Pazar

19.02.2017 - 02:30

“Önce beyninizi eğitin”

Son yılların moda deyimiyle “Yaşımızın iyisi olmaya çalışıyoruz”. Peki doğru yolda mıyız? Gelin anti aging’in dünyadaki en önemli isimlerinden biri olan Henri Chenot’nun beslenme ve sağlıklı yaşam tavsiyelerine kulak verelim

Sitene Ekle
Tat peşinde  |  Ebru ERKE erke.ebru@gmail.com Tüm Yazıları »

Ünlü Fransız doktor Henri Chenot “Genlerimizi değiştirmemiz imkansız. Ama onları tanıyıp en verimli nasıl yönetebileceğimizi öğrenirsek işte o zaman hayat bize güzel” diyor. Dünyadaki sağlıklı yaşam tutkunlarının yakından takip ettiği Chenot’ya göre vücudumuz uzun süreli kullanım için tasarlanmış. Fakat kendimizi yeteri kadar iyi tanımamamızdan kaynaklanan hatalar ve günümüzün yıpratıcı yaşam koşulları sebebiyle ömrümüzü kısaltıyoruz.

Chenot’nun tavsiyeleri son derece basit: Alkali gıdalar (sebze, meyve, bitkisel) beslenmenizde öncelikli olsun, glisemik endeksi düşük, bol lifli tam buğday ürünlerini tüketin, mutfağınızda doğru pişirme yöntemlerini kullanın, akşam yemeğinizi erken ve hafif yiyin, geç yatmayın ve iyi uyuyun, sporunuzu her gün vücudu fazla yormadan yapın.  

Yaşam şeklimizi bir anda kökten değiştirmek belki zor. Ama arada da olsa zihindeki kakafoniyi susturmak, biraz içe dönmek, ruhen, zihnen ve bedenen arınabilmek önemli. İşte tüm bu bileşenleri itinayla dengelemek isteyenler bir süredir, “Vücudunuzdan ve midenizden önce beyninizi eğitin” diyen  Dr. Chenot’nun Azerbaycan Gabala’daki iyi yaşam merkezine akın ediyor. Burada doktorlar ve beslenme uzmanları tarafından genetik ve fiziksel birtakım tetkiklerden geçtikten sonra bir haftalık bir detoks veya biolight programıyla vücudun enerji kanalları etkinleştiriliyor, fizyolojik fonksiyonları uyarılıyor. Tüm bu süreçte düşük kalorili (800 ve 1200’lük) bir diyet programı ve çamur banyosundan ışın masajına detoksifikasyon teknikleri uygulanıyor.

Kahvenize süt koymayın

İşte size Dr. Chenot’dan önemli beslenme ve mutfak tüyoları.

Uyku sırasında vücut asidik hale gelir. Kahvaltıda yiyeceğiniz taze meyve vücudun alkali dengesini düzenler. Yemeklerden sonra asla meyve yemeyin zira midede fermantasyon başlar ve asit üretilir. Taze meyveyi sabahları ve sabah öğlen arasında yiyin. Öğleden sonra kuru meyve tercih edin. 

İşlem görmemiş karbonhidratları tüketin, tam buğday ve yerli tohum ürünleri kullanın.

Barley coffee, yani arpa kahvesi kahve tiryakilerinin derdine derman. Kavrulup bir çeşit doğal işlemlerden geçiyor, tadı filtre kahve ile hemen hemen aynı ve kafein içermiyor.

İlle de kahve diyenler, anlık enerji ve kafein isteyenler sıkı ve sadece bir adet ristretto ile yetinsinler. Kahvenize asla süt koymayın, sindirimi zorlaştırırsınız. Badem, soya veya Hindistan cevizi sütünü tercih edin. 

Vücutta ödem olursa, vücut susuz kalırsa toksik maddelerin atılımı gerçekleşmez. Her gün yeterli miktarda su içmeyi ihmal etmeyin.

Canınız çok tatlı çekiyorsa en iyi saat 17.00 civarıdır. Çünkü o saatler kortizonumuzun en yüksek olduğu saatlerdir. Mutluluk veren seratonin hormonu seviyemiz de düşüktür bu sırada. Dolayısıyla az miktarda tüketilecek bitter çikolata, biraz kuru meyve veya bir tatlı kaşığı balla hormonlarımızı dengeleyebiliriz.

Tuz yerine bolca baharat kullanın; az kalorileri var, antioksidanlar.

Etleri marine edin

Sağlıklı pişirme çok önemli. Çok yüksek derecede nemsiz bir ortamda pişen gıdalarda, mesela mangalda pişen etlerde proteinler karbonhidratlar tarafından karamelize edilir. Bunun vücutta birikimi de enflamasyona yol açar. Bu da kanserden kalp hastalıklarına pek çok şeye sebep olur veya var olan tehlikeyi hızlandırır. Bu yüzden kızartma, mangal gibi yöntemlerdense haşlama veya buharda pişirme gibi nemli ortamda pişirme öneriliyor