Cumartesi

18.10.2014 - 02:30 | Son Güncelleme: 18.10.2014-2:30

“Eder tişörtleriyle maçlara gitmek isteriz”

Ebedi Dostluk Ezeli Rekabet Derneği’nin (EDER) başkanı Cihat Levent, derneğin biraz geliştikten sonra spor kulüpleri arasında arabuluculuk görevi üstlenebileceğini söylüyor. Levent’in dileği EDER tişörtünü giyip istediği maçı, istediği stadyumda izlemek

Sitene Ekle

FIRAT KARADENİZfirat.karadeniz@milliyet.com.tr

Galatasaray-Fenerbahçe maçları sezonun en heyecanlı mücadelelerine sahne oluyor. Bugün 19.00’da TT Arena’da oynanacak derbiyi bir kez daha izleyeceğiz. Fakat futboldan

(ya da spordan) beklediğimiz keyfi alabiliyor muyuz? Bu önemli bir soru. Aynı soruyla yola çıkan Ebedi Dostluk Ezeli Rekabet Derneği’nin (EDER) başkanı Cihat Levent’le buluştuğumuzda benzer soruları kendisine de sordum. Hem Fenerbahçe hem de Galatasaray forması giyen eski basketbolcu Levent, EDER’i anlattı.

 İlk önce bize Ebedi Dostluk Ezeli Rekabet Derneği’nin nasıl ortaya çıktığını anlatabilir misiniz?

Son zamanlarda hem seyirci grupları hem de kulüplerin arasında sürtüşmeler Türk sporunun marka değerini çok düşürdü. Milli takımımızın üst üste aldığı başarısız sonuçlar da bu işin tadının tuzunun kaçmasıyla ilgili. Çünkü spor seyircisinin ilgisi azalıyor. Bu çok büyük bir tehlike. Ben buna inandığım için bununla alakalı bir yazı yazdım ve bunu sosyal medyada paylaştım.

“Amacımız ücretsiz spor okulları kurmak”

 Paylaştığınız bu yazı EDER’in ilk kıvılcımı mı oldu?

Bir Galatasaraylı olarak çarenin rakiplerimin üstüne basmak değil, kendi kulübümü yüceltmek olduğunu düşünüyorum. Bu kavgadan sıkıldığımı ve Türk sporunun daha iyi yerlere gidebilmesi için daha doğru şeylerin yapılmasının gerektiğini anlattım.
Bu yazı inanılmaz bir ilgi gördü. Rakiplerim daha çok ilgilendi. Galatasaraylı kardeşlerim “Sen ne yapıyorsun, neden düşmana barış çubuğu uzatıyorsun?” dediler. Fakat daha sonra onlar da içimden geçeni bildikleri için bu itirazlarını dindirdiler. Bu yazıdan iki gün sonra aklıma bir grup kurma fikri geldi. Bu grubun adını da Ebedi Dostluk Ezeli Rekabet yani EDER koydum. Bu gruba hemen binlerce kişi üye oldu.  Daha sonra bu platformun çok ciddi
bir güç sahibi olabileceğini anladım.
17 Nisan’da da bir derneğe dönüştük.
Bu derneği yaşatabilmek için de kaynaklar yaratmaya karar verdik.

 Nasıl yaratacaksınız peki bu kaynağı?

Türkiye’de herkes ilk önce fikirle ortaya çıkar. Fakat ben sponsorlara sadece fikir değil, somut bir şeyler sunmak istedim. Bizim projemiz ücretsiz spor okulları kurmak. Temel spor eğitiminden yani 4 yaştan başlayıp 17 yaşına kadar gençlere ücretsiz spor eğitimi verelim dedik. Bunu yaparken de ihtiyaç olan illere gitmeyi planladık. Yani İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi büyük illerde yapmayacağız bunu. Güneydoğu Anadolu ile başladık. Çünkü bölgede tesis var ama organizasyon yok. Muş ve Bitlis’i ziyaret ettik bu vesileyle. İki
ilde de Beden Eğitimi Spor Meslek Okulları var. Fakat dediğim gibi tüm bunları organize eden insan yok.

 Bir STK’ya ihtiyaç var o zaman...

Aynen öyle. Çok yatırım var ama kullanılamıyor. Çok güzel tesisler var. Gençleri heyecanlandırmak gerek. Biz bu okulları kurarsak EDER somut bir hale dönüşecek. Biz bunu istiyoruz.

 Önceki gün EDER’in bir toplantısı vardı. Neler konuşuldu? Malum Galatasaray - Fenerbahçe maçı da var...

Projeleri masaya yatırdık ve sosyal platformlarda nasıl daha aktif oluruz onun ön çalışmalarını yaptık.

“En büyük önceliğimiz şiddet ve doping”

 Sesimizi nasıl duyuracağınızı konuştuğunuzu söylüyorsunuz.
Peki EDER’in Türk spor kamuoyuna vermek istediği mesaj nedir?

Vermek istediğimiz mesaj şu: Spor kardeşliktir. Biz sporda şiddeti ve dopingi önlemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. En büyük önceliğimiz bunlar.

 Türkiye’de sporun büyük sorunları var. Geçtiğimiz sezon Türk Basketbol Ligi, Galatasaray takımı final maçına çıkmadığı için tamamlanamadı. Keza futbolda da bu gibi sorunlar oluyor. Misal Galatasaray-Fenerbahçe derbisini Fenerbahçeliler stadyumdan izleyemeyecek. Acaba EDER bu gibi durumlarda kendine bir rol biçecek mi?

Biz EDER olarak şunu düşünüyoruz: EDER tişörlerimizi giyip bütün maçlara gitmek istiyoruz. Ben bir Galatasaray taraftarı olarak Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda maç izleyebilmeliyim. Ancak bunun doğal zemininin oluşturulması lazım. Bundan kastımız ne? Biz Türkiye’de her şeyi çatıdan başlayarak inşa etmeye çalışıyoruz. Bir kulüp söz konusu olduğu zaman “Kim başkan olsun?” diye soruyoruz. Halbuki tabandan başlamamız gerekiyor. Bu nedenle çocukları hedefliyoruz. Eğer biz insanlara birlikte maç seyretmenin keyfini yaşatabilirsek çok kısa bir süre içinde bunun meyvelerini toplayacağız.

“Arabulucu olabiliriz ama boyumuz o kadar uzun değil”

 Peki spor kulüpleri arasında yaşanan bu tür gerginliklerde EDER bir arabulucu olabilir mi? Böyle bir isteğiniz, hayaliniz var mı?

Bana sorarsanız her kulüp yetenekli, üst düzey yöneticiler tarafından yönetiliyor. Ancak ortada bir mizansen var. Kulüplerin arasında çekişme pişirilip pişirilip önümüze konuyor. Böylece büyüyor. Biz EDER olarak tabii ki kulüpler arasında arabuluculuk yapmaya talip olabiliriz. Fakat daha boyumuz o kadar uzun değil. Biz doğru projeleri ortaya koyar ve kulüpleri birlikte hareket etmenin faydasına inandırabilirsek
bu olabilir. Bunun için daha zaman var. Haddimizi aşmak istemeyiz.

 


İlk yazıyı hangi uygarlık kullanmıştır?
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.