Pazar

18.04.2009 - 01:00 | Son Güncelleme: 18.04.2009-19:00

Bütün kaplumbağalar çok terbiyeli

Sitene Ekle
Bütün kaplumbağalar çok terbiyeli

ELİF BERKÖZ ÜNYAY elif.berkoz@milliyet.com.tr

2004 yılındaki müzayedede “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne sahip olmak için İstanbul Modern ve Pera Müzesi’nin girdiği çekişme tablonun fiyatını yükseltmişti. Muhammen bedeli 1 milyon 950 bin TL olarak belirlenen Osman Hamdi Bey’in 1906 tarihli tablosu Türk resim sanatında bir esere verilen en yüksek fiyata satılmıştı: Bugünün parasıyla 5 milyon TL. 
Sanatseverlerin Pera Müzesi’nde görebileceği bu tablonun 1907 yılında yapılan ikinci versiyonu ilk kez bir müzede sergileniyor. Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “Batıya Yolculuk- Türk Resim Sanatının 70 Yıllık Serüveni (1860-1930)” sergisinde yer alan tablo Belma Simavi koleksiyonuna ait. İkincinin boyutu, ilkine göre daha küçük.
Müzayedecilerden ve müze yöneticilerinden tabloların farklarını ve şu anki değerlerini öğrendik. 


Babasının yolladığı dergiden 35 yıl sonra ilham aldı

Osman Hamdi Bey’in ailesinden Prof. Dr. Edhem Eldem, serginin katalogunda bulunan yazısında yukarıdaki Japon gravürünün, tabloların esin kaynağı olduğunu anlatıyor: “Osman Hamdi Bey, 1869’da babasına Bağdat’tan yazdığı mektubunda ‘Bana yollamış olduğunuz Tour du Monde’u okudum’ demektedir. Devr-i alem veya dünya turu olarak tercüme edilebilecek bu eser dönemin en tutulan seyahat dergisiydi. Babasının aldığı cilt ise muhtemelen 1869 yılının ilk cildiydi. Bu ciltte yer alan bir İsviçre diplomatının Japonya üzerine makalesindeki gravürde bir kaplumbağa terbiyecisi resmedilmişti. Metinde bulunan kısa bir bilgi de bu resmi tamamlıyordu. ‘Kaplumbağa terbiyecisi kendi şarkılarıyla madeni bir davulun ritminden başka bir şey kullanmaz. Öğrencileri ise tek sıra halinde yürür, çeşitli hareketlerde bulunur, sonunda da insan yardımı olmadan, en irileri en küçüklere köprü oluşturarak alçak bir masaya çıkarlar; ardından kendiliklerinden üç veya dört öbek oluştururlar, sanki birisi bağadan tepsileri üst üste yığmış gibi.’
Belki de bu tablonun arkasındaki hikaye bundan ibarettir. Osman Hamdi Bey gravürü Bağdat’ta ilk gördüğünde ilgisini çekmiş, sonra da kim bilir, belki de otuz beş sene sonra Tour Du Monde’un o cildi tekrar eline geçtiğinde ilham kaynağı bu şekilde belirmiştir.”





Kaplumbağa sayısı daha fazla. Ayrıca ilkinden farklı olarak testi ve tablo var
İlk kez bir müzede sergilenen ve Belma Simavi’ye ait resim “Kaplumbağa Terbiyecisi” serisinin ikinci tablosu. Bu tabloda altı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde bulunan tabloda beş kaplumbağa var. Ayrıca ilkinden farklı olarak Simavi’nin tablosunda duvarda bir tablo ve cam kenarında bir testi yer alıyor. Simavi’nin resmi 136x87, Pera Müzesi’ninki 222x122 boyutlarında. 


“İkinci bir resmin olması ilkinin değerini azaltmaz”
Nazan Ölçer (Sakıp Sabancı Müzesi Direktörü)

- “Kaplumbağa Terbiyecisi” son derece değerli bir eserdir. Başka bir talibi daha çıkınca müzayede atmosferinin de yarattığı yüksek bir rakam ortaya çıktı. “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne sahip olma arzusunun yarattığı ve yukarı tırmandırdığı bir rakamdı bu.
-Bizim sergimizde yer alan tablo Simavi ailesinin koleksiyonuna ait. 80’li yıllarda Londra’daki bir müzayededen almışlar.
-Sergimizdeki tablo, ilk “Kaplumbağa Terbiyecisi”nden daha küçük boyutta. Resimlerdeki kaplumbağa sayısı farklı. Ayrıca tabloda resmin Ahmet Muhtar Paşa’ya ithaf edildiğini belirten Osman Hamdi Bey’e ait el yazısı bulunuyor.
-İkinci bir “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosunun olması ilkinin değerini azaltmaz. Bazı ressamlar aynı tabloyu birkaç kez yapıyor. Dünyada birbirine benzer resimlerden çok vardır. Hatta marifet, bazen büyük sergilerde Rembrandt, Claude Monet gibi isimlerin benzer tablolarını ya da onlardan esinlenmiş ressamların benzer tablolarını yan yana getirmektir. Böylece o dönemin anlayışı yansıtılır.


