Cumartesi

08.01.2010 - 00:14 | Son Güncelleme: 08.01.2010-19:18

“Lütfen bitmesin” dedirten film

Yanına Penelope Cruz’u alarak çektiği yeni filmi “Kırık Kucaklaşmalar”da İspanyol sinemasının gururu yönetmen Pedro Almodovar yine tam formunda

Sitene Ekle
“Lütfen bitmesin” dedirten film

SİNEMA - Nil Kural

Pedro Almodovar ve fetiş oyuncusu Penelope Cruz’un dördüncü ortaklığı “Kırık Kucaklaşmalar”da Mateo Blanco bir kaza sonucu kör olur ve Harry Caine ismiyle senaryo yazmaya başlar. Caine bir gün yapımcısı Judit’in oğluna geçmişini anlatıyor. Bu öyküyle birlikte izleyiciler olarak biz de geçmişe gider ve Caine’nin büyük aşkı Lena’yla tanışırız. Lena işadamı Ernesto Martel’in metresiyken, Caine’nin bir filminde rol alır ve yönetmene âşık olur.
Hollywood’da ün yapan çoğu Avrupalı oyuncu gibi Cruz’u ana dili olan İspanyolca izlemek ayrı bir zevk. “Kırık Kucaklaşmalar”da iki adamın arzu nesnesi olarak da, film içindeki filmde Audrey Hepburn tipindeyken de, aciz ve acı çekerken de harika bir performans sergiliyor.
Filmde, Cruz gibi tam formunda olan birisi daha var: Pedro Almodovar. İspanyol sinemasının yıldızı, yönetmenliği ve hikaye anlatımıyla ışık saçıyor. Yönetmen, bu filmi de her zamanki müthiş kadrajlarıyla süslüyor. Mizansenlerini canlı renk paletiyle ve özellikle de tutkunun rengi kırmızıyla boyuyor. İki ayrı zamanda geçen, bol yan karakterli hikayeyi anlaşılır kılan bir kurguyla bağlıyor. Melodram ve komedi arasında gidip gelirken, iki türün de hakkını sonuna kadar veriyor. Özetle her filmi hazine değerindeki kariyerinde edindiği ustalığını, yaratıcılıkla süsleyip karşımıza çıkarıyor.
“Kırık Kucaklaşmalar”, Almodovar’ın kariyerini bilenler için ayrı bir anlam da taşıyor. Zira usta sinemacı kendi filmlerine de fazlasıyla gönderme yapıyor. “Kırık Kucaklaşmalar”, özellikle de Almodovar’ın evrenini sevenler için “Film bitmesin” dedirtenlerden...

“Kırık Kucaklaşmalar / Los abrazos rotos”
Yön.: Pedro Almodovar Oyn.: Penelope Cruz (Lena), LluÌs Homar (Harry Caine), Blanca Portillo (Judit GarcÌa), Jose Luis Gomez (Ernesto Martel) Sen.: Pedro Almodovar Gör.: Rodrigo Prieto
Müz.: Alberto Iglesias   

 

80 günde devri alem
ABD’li ünlü kadın pilot Amelia Earhart’ın hayatı “Amelia”yla karşımızda. Büyük Buhran döneminde geçen filmde, dünyanın etrafında uçma denemesinde bulunan Earhart’ı Oscar ödüllü aktris Hilary Swank canlandırıyor. Swank’in yanı sıra Richard Gere ve Ewan McGregor’un rol aldığı “Amelia”yı “Muson Düğünü / Monsoon Wedding”le tanınan
Mira Nair yönetiyor.

 

Ninjalardan ve dövüşten ibaret
Ninja’nın İntikamı / Ninja Assassin”, “Matrix” serinin yönetmen asistanı ve “V for Vendetta”nın yönetmeni James McTeigue’nin yeni filmi. Raizo, bir Ninja klanı olan Ozunu tarafından bir ölüm makinesi olarak yetiştiriliyor. Diğer yandan Europol ajanı Mika, gizli kalan Ninja klanlarıyla ilgili araştırma yapınca, Ozunu’nun hedef listesine giriyor. Onun yardımına koşan kişi de, başına gelen bir olay yüzünden Ozunu’dan intikam almaya karar veren Raizo oluyor.
“Matrix” serisinin yaratıcıları Wachowski kardeşlerin yapımcılığındaki film, en az adı kadar basit. Bol kanlı, kol-bacak kopmalı dövüşlerin arasına öylesine yerleştirilmiş bir hikaye... Ekibinin külliyatı itibarıyla iyi bir aksiyon olabileceği konusunda ümit veren “Ninja’nın İntikamı”, boş dövüşten ibaret olmasıyla büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.  

 

Vampirlere taze soluk
Hollywood’un şu sıralar uyarlaması üzerinde çalıştığı, Tomas Alfredson’ın yönettiği İsveç yapımı “Gir Kanıma / Let the Right One In”, vampir filmlerine taze bir soluk getiriyor.
Film, 1980’lerin İsveç’inde geçiyor. Yalnız bir çocuk olan Oscar (Kare Hedebrant) yan daireye taşınan aynı yaşlardaki Eli’yle (Lina Leandersson) arkadaş oluyor ve ondan hoşlanmaya başlıyor. Eli’nin vampir olması bu ilişkiyi zedelemiyor.
Orijinal ismini vampirlerin davet edilmeden bir yere girememesinden alan “Gir Kanıma”, dört dörtlük bir korku filmi. Ama bundan ibaret değil. Vampir ve insan aşkını adım adım olgunlaştıran film, bu ilişkiyi karşılıklı fedakarlık, şefkat, sevgi ve iki yalnızın birbirine sığınması üzerinden sabırla kuruyor. “Gir Kanıma” yalnızlık, şiddet, soğukla bezeli öyküsü ve atmosferiyle uzun süre kafanızı meşgul edecek kadar güçlü film.  

 

Dağa tırmanış
Philipp Stölzl’ün yönettiği Almanya-Avusturya ortak yapımı “Kuzey Yamacı / Nordwand”, 1930’larda geçiyor. Film dağcılığa meraklı iki asker ve iki ziyaretçinin zorlu bir yamaca tırmanış öyküsünü konu alıyor.


Etiketler:
©Copyright 2010 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.