Gündem
10.05.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 10.05.2013-2:30

‘Dik, vakur ve zarif bir direnişçiydi’

12 Eylül darbesinin ardından başlayan yargılamaların sembol isimlerinden Reha İsvan 88 yaşında hayata gözlerini yumdu. İsvan’ın 63 yıllık hayat arkadaşı Ahmet İsvan, “Son derece değerli bir kadındı. Baskı ve zulme hiçbir zaman boyun eğmedi” diye konuştu

Sitene Ekle

MUSA KESLER / İstanbul

Eski İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan’ın eşi, 12 Eylül’de kadın tutukluların direnişinin simge ismi Reha İsvan (88), önceki gece yaşamını yitirdi.
Yalova’nın Çiftlikköy ilçesine bağlı Taşköprü beldesinde eşi Ahmet İsvan ile birlikte yaşayan Cumhuriyet Reha İsvan’ın cenazesi, yarın İstanbul Levent Camii’nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından Yalova’ya götürülecek. Yalova Merkez Camii’nde kılınacak namazın ardından İsvan’ın cenazesi Taşköprü Belde Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Barış Derneği davası
12 Eylül darbesinin ardından başlayan yargılamaların sembol isimlerinden Reha İsvan, 1925 yılında İstanbul, Şehremini’de doğdu. Babasının görevi nedeniyle Anadolu’nun neredeyse her köşesini dolaştı. Çocukluğu Konya, Manisa, Erzurum ve Kırklareli’de geçti. Anadolu’nun toprakla özdeşleşmiş insanının çilesine çocuk gözleriyle şahit oldu.
Yıllarca yılmadan vereceği hak ve emek mücadelesinin fikri tohumları bu dönemde zihnine ilmek ilmek dokundu. Ortaokul ve liseyi İstanbul’da yükseköğrenimini Ankara’da tamamladı.
Çalışma hayatına ise İstanbul’da başladı. Emeği ve emekçileri ezen, sosyal adaletsizlik üreten sistemi de burada tanıdı. 1950 yılında, sonradan İstanbul’un en ünlü Belediye Başkanlarından biri olacak Ahmet İsvan ile evlendi. 1960’lardan itibaren kendini fikri mücadeleye adayan İsvan, birçok dergi ve gazetede insan hakları, emek ve işçi haklarına dair yazılar yazdı. 12 Eylül darbesinin ardından Barış Derneği olarak bilinen davada tutuklandı. 4 yıla yakın cezaevinde kaldı. Bu dönemde kadın tutuklular için bir sembol oldu. Sıkıyönetim mahkemelerinde sert ve vakur savunmalar yaptı. Sadece kendisini değil; hukuku, insan haklarını ve fikirlerini savundu.
‘Hep mutlu olduk’
Zaman zaman hakimleri azarlayacak derecede kendinden emin ve vakurdu. Ancak karakterinin en bariz yansımalarından olan zarafetinden de hiç ödün vermedi. “Gün Olur Devran Döner” isimli bir kitabı yayımlanan İsvan’ın cezaevindeki anıları da “Yankılar” ismiyle kitaplaştırıldı.
Reha İsvan’ın 63 yıllık hayat arkadaşı Ahmet İsvan, “Son derece değerli bir kadındı. İkimiz bir bütün gibiydik. 1950 yılında birbirimizle isteyerek evlendik, müstesna bir kadındı. Hep mutlu olduk, beni hep mutlu etti. Baskı ve zulme hiçbir zaman boyun eğmedi. Allah rahmet eylesin” dedi.

Müstesna bir kadındı...
Reha İsvan ile 63 yıllık evlilikleri boyunca hep mutlu olduklarını söyleyen Ahmet İsvan, “Birbirimizle isteyerek evlendik, müstesna bir kadındı” diye konuştu.

İsvan’ı tanıyanlar anlattı

Ali Sirmen (Gazeteci-yazar): “Reha Hanım simge olmuş insanlardan biriydi. Barış Derneği davasında beraber yargılandık. Reha Hanım, bu süreçte son derece asil, zarif ve dik bir tavırla direndi. Reha Hanım, cezaevinde olduğu dönemde ayrı bir grubun içinde tek başınaydı. Çok ayrı kökenlerden gelen insanlar olmalarına rağmen, Reha Hanım’ın onlara gösterdiği uyum ve koğuşunda sahip olduğu sevgi ve saygı dikkate değerdir. Kendisini çok arayacağız.”
Süleyman Çelebi (Eski DİSK Başkanı): “Reha İsvan; emek, barış ve insan hakları mücadelesinin en önemli isimlerinden birisidir. Barış, demokrasi ve insan hakları mücadelesinde ön saflarda yer aldı. Bunun bedelini de ağır ödedi. Ama hiçbir zaman boyun eğmeden inadına barış mücadelesi verdi. Türkiye, büyük bir yurtseverini kaybetti.”
Turgut Kazan (Avukatı): “Barış Derneği davasında avukatlığını yaptım, sonra ben de sanık oldum, beraber yargılandık. Reha Hanım, 12 Eylül zulmüne inanılmaz bir dirençle baş kaldırmış, her zaman vakur biçimde onlara kafa tutmuştur. Bu manada eşsiz bir insandı. Onun kaybı büyük bir acı verdi bizlere. Altını çizerek belirtmek isterim ki 4 yıla yakın tutukluluğu süresinde cuntaya hiçbir şekilde boyun eğmedi, her duruşmada hakimlerin yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu sert bir şekilde vurgulayan eşsiz bir insandı.”
Zeynep Oral (Yankılar kitabının yazarı): “Benim için direnişin, onurlu duruşun, barış, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin önemli bir simgesiydi. Feministti. İnsana, dünyaya, yaşama, doğaya saygılıydı. Akıl ile duygu dünyasını çok iyi harmanlayabili-yordu. Daha güzel bir dünya için mücadele etti.”
Nilgün Soydan (Öldürülen DİSK Başkanı Kemal Türkler’in kızı): “Vefatına çok üzüldüm. Babamın öldürülmesinin ardından da bize çok destek oldu. Hep yanımızdaydı. Ahmet İsvan’ın da bizim için yeri çok farklıdır. Onu hep 1 Mayıs 1977’deki dingin ve direnişçi haliyle hatırlayacağım. Işığı bol olsun.”
Rasim Öz (Avukatı): “Çok değerli kaliteli bir insandı. Fikirlerinden hiç ödün vermedi. Cezaevindeyken de tahliye olduktan sonra da sonuna kadar düşüncelerini savundu. Sembol bir isimdi.”
Ergin Cinmen (Avukatı): “Barış Derneği davasında avukatıydım. Son derece muhterem bir insandı. Başı dik bir şekilde yargılandı. Hukuku ve fikirlerini savundu. Vefatına çok üzüldüm.”
 


Etiketler: Anadolu
Bilgi YarışmasıEurovision'da Türkiye adına hangisi birinci olmuştur?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
    ©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.