Cumartesi

14.05.2010 - 01:00 | Son Güncelleme: 14.05.2010-23:02

“Eskiden altı saatte giyinirdim, artık 10 dakikada hazırım”

Fabrika markasının yüzü olan Emina Sandal: “Çocuktan önce gece dışarı çıkacağım zaman altı saatte hazırlanırdım. Oğlum Yaman’dan sonra artık 10 dakikada giyiniyorum. Yeni sloganım: Ne kadar sade o kadar güzel”

Sitene Ekle
“Eskiden altı saatte giyinirdim, artık 10 dakikada hazırım”

Elif Berköz Ünyay

Çubuklu Vadi Evleri’nde yeni taşındıkları dört katlı villaya ben ondan önce varıyorum.
21 aylık oğlu Yaman’ı doktora götürmüş. Ayağındaki pedikür terliklerinden anlıyorum ki, sonra da kuaföre uğramış. Üzerinde dar bir jean ve tişört var. Emina Sandal fotoğraf çekimi için üzerindekileri değiştiriyor. Beyaz jean’ini kolsuz bir gömlekle tamamlıyor.
Kemer takmadan dışarı çıkmadığını anlatınca kemerindeki Dolce&Gabbana logosunu görüyorum.
O sırada, Mahsun Kırmızıgül’ün “New York’ta Beş Minare” filminin çekimlerine hazırlanan Mustafa Sandal Yaman’la mutfağa giriyor. Rol gereği saçı sakalı birbirine karışmış... 
Çekim başlayınca kablosuz bir hoparlör kapıp getiriyor Mustafa Sandal. Bilgisayardan seçtiği müziklerle karısını
“havaya sokuyor”.
Emina Sandal Türkçeyi epey sökmüş. Türk kahvesi içerken modaya bakışını, oğlunu ve kocası Mustafa Sandal’ı konuşuyoruz...

Vücudunuz modellerle yarışır. Boyunuz 1.78, kilonuz 57. Fabrika’dan önce markalardan kaç teklif aldınız?
Birkaç defa. Memleketim Sırbistan’da bir markanın yüzü oldum. Onun kıyafetlerini giyip modellik yaptım çekimlerinde. Türkiye’ye ilk geldiğimde Zeki Triko’dan teklif aldım ama kabul etmedim. Abim Mirsad Efes Pilsen’de basketbol oynuyordu o dönem. “Şimdi bikiniyle poz vermeye ne gerek var?” diye düşündüm. Fabrika’nın yüzü oldum çünkü tarzı bana uyuyor. Daha önce gardırobumda bulunan bir markaydı. Sezon alışverişlerinde mağazalarına uğrar ve birkaç parça alırdım.  

Günlük hayatta çekilen fotoğraflarınıza bakılınca çok sade bir stiliniz olduğu anlaşılıyor. Bir jean-bir tişört ya da gömlek. Hep böyle miydiniz?
20’lerimin başında, daha Belgrad’dayken gece dışarı çıkacağım zaman altı saatte hazırlanırdım. Yatağımın üzerinde deneyip beğenmeyip fırlattığım kıyafetlerden bir kule oluştururdum. Makyajımla ve saçımla çok uğraşırdım. Çok süslenirdim. Son birkaç yıldır özellikle de Yaman doğduktan sonraki sloganım: Ne kadar sade o kadar güzel. Çocuğunuz olunca evden
10 dakika içinde çıkmaya alışıyorsunuz. Şıkır şıkır olmaya zaman kalmıyor. Şu da var... Eğer istediğiniz kilodaysanız, vücudunuzla barışıksanız bir jean ve bir beyaz tişört bile sizi tatmin ediyor.

“Sahnede Cavalli ya da A. McQueen giyiyorum”
Gece bir davete giderken gardırobunuzdan uzun tuvaletlerinizi çıkarıyor musunuz?
Uzun elbise giydiğimde kendimi yaşlı hissediyorum. Mini ilk tercihim her zaman. Balmain’den kısa ve sade bir elbise mesela. Sahnede ise gösterişli giyinmeyi seviyorum. Cavalli ya da Alexander McQueen koleksiyonundan seçim yaparım. 

“Arkadaşlarım tavsiye ister. Onlara hem tavsiye hem ödünç kıyafet veririm”
En çok neye para harcıyorsunuz?
Ayakkabı, çanta, güneş gözlüğü ve kemere para harcıyorum. Çünkü bir jean ve gömlek giydiğinizde bile eğer bu dördü kaliteli ve şıksa iş tamamdır.  

Arkadaşlarınız sizden giyim konusunda tavsiyeler ister mi?
İster. Bu konuda yeteneğim var. Neyi neyle giymeleri konusunda fikir veririm. Bir elbiseyi aksesuarlarla nasıl farklı şekillerde kullanabileceklerini gösteririm. Beğendiklerini ödünç alır giyerler.
Değiş tokuş yaparız.

“İlham perim beni suda yakalıyor”
Sırbistan adına Eurovision’a katılmak için yarışan üç isimden biriydiniz ama birinci olamadınız. Hayal kırıklığı yaşadınız mı?
Sonuç beni üzdü, belki ileriki yıllarda böyle bir şansım olur. Kendi yaptığım şarkıyla gitmek istedim ancak devlet televizyonu, Goran Bregoviç’in bestesiyle katılmamı istedi. Kazanamadım ama şarkı Sırbistan’da hit oldu. 

Önümüzdeki dönemde Türkçe albüm yapmayı planlıyor musunuz?
Şu sıralar 25 Mayıs’ta Sırbistan’da çıkacak single’ımı bekliyorum. Mustafa’nın “Adı İntikamdı” şarkısında ona back vokal yaparak Türkçe parçalara ısınmaya başladım. Belki ileride bir single çıkarırım. Gerçi bazı harflerinizi söyleyemiyorum.
Ö,ü gibi...   

Şarkılarınızın bestesi ve sözleri size ait. Nasıl ortamlarda gelip buluyor sizi ilham perisi?
Havuzda, jakuzide, duşta veya denizde... Bütün şarkılarım suda çıkıyor. En çok tutan parçam Göcek’te denizde yüzerken çıktı. Denizden hemen çıkıp telefonuma kaydettim.

“Çocuktan sonra aşk biter’ lafı yalan”
Çocuk sahibi olmak kocanızla ilişkinizi nasıl etkiledi?
Bizi birbirimize daha da bağladı. “Çocuktan sonra aşk biter” diyenlere inanamıyorum. Nasıl biter? Ben Mustafa’ya hâlâ çok âşığım. Çocuk doğurduktan sonra kendini bırakan kadınlardan olmadım. Hâlâ bakımlıyım ve Yaman’dan kalan zamanlarımı Mustafa’yla geçiriyorum. Bakıma o kadar meraklıyım ki evin en alt katını spa yapacağım.

Yaman’la ilgilenmekten spor yapmaya vakit buluyor musunuz?
Oğlum doğmadan önce kikboks ve pilates yapıyordum. Şimdi zaman yok. Yaman’ın peşinden koşmak fit kalmama yardımcı oluyor.


Etiketler: Efes, basketbol, Zeki Triko
©Copyright 2010 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.