karşı da “Meslek ayrımını anlamıyorum. İnşaat işçisi de şarkıcı oldu, gökten zembille mi inmemiz lazım?” diyor

Sitene Ekle
‘Açık sözlü ve yakışıklı bir adamım’

Şükran Pakkan

“Baştan yarattığı” Hande Yener’e çok benziyor, hiçbir soruya kızmıyor, sakince, kendinden emin çatır çatır yanıt veriyor.  18 yaşındayken kuaförde çalışsın diye, Amerika vizesinden vazgeçmiş. Kemal Doğulu,  “Saç yıkasın, yer süpürsün” diye başladığı kariyerinde önce “saç”, sonra “stil”, daha sonra “Hande Yener” denilince akla gelen ilk isim haline geldi. “Bir Yerde” isimli şarkısına Hande Yener ile birlikte klip çekti ve rol gereği karşılıklı “şiddet” uyguladılar. Samimiyetleri bundan ibaret değil tabi, Yener’in düğün hazırlıkları yaptığı sevgilisi Kadir Doğulu’nun da ağabeyi oluyor Kemal Doğulu. Özgeçmişine, makyajı, fotoğrafçılığı, klip yönetmenliği, stil danışmanlığı, şarkıcılığı ekledi, liste giderek kabaracak gibi... 

 Anladık, saç tasarımcısıydınız, Hande Yener’i siz yarattınız...

Sürekli aynı şeylerden bahsediliyor, o yüzden saçtı, Hande’ydi, orada kaldık... 
Bunların dışındaki Kemal Doğulu kimdir? Sizi bugüne getiren süreçte neler var?
Mersin var... 18 yaşına kadar oradaydım,  çevrem, ailem oradaydı. Babam Amerika’da çalışıyordu, ben de biri kız, beş kardeşin en büyüğüyüm. 

Hayaliniz kuaförlük değildi, değil mi?

Aynen öyleydi. Annem dışarı çıkar çıkmaz, kızkardeşimin saçını yapmaya başlardım, annem gelmeden bozardık saçı. Çocuk aklı işte. Hep bastırdım bu şekilde içimdeki kuaförü... Ancak ortaokula gelince, “Ben saç yapmak istiyorum” dedim.  Kuzenim Mersin’de kuafördü.Yer süpürmeye, ortalık toplamaya kabul ettiler. 

Eğitime, okumaya merakınız yok muydu?

Aslında Harran Üniversitesi Pazarlama Bölümü’nü kazandım, gittim ama çok sıkıldım. Okul zaten bir görev gibi geliyordu. İnanılmaz eğlenceli bir yer benim için ama lisedeyken mesela. Okulun popüler çocuğu bizim grupta, hatta bana “Sen büyüyünce göbekli, çirkin bir adam olacaksın” diyordu, o ise inanılmaz yakışıklıydı. Geçenlerde karşılaştık, aa ben çok yakışıklı olmuşum, o ise göbekli, çirkin. Benimki çirkin ördek yavrusu hikâyesi gibi çünkü.

Görselliğe fazladan bir merakınız var sizin...

Ama çok çirkindim, burnum kocaman olmuş, suratım sivilceden görünmüyor. Ama bizde genetik olarak böyle, çocukken güzel, ergenlikte çirkin, sonrasında normale dönen erkekler. Babam hâlâ yakışıklıdır mesela, ama ergenlik, konuşmayalım bile. 

 Yolunuz İstanbul’a nasıl çıktı?

Üniversiteden sıkılınca, bıraktım,  babam “O halde Amerika’ya gel, oku” dedi. O dönem vize ya İstanbul ya Ankara’dan veriliyor. İstanbul’da kuzenlerim var. Geldim ama 15 gün sonrasına randevu verdiler. O dönem çok meşhur olan kuzenim kuaför Zeki Doğulu, çalışanlarına üç yıllık sözleşme imzalatmak istemiş, herkes çekip gitmiş, bana “Boş boş bekleyeceğine, gel bari saç yıka” dedi. 

Kaldım demeyin.

Kaldım. Çünkü Zeki’nin ortamına bayıldım,  Bir de baba faktörü var, hani ergenlikte düşman gibi görüyorsun ya... Gitmedim, sonuçta.  

Ne ifade ediyor sizin için kuaförlük?

Çok şey, bayılıyorum, idealim o. Okulu, Amerika’yı, her şeyi ben o kuaför salonunda saç yıkayabilmek için bıraktım. 

