Cumartesi
17.06.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 17.06.2017-2:30

“Bu iş benim yaşam enerjim”

Elektro keman performansıyla son dönemlerde adından sıklıkla söz ettiren Giselle Tavilson ile hayatını, hayallerini ve en son sahne aldığı Grandprix Formula 1 yarışının perde arkasını konuştuk

Sitene Ekle

GİZEM COŞKUNARDA

Giselle Tavilson’ın tek marifeti keman çalmak değil. Aynı zamanda sahnedeki dans performanslarıyla dikkat çekiyor. Havada taklalar atıyor, bir yandan keman çalarken bir yandan profesyonellerle dans ediyor. Hal böyle olunca da kurumsal lansmanlar, jet-set düğünleri, Anastacia’nın ön grubu derken son olarak Monaco’da düzenlenen Formula 1 yarışına davet alarak, Prens Albert’ın sarayında performans sergileyen ilk Türk oluyor. Başarısının sırrını merak ettiğimiz sanatçıyla Four Seasons Sultanahmet Hotel’de buluştuk. Kemandan anlamayanların bile onu hayranlıkla izlemesinin sebebini anladık. İşte delidolu, enerjik ve yerinde duramayan bir kadın olan Giselle Tavilson’ın hayat hikayesi...

- Kemanla tanışmanız nasıl oldu?

Babam İstemihan Taviloğlu, o da müzisyen kompozitördü. Ailede seçme hakkımız yoktu. Abimler de ben de ilkokuldan önce müzik dersleri almaya başladık, ilkokulun bitimiyle de konservatuar eğitimi aldık.

- Mekteplisiniz yani?

Öyle olsa da ben kendimi öyle nitelendirmiyorum. Aslında alaylıyım çünkü Amerika’ya gidip 9 yıl ulusarası ticaret okudum ve kemanın yüzüne bakmadım, küsmüştüm. Yıllar sonra bazı vesileler sayesinde yeniden elime aldım ve sahneye çıktığımda gördüm ki bambaşka bir insan oluyorum. Müthiş bir enerjiyle doluyorum sahneye çıktığımda.

- Genelde kemanı klasik müzikte dinleriz. Elektro kemanla şov yapma fikri nasıl doğdu?

Klasik müzik yapısı itibariyle zaten ağır ve depresif bir müzik. Sevmeme rağmen uzun süre dinleyemiyorum. Kemanı eğlenmek için çalmak, elime aldığımda zıplayacağım şarkılar seslendirmek istiyordum. İş ister istemez popülariteye yöneldi. Ben üzerine düşünmüş olmadım, kendi kendine gelişti.

- Birçok yurt içi ve yutdışı davetlerde, jet-set düğünlerinde sahne alıyorsunuz. Son olarak Monaco’da Grandprix Formula 1 kapsamında düzenlenen defilenin açılışını yaptınız? Orada sahne alan ilk Türk oldunuz, nasıl bir geceydi?

2006 yılından bu yana Monaco’da Grandprix Formula 1 yarışları kapsamında Prens Albert’in aracılığıyla Demans hastalığına dikkat çekmek için bir açık artırma düzenleniyor. Jet-set’in katıldığı bu açık artırmada mücevherler, giysiler, tablolar satılıyor. Ve her yıl açık artırma öncesi bir defile düzenleniyor. Bu defilede önce Formula 1 yarışçıları podyuma çıkıyor sonra da eşleri ve çocuklarıyle birlikte çıkıyorlar. Ben de bu yıl şovumla defilenin açılışını yaptım. Formula 1 yarışçıları, eşleri ve çocukları benim müziğim eşliğinde podyumda yürüdüler.

“Kendimi ve şartları zorluyorum”

- Dünyada elektro keman çalan ve sahne şovu yapan popüler bir iki isim var. Türkiye’de durum nasıl?

Rahatlıkla söyleyebilirim ki en az 40-50 kişi var elektro keman çalarak sahneye çıkan.

- Peki neden tüm yurtiçi, yurt dışı organizasyonlarına ve Monaco Sarayı’na siz çağırılıyorsunuz? 

Çünkü ben bu işe gerçekten emek veriyorum. Üstelik tek başıma değilim arkamda ekibim var. Sürekli yeni parçalar seçiyoruz, popüler müziği takip ediyoruz. Sahneye başka ne katabiliriz diye düşünüyoruz. Havada uçarak taklalar atarak keman da çaldım, günlerce dans dersi alıp dansçılarla şov da yaptım. Bir yandan beyniniz keman çalmak için komut veriyor bir yandan da dans etmek için adım sayıp dansçılarla senkronize oluyorsunuz. Her gün daha başka ne yapabilirim diye kendimi ve tüm şartları zorluyorum. Her şeyden önce önemli olan benim sıkılmamam. Çünkü bu iş benim yaşam enerjim. Bu iş benim çocuğum ve ben bu çocuğu nasıl daha iyi büyütebilirim diye düşünüyorum. Devamlı spor ve sahnede dengede durabilmek için pilates yapıyorum.

“Sahneyi uzaktan öğrendim”

- Buralara geleceğinizi bilseydiniz 9 yıl ara verir miydiniz kemana? 


Belki de araya o 9 yıl girmeseydi, bu sahnelere çıkmayacaktım. Uluslararası ticaret okumam, Amerika’da eğlence sektörüne dışarıdan bakma fırsatını verdi bana. Eğlenmeyi, gezmeyi seven bir insanım. Sürekli sahneyi izleyen kişi olarak eğlendirmeyi de öğrendim. 


Etiketler: spor,Amerika
"Keşanlı Ali Destanı" adlı tiyatro eserinin yazarı kimdir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.