Pazar

21.02.2016 - 02:30 | Son Güncelleme: 21.02.2016-2:30

“Baba modellerinin ellerinden tuttular”

Anneleriyle birlikte cezaevinde kalan çocuklara yönelik “İçerde Çocuk Var” projesinin ilk ayağı tamamlandı. Projeye destek veren Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nevin Özgün, “Çocukların yüzlerinde müthiş bir sevinç vardı. Özellikle baba modeli kişilerin ellerinden tuttular” diyor

Sitene Ekle

Gizem Coşkunarda - gizem.coskunarda@milliyet.com.tr

Türkiye’de 5 bin 500 kadın farklı suçlardan dolayı cezaevinde. Yanlarında kalan 0-6 yaş arası çocuk sayısı ise 500. Bu çocuklar 6 yaşından sonra okula başlamak için dışarıya çıkıyorlar. İçeride geçen yıllar boyunca aldıkları eğitim iki ranza arasında, koğuştaki kadınların anlattıkları hikayelerden ibaret. Öyle ki uçakları kuş zanneden çocuklar olduğunu söylemişti Deniz Seki yaptığı bir konuşmada... Uçağı kuş sanacak kadar dünyayla kopuk olan, dünyayı tanımayan bu bebekler dışarı çıktıklarında daha önce hiç bilmedikleri bir hayata “merhaba” diyorlar. İçerideki koşullar çocuklar için ne uygun ne de yeterli.

Bir yıl kadar önce bu durumu değiştirmek isteyen bir grup gönüllü “İçerde Çocuk Var” isimli projeleriyle Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nın kapısını çaldılar. Vakıfla birlikte çalışmaya başlayan gönüllüler Bakırköy Kadın Cezaevi’nin Adalet Anaokulu’nu çocuklara uygun bir biçimde yenilediler. Artık çocuklar gün içinde koğuşlarda kalmak yerine bakanlık tarafından atanan iki öğretmenden eğitim alıyor, oyunlar oynuyor. Sırada Türkiye’deki diğer kadın cezaevleri var. 

Projeyi daha detaylı dinlemek için Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nevin Özgün’ü ziyaret ettim.

- Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı olarak neler yapıyorsunuz?

Türkiye’de suça sürüklenen çocukların her aşamasında onlarla çalışarak, etkinlikler yürüterek aktif birey olmaları yönünde amaçlar edinen ve bu hedefle kurulan ilk ve tek vakıfız. Hapishanelere giren ilk sivil toplum örgütüyüz. Biz çocuk suça sürüklendikten yani adalet sistemine girdikten sonra çocuk polisinden tahliye sonrasına kadar her aşamada faaliyetler yürütürüz. Bunlara da yeniden özgürlük projeleri diyoruz. 

“Gönüllülerle temas çocuklara sivil bakış açısını yansıtıyor”

- “İçerde Çocuk Var” projesi nasıl doğdu?

2011-2012 yıllarında Sabancı Vakfı desteğiyle kadın hapishanelerine girmeye başladık. Beş ildeki beş kadın hapishanesinde projeler yürüttük. “Mahpus Kadınlar”, “Mahpus Anneler” ve “Yanında 0-6 Yaş Bebeği Olan Anneler”... İnfaz koruma memurlarına eğitim verdik. Annelerle çalıştık. Onlara içerde çocuğuna nasıl davranması gerektiğini, çatışmaları nasıl çözeceğini anlatan eğitimler verdik. Kadın hapisteyse ve 0-6 yaş arasında çocuğu varsa onu yanına alma hakkı var. Bu olanak tanınıyor. Bu çocuklar o yüzden içerdeler ve onların orada kreşe ihtiyacı var. Fakat bu, her yerde yok. Türkiye’de 5 bin 500 kadın, cezaevlerinde ve yanlarında kalan 0-6 yaş çocuk sayısı da 500 civarı. Biz bu projeyi tamamladıktan sonra 2015 başında bir grup bize başvurdu. “İçerde Çocuk Var adlı bir senaryomuz var. Bakırköy Kadın Cezaevi’ndeki kreşi fiziksel olarak yenilemek istiyoruz” dediler.

- Ve konusunda uzman olarak sizi buldular...

Evet, araştırma yapmışlar. Bu projeyi bireysel gerçekleştiremeyecekleri için bugüne kadar yaptığımız çalışmalar onları bize yönlendirmiş. Oturup konuştuk. Sonra bunun için Adalet Bakanlığı’ndan olur aldık. Finansal kaynağı tamamen o arkadaş grubu üstlendi. Bakırköy’de zaten bir anaokulu vardı ama biz onu diğer illere de örnek olması açısından en iyi koşullara getirmek istedik ve Adalet Anaokulu’nun açılışını iki hafta önce gerçekleştirdik.

- 0-6 yaş arası kaç çocuk var Bakırköy Cezaevi’nde ve kreşte ne yaptınız?