Kendinizle de uğraşıyor musunuz?

En fazla saçlarımın yanlarını bir numara daha incelttiriyorum.

Ama şu kısa kravatlar, tayt gibi pantolonlarınız.

Orijinal olmak istiyorum. Dört-beş yıl önce kravatımla dalga geçiyorlardı, şimdi herkesin boynunda her şekilde kravat var. Başkasının ne dediğini umursamıyorum.

 Bir imaj adamı olarak, bu görünümünüzle, kişiliğinizle ilgili ne mesaj veriyorsunuz bize?

Benim işim bu; trend yaratmak zorundayım. Tanımayan için itici ve soğuk görünürüm. Aynaya baktığımda ise, iyi giyinen, açık sözlü ve yakışıklı bir adamım.

Yazın yeni bir albüm geliyor

Gelelim şarkıcılığa, nereden çıktı şarkı söylemek?

Hande ile son yıllarda 24 saatimiz birlikte geçiyor. Makyaj yaparken, kahve içerken şarkı mırıldanıyorduk. Kulak kabartmış öyle. Bir gün, İzmir’deki konserinde vokali gelemedi, “Ben yapayım, biliyorum zaten bütün şarkıları” dedim. İkimizin de gözü kara, çıktım, vokal yaptım. Sonra beni stüdyoya aldılar, Erol Temizel ile birlikte dinlediler, beğendiler. Bir baktım single çıktı.

 İyi de, şarkıcılık adına deneyiminiz yok, eğitim yok, bazılarına göre ses bile yok.

Korktum ben de açıkçası başta. İnsanların bana saldıracaklarını da biliyorum. 

Haksızlar mı?

Evet. Yapabilen, buyursun yapsın. Çok uğraşıyorum, her gün stüdyoya gidiyorum. Şu an ders aldırmıyorlar bana, albüm için çalışıyoruz, ses çıkışlarım değişebilir endişesi var. Yaza bir albüm daha çıkaracağız. O zaman susup oturmak düşecek haksız eleştirenlere.


Yaptığımı yapan yok

Kayınbirader torpili var mı?

Hande Yener bir marka, Erol Temizel 20 yıllık müzisyen, Erol Köse piyasanın kurdu, bu üçlü sırf ben kayınbirader olduğum için bir ışık görmese bir iş yaparlar mı? Ortada bir para ve emek var. Bu kadar kolay değil her şey, o zaman her parası olan albüm yapsın. Gayet iyi beceriyorum, istiyorum, bu kadar. 

Hande Yener çok ince bir espiri yaptı: “Bakalım kuaförden şarkıcı olacak mı” dedi. Oldu mu?

Çünkü, Hande de “Ben tezgâhtardım, şarkıcıyım şu anda, şoförümün sesi güzel olsun ona da albüm yaparım” diyor. Meslek ayrımını anlamış değilim. İnşaat işçisi de şarkıcı oldu, gökten zembille mi inmemiz lazım? 

Müzik sektöründe kendinize nasıl bir yer seçiyorsunuz?

Bir sürü erkek vokal var ama benim yaptığımı yapan yok. Herkes pop yapıyor ama ben yeni bir şey yapmaya çalışıyorum. Tarzımı, en iyi noktaya getirebilmek.


Maymun iştahlı değilim

Daha 28 yaşındasınız. Saç, makyaj, styling, fotoğrafçılık, klip yönetmenliği, kostüm tasarımcılığı, şimdi de şarkıcılık yazıyor özgeçmişinizde. Maymun iştahlı mısınız siz?

Hayır, bu işlerin hepsini birden halen yapıyorum. Hâlâ saç da yapıyorum, klip de, fotoğraf da çekiyorum. Eğer sürekli iş değiştirseydim, maymun iştahlı olurdum. İşle ilgili bir hiperaktivite var bende, duramıyorum.

Bu işlerin ortak bir yönü var mı?

İyi bir göz! Bakış açım, zihniyetim farklı. Hepsi estetik işi. Kaç kadının saçını yaptığımı hatırlamıyorum. Ama gözün yoksa, ne saç yaparsın, ne klip çekersin. Ben bir kadına bakarım, birkaç saniye içerisinde nasıl olması gerektiğine karar veririm.

 

 

 


Etiketler:
"İstanbul Kanatlarımın Altında" filmiyle tanınan yönetmenimiz kimdir?
©Copyright 2008 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.