“Asıl efsaneyi yaratan tablo Pera Müzesi’nde”
Özalp Birol (Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü)

-Müzemizde yer alan “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosunu üç yıl dokuz ayda yaklaşık 350 bin kişi gördü.
-Pera Müzesi’ndeki “Kaplumbağa Terbiyecisi”, kurucularımız Suna ve İnan Kıraç’ın vakıflarına bağışı olması nedeniyle bu saatten sonra satışa çıkması oldukça zor olan bir parça.
-Eğer bir “Kaplumbağa Terbiyecisi” efsanesi var ise Pera Müzesi’ndeki “Kaplumbağa Terbiyecisi” efsaneye konu olan asıl resim. O efsaneyi müzemizdeki tablo yaratmış. Osman Hamdi Bey tarafından ilk yapılan da olmuş.
-Öteki resim bizdekinin üçte biri ebadında. Estetik olarak bakıldığında hangi resmin daha güzel olduğuna iki müzeyi gezenler karar versinler.
-Pera Müzesi’nde şu ana kadar 30’un üzerinde ulusal ve uluslararası sergi yapıldı. Hepsi de birbirinden nitelikli etkinliklerdi. Biz hiçbir zaman sırtımızı “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne dayayan bir müze olmadık. Belki tabloya biraz haksızlık bile ettik. Tüm bunlara rağmen Pera Müzesi “Kaplumbağa Terbiyecisi” ile özdeşleştirilen bir müze. Bir başka müzedeki sergide “Kaplumbağa Terbiyecisi”nin daha farklı, küçük, ikincil bir versiyonunun yer alıyor olması o sergiye olduğu kadar Pera Müzesi’ne de dikkati çeker. Yeni sergi vesilesiyle “Kaplumbağa Terbiyecisi”nin bir kez daha gündeme gelmesinden mutluluk duyarız. 


“Simavi 100 bin dolara aldı, şimdi 5 milyon TL” 
Raffi Portakal (Portakal Kültür ve Sanat Evi’nin sahibi)

-Her iki tablo da Osman Hamdi Bey’in resimlerinin özelliklerini içeren, figür olarak çok çarpıcı eserler. Pera Müzesi’nin satın aldığı dönemde “Kaplumbağa Terbiyecisi” sanatçının en önemli eseriydi. Pera Müzesi’nde sergilenen tablo bundan önce Erol Aksoy’a aitti. Sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçmişti. Esere Pera Müzesi ve İstanbul Modern’in talip olması herkesin tahmininin ötesinde bir fiyat yarattı. Bu fiyat Osman Hamdi Bey’in diğer çalışmalarının da fiyatını yükseltti. Geçtiğimiz yıl Londra’da satılan bir başka Osman Hamdi Bey o günün kuruyla 6 milyon dolara gitti.
-İkinci “Kaplumbağa Terbiyecisi”ni Erol Simavi 1985 veya 1986’da Londra’daki bir müzayededen aldı. O dönemde tablo Londra’da yaşayan eski bir Türk ailesine aitti. Antikacı Kudret vardı, sahibi sanırım oydu. Erol bey tabloyu 100 bin dolar civarında bir para ödeyerek aldı. Şu anki değeri 4-5 milyon TL’yi bulur.
-Özellikle oryantalist sanatçılar bazen sipariş üzerine, bazen çok sevdikleri, bazen de kolaylarına geldiği için bir konuyu ufak tefek değişikliklerle birden fazla resmediyorlar. Sadece onlar değil empresyonistler de bu yönteme başvuruyor. Mesela Monet’nin Rouen Katedrali’ni değişik ışıklarda gösteren herhalde yedi-sekiz resmi vardır. Ama bu, değerlerini etkilemez. 


“İkincisi daha küçük ama aynı güzellikte”
Turgay Artam (Antik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı)
- “Kaplumbağa Terbiyecisi”ni 2004’te Antik A.Ş’nin müzayedesinde 5 trilyon TL gibi değerle sattık. Müzayede öncesi İstanbul dışından bile otobüslerle insanlar gelip tabloyu Antik Palace’ta gördüler. Bu eser 1990’da 800 bin TL’ye satılmıştı.
-Osman Hamdi 1860 yılında gittiği Paris’te başta ünlü oryantalist ressam Gerome olmak üzere o devrin ünlü ressamlarının atölyesinde çalışmış, iyi bir resim eğitimi görmüş. Ayrıca tablonun konusu sanat eleştirmenleri tarafından özgün ve ilginç olarak yorumlanıyor.
-Pera Müzesi’ndeki tablo boyut itibarıyla Osman Hamdi Bey’in en büyük eserlerinden biriydi. Sayısal olarak da Osman Hamdi eserlerinin azlığı dikkate alındığında bu fiyat o günkü değerini karşılıyordu. Bugün satışa çıksa 10 milyon TL ile başlar, 15 milyon TL civarında bir fiyata satılır.
-Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki tablo da çok değerli. Yanılmıyorsam Tarabya’da yaşayan Levanten aileye aitti. Yurtdışına gittiler, eseri orada müzayedeye soktular. Londra’dan alınıp Erol Simavi’ye satıldı. Boyutu küçük ama aynı güzelliktedir. Bu tablo bugün müzayedeye 4-5 milyon TL ile çıkar, 6-10 milyon TL civarında bir fiyata alıcı bulur.


Etiketler:
"Pamuk Prenses" masalında cadı tarafından baştan çıkarıcı olarak kullanılan meyve hangisidir?
©Copyright 2009 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.