Cumartesi

15.11.2014 - 02:30 | Son Güncelleme: 15.11.2014-2:30

“Babam görse bayılırdı bence”

Kezban Arca Batıbeki babası Atıf Yılmaz’ın kült filmi “Aaahh Belinda!..”nın 9.5 dakikalık bir bölümünü yeniden çekti. Batıbeki: “Ahh Belinda!..’yı yapsak süper olmaz mı?’ diye konuşuyorduk. Film sergiyle çok örtüşüyor çünkü. Babam görse bayılırdı bence, çok açık fikirli biriydi”

Sitene Ekle

Güliz Arslan - guliz.arslan@milliyet.com.tr

İstanbul’74 Karaköy, 15 Aralık’a kadar Kezban Arca Batıbeki’nin yeni sergisi “Manzarasız Bir Oda”ya ev sahipliği yapıyor. Serginin en çarpıcı bölümlerinden biri sanatçının “Aaahh Belinda!..” yorumu. Babası Atıf Yılmaz’ın bu kült filminin 9.5 dakikalık bölümünü yeniden çeken Batıbeki’nin videosunda Nurgül Yeşilçay, Yiğit Karaahmet ve Hakan Ezer rol alıyor. Sanatçıyla galeride bir araya geldik.

  “Manzarasız Bir Oda”ya gelenleri neler bekliyor?

Sergi, bugüne kadar üzerinde çalıştığım dört farklı platformun bir araya gelmesinden oluşuyor: Resimlerimin yerini alan beş ahşap pano, panoların devamı olan beş foto-gravür, tüm mekana yayılan enstalasyon ve Atıf Yılmaz’ın aynı adlı filminden uyarladığım “Ahh Belinda!...” adlı
9.5 dakikalık kısa film.

  Çıkış noktanız neydi?

Aynı ruh halini paylaşan kadınlara ait evlerin duvarlarını işlemek istedim. Panoları İstanbul’da yaşamış, yaşayan, farklı dinlere, mezheplere mensup kadınların “manzarasız oda”larından kesitler olarak düşünebiliriz. Bu odalar kapatılmışlığı, yalnızlığı simgeliyor. Burada bir çaba göstermeksizin hep o manzarayı kendine sağlayacak erkeği beklerken, başka bir hayata ulaşma arzusuyla tükenen kadınlara vurgu yapmak istedim.

  Objeleri nasıl topladınız?

Çoğu bana ait. Ben biriktirmekten hoşlanan tiplerdenim. Geçmişe bağlı biri değilim ama eski eşyaları seviyorum. Ailemden de kalan çok şey var. Evde bulamadığım ve sergide sözü olması gereken objeleri de Çukurcuma ve Moda’daki antikacılardan, eskicilerden, yurt dışındaki sokak fuarlarından topladım.

“Anneler kızlarını bile bile kaçmak istedikleri hayatlara zorluyor”

  “Aaahh Belinda!..”yı yeniden çekmeye nasıl karar verdiniz?

Yiğit’le (Karaahmet) başka bir senaryo üzerinde çalışıyorduk. O arada “Aaahh Belinda!..’yı yapsak süper olmaz mı?” diye konuşuyorduk. Bizim gibi azgelişmiş ülkelerde kızlar genelde ailelerinin istekleri doğrultusunda istemedikleri erkeklerle evlendiriliyor. Mutsuz evlilikler yapan anneler bile kızlarını kaçmak istedikleri hayatlara bile bile zorluyorlar. Bu durumun aynısı eşcinsel erkekler için de geçerli. Onlar da aileleri tarafından baskı görüyor, cinsel kimliklerini saklamak zorunda kalıyor ve nihayetinde evlendiriliyorlar. “Aaahh Belinda!..” bu konuyu işler ve bu nedenle sergiyle de çok örtüşüyor. Filmde, Müjde Ar’ın canlandırdığı özgür ruhlu, çoluk çocuğa karışmak istemeyen, kariyerine yoğunlaşmış bir tiyatro oyuncusu bir anda kendini iki çocuklu, sıradan bir ev kadını olarak bulur. Benim filmimde ise eşcinsel bir erkek kendini o konumda buluyor.

“Ne yazık ki rol yeteneğim hiç yok”

 

“Aaahh Belinda!..”nın orijinalinde sizin de bir rolünüz vardı değil mi?

Evet, eski evine giden Müjde Ar’a kapıyı açan kadınım. Ne yazık ki rol yeteneğim hiç yok. 30 saniyelik sahnenin çekimi 2 saat sürmüştü. Yeteneğimi siz hesap edin.

  Nasıl hatırlıyorsunuz bu şahane filmin çekildiği günleri?

Şahane bir film olacağını o sırada anlamıyor insan. Bir de ben film setlerinin içine doğmuştum. Çok da umurumda değildi açıkçası. Müjde’nin ev sahneleri benim o dönem oturduğum evde çekilmişti.

  Ece Temelkuran bir yazısında “Her eğitimli genç kadının kalbinde bir ‘Ah Belinda’ kabusu yaşar. Bütün hayat bu kabusa kıstırılmamak için harcanır. Her gün o evlerin hayatı üzerini örtecek, nefes alamayacaksın korkusuyla daha çok çalışılır” diyor...

Yüzde 100 katılıyorum. Bu duyguları kızlarına yaşatanların çoğu da anneler ne yazık ki... Bu kısırdöngüden kurtulmak için kendini eğiten, kendine dışarda bir hayat kuran kadının korkulu rüyasının ömür boyu ev kadınlığı mahkumiyeti olması çok doğal.

  Nurgül Yeşilçay nasıl dahil oldu?

Benden bir fotoğraf almak üzere atölyeme gelmişti. Öyle tanıştık. Ayrılırken “Bir gün video art falan yapmak istersen haber ver, seve seve oynarım” demişti.

  Babanız bu videoyu görse ne hissederdi?

Bayılırdı bence. Çok açık fikirli biriydi.

 

 


©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.