Cumartesi

16.02.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 16.02.2013-2:30

“Dün sokaklarda olanlar bugün buz pistinde”

Buz hokeyi artık Türkiye’de de önem kazanıyor. Zeytinburnu Belediyesi’nin semt gençlerini topluma kazandırma amacıyla kurduğu buz hokeyi takımının hedefi Türkiye Şampiyonluğu’nda ilk üçe girebilmek

Sitene Ekle

Sıla Acar acarsila@gmail.com

Zeytinburnu Belediyespor’un buz hokeyi oyuncuları gerçek bir hikayenin kahramanları.  Bu hikaye 2010 yılında Zeytinburnu Belediyesi’nin kurduğu mobil buz pistiyle başlamış. Hayatlarında daha önce buz pisti ve paten görmeyen bu gençler kaçak girdikleri pistte biraz huzursuzluk çıkartmaya başlayınca Belediye Başkanı Murat Aydın bir takım kurmaya karar vermiş. Küçük yaşta okulu bırakan, kötü alışkanlıklar edinen, zamanının çoğunu sokaklarda geçiren bu gençler şimdi tüm enerjilerini eksi altı derecede, buzun üstünde harcıyorlar.
Takımla ilgili sorularımızı Zeytinburnu Belediyesi, Yönetim Kurulu üyesi, “oyuncuların her şeyi”
Halit Albayrak cevapladı.

Halit Albayrak  takıma profesyonellerin de katıldığını söyledi.

Zeytinburnu’nda bir buz hokeyi takımı kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

Zeytinburnu Belediyesi, 2010 yılında “Doğaya Destek Sizden Buz Pateni Biletiniz Bizden” adlı bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. Proje kapsamında geri dönüşebilir atıkları getirenler belediyenin kurmuş olduğu mobil buz pistinde kayma şansı yakalıyordu. Kısa bir süre sonra şu an bizim sporcumuz olan arkadaşlar piste gelip sorun çıkarmaya başladılar. Diğer insanların kaymasına izin vermiyorlardı. Hatta pistin bulunduğu çadırı bile kestiler. Bu işe gölge düşünce belediye başkanımız “Buz hokeyi takımı kuralım” dedi. Biz de 29 Mayıs 2010’da o arkadaşlarla takımımızı kurduk.
Genelde Güneydoğu Anadolu kökenliler ve ortalama 10-12 kardeşleri var. Zamanlarının çoğunu sokakta geçiriyorlardı. İçlerinde hiç eve gitmeyenler ve madde bağımlıları vardı. Hatta ilk antrenmanımızda, tesisin içinde sigara içmek dahi yasakken, esrar içen sporcularımız oldu. Kendini jiletleyen, bali kullanan sporcumuz vardı ama şu anda hiçbir sporcumuz madde kullanmıyor.

“Bu çocukların bu sporu yapabilmesi hayaldi”

Nasıl kazandınız bu çocukları?

İkili ilişkilerle. Biz onları sahiplendik ve onlar da bunu hissettiler. “Beni sahiplenen birileri var” deyince bizi de sahiplenmeye başladılar. Aramızda sıkı bir güven ilişkisi kuruldu.

Neden  buz hokeyini tercih ettiniz?

Buz hokeyi normal şartlarda orta gelirli bir aile çocuğunun yapabileceği bir spor değil çünkü pahalı. Akla ilk gelen sporları kendileri de yapabilirler ama buz hokeyi için birilerinin destek olmasına ihtiyaçları var. Bir buz pistine
10 dakikası için 20-30 lira verirsiniz.
Bu çocuklar 20-30 lirayla bir hafta geçiriyorlar. Bu çocukların buz pateni yapabilmesi hayaldi, biz aslında onlar için bir hayal gerçekleştirmiş olduk.

“Babama götüreceğim”

 İlk günden bugüne neler değişti?

Arkadaşları bu konuda inandırmak çok zordu “Abi bize ne kazandıracak?” diyorlardı. İster istemez butün hareketleri, davranışları değişti. Özgüvenleri arttı.

 Takımı nasıl oluşturdunuz?
Onlar mı size geldi?