70 tane çocuk var. Oyun odalarından bilim odalarına kadar her şey yenilendi. Oyun oynayacakları bahçeler düzenlendi. Yemek yemek için önceden koğuşa dönüyorlardı, şimdi kreşte yiyebilecekleri şekilde bir mutfak hazırlandı. Bakanlık oraya dört tane de öğretmen atadı. Atanan öğretmenler kreşteki birçok faaliyeti yürütüyor fakat bundan sonra Bilgi Üniversitesi öğrencileri abi ve ablaları olarak içerde etkinlikler düzenleyecekler. İçerde gönüllüler çalıştığında çocukların hem kendi aralarında hem de kurumlarla aralarındaki çatışmalar azalıyor. Gönüllülerle temas, sivil bakış açısını çocuklara yansıttığı için çok önemli.

“Sadece kreş ortamında özgürleşebiliyorlar”

- Çocuklar kreşi görünce ne tepki verdiler?

İki yaş ve üstü çocuklar açılış gününde kreşe alındı. Aralarında Güney Afrikalı ve Latin Amerikalı çocuklar da var. Her etkinlik odasında başka faaliyetler yaptılar. Hem proje sürecinde hem de açılışta çok ilgimi çekti çocukların hepsi. Özellikle baba modeli, abi modeli olan kişilerin ellerini tutup kucaklarına tırmandılar. Yüzlerinde müthiş bir sevinç vardı. Çocuklar sadece bu kreş ortamında özgürleşebiliyorlar. Sabahları koğuşlarından alınarak bahçedeki kreşe çıkıyorlar ve gökyüzünü o anda görüyorlar.

- Sırada yenilenecek olan hangi illerdeki cezaevi kreşleri var?

Samsun, Gebze, Sivas, Denizli ve Adana için de bakanlıktan olur alındı. İlk olarak Sivas’ın projesi çizildi, onay çıkınca çalışmalara başlanacak.

- Bu kreşlerin yenilenmesi için finansmanı nasıl sağlanacak?

Bu bahsettiğim arkadaş grubu sınırları çok genişletti. Bir SMS kampanyamız var. “İçerde Çocuk Var” projesine destek olmak isteyenler 4528’e boş mesaj atabilirler. Bir SMS ücreti 10 lira ve bu para direkt projenin vakıf hesabına gidiyor. Proje ekibi ve vakıf olarak her şeyi birlikte yürütüyoruz ama ağırlıklı olarak finansal kaynağı onlar buluyor. Ayrıca “İçerde Çocuk Var” ekibi, çocukların 6 yaşını bitirdikten sonra dışardaki eğitim hayatlarına da destek olmak istiyor.

“Çocuk adaletinin temeli önlemdir”

- Büyük ve her yeri çocuk el işleriyle süslenmiş bir vakfınız var. Buraya hangi çocuklar geliyor?

Biz cezaevi projelerini yürütürken bir yandan da burada gençlik merkezi programı yürütüyoruz. Çocuk adaletinin temeli önlemdir. Risk altındaki çocukları yakalama ve suça karşı önlem alma. Her hafta pazar günü bir grup çocuğumuz düzenli olarak buraya gelir. Sabah 9.5’ta buraya giriyor, kahvaltılarını ediyor ve öğlene kadar atölyelere katılıyorlar. Öğle yemeği sonrası yeniden akşama kadar atölyelere katılıyorlar. Resimden tiyatroya kadar farklı atölyeler var. Güzel havalarda pikniğe adaya, yazın da bir hafta yaz kampına gidiyorlar.
Bu program ne kadar destek görürse
o kadar çok etkinlik düzenleyebiliyor ve daha çok çocuğa ulaşabiliyoruz.

- Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz çocuklardan?

Cezaevlerinde yaşayan ya da buradaki etkinliklerimize gelen çocuklarla çalışmanın yanı sıra o çocukların ailelerine de ulaşmaya çalışıyoruz. Vakfımıza davet ediyoruz. Kanarya’dan gelen bir aileye uzmanımız eğitim verdi. Annesi şöyle anlatmış: “Pazar sabahı saati kurup kalkıp buraya geliyor. ‘Ne her pazar koştur koştur gidiyorsun?’ diye sordum. ‘Anne beni orada adam yerine koyuyorlar’ dedi.” Çocuk burada saygı görüyor, bu her şeyden önemli.

- Sizi destekleyenler kimler?

Bizim destekçilerimiz, üyeler ve bağışçılar. Bunun dışında mesela HSBC, IBM ve Accenture Danışmanlık gibi firmalar bizi süreli olarak destekledi. Kendi kaynaklarımızı yaratmak adına kermesler yürütüyoruz. Hibe kuruluşlarından da destek alıyoruz, bir dönem Sabancı Vakfı da bir projemiz için büyük bir destekte bulunmuştu. Bir de zaman zaman UNICEF ve Avrupa Birliği desteklerini alıyoruz.


©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.