Aslında enerjilerini atmak için geldiler sonra biz onlara hedef gösterdik. Bizler bu tür çocuklara hedef koyarsak o çocuklar o hedefe ulaşmak için her türlü yolu deniyorlar. Biz çocuklara içinde bulundukları boşluktan kurtarmak için bir el uzattık ve onlar da bu eli tutup bu başarı öyküsünü yazdılar. Şimdi enerjilerini sokakta değil, başarılı oldukları bir spor dalında gösteriyorlar.

 Takımla ilgili yaşadığınız ilginç olaylar oldu mu?

Bir maçta bir sporcumuzun çenesi yarıldı. Biz hepimiz şoke olduk, öyle bir kan akıyordu ki “Tamam ambulans çağırdık, geliyor” derken o deriyi kaldırdı, dişleriyle sıkıştırdı ve “Yok abi, ben kaymaya devam ederim” dedi. Bir de bir gün spor ayakkabısı dağıtıyoruz ayak numarasının 39 olduğunu bildiğim bir oyuncu 43 numara ayakkabı istedi. “Sen 39 giymiyor musun?” diye sordum, “Yok abi sen boşver, ben 43 istiyorum” dedi. Sonra ben biraz üzerine gittim, “Abi babamın ayakkabısı yok, ona götüreceğim” dedi. Ayağına baktım, ayakkabısı giyilebilecek gibi değildi.

“Kimse sporun ne olduğunu bilmiyordu”
Barış Coşkun (28)

Ben takımın hem antrenörlüğünü yapıyorum hem de oyuncusuyum. Yedi yaşımdan beri buz pateni yapıyorum. Takım ilk kurulduğunda kimse sporun ne olduğunu, takım sporunun ne olduğunu, ne yapmaları gerektiğini bilmiyordu. Zamanla aralarına ağabeylerini de alarak takım ruhunun nasıl bir şey olduğunu, sporun nasıl olması gerektiğini, centilmenliğin ne olduğunu öğrettik onlara. Bol bol birlikte zaman geçirdik ve sonunda takım ruhunu kazandık. Şimdiki hedefimiz Türkiye Şampiyonluğu’nda ilk üçe girebilmek.

“İlerisi için hayalim milli takıma girmek”
Ferhat Yoğurtçuoğlu (17)

Ben takımın en küçüğüyüm. Bir sene önce Özgürlük Parkı’nda mobil buz pisti kurulmuştu. Pet şişe toplayınca piste girmek için size bilet veriyorlardı ama ben tek bir kapak vermeden girdim içeriye. 45 dakika kaydım sonra yine girdim ve hiç çıkmadan akşama kadar kaydım. Sonra belediye takım kurdu, bana da “Takım kuracağız, sen iyi kayıyorsun, sen de gel” dediler. Ben de girdim takıma. Ben okulu bırakmıştım ama şimdi açık liseye devam ediyorum. Buz hokeyinden önce sabah işe gidiyordum işten çıkınca da dışarıda duruyordum ama şimdi  dışarıya gitmiyorum, burada antrenmanlara katılıyorum. İlerisi için
iki hedefim var; biri antrenörlük okumak, diğeri de milli takıma girmek.

“Takımda abimin yerini ben aldım”
İbrahim Çetin (18)

Ben 11 çocuğu olan Batmanlı bir ailenin dokuzuncu çocuğuyum. Benim buzla hiç alakam yoktu. Abim takımdaydı, ben onu izlemeye geliyordum ama abim sonra bıraktı. Ben de onun takımlarını aldım ve yerine girdim. İlk sene çok zorlandım pistte. Ben çalışmak zorunda olduğum için okulu bırakmıştım. Buz hokeyiyle beraber açık liseye başladım. Liseden sonra spor akademisine gitmek istiyorum. Buz hokeyi benim hayatımı çok değiştirdi, eskiden dışarıda geçirdiğim zamanımı artık takım arkadaşlarımla antrenman yaparak geçiriyorum. Ailem desteklemiyor, sadece buz hokeyini bırakan abim destekliyor çünkü benim sadece çalışmamı istiyorlar. Ben şu an belediyenin açtığı mobil pistte antrenörlük yapıyorum ve bu işten para kazanmaya başladım. Veliler ufak çocuklarını getiriyor, ben de onlara kaymayı öğretiyorum. Onlar zaten hemen işi kapıyor. Kapınca da veliler her geldiklerinde beni çağırıyorlar, “Hocam şunla ilgilenir misin?” “Hocam şuna biraz gösterir misin?” diyorlar.


©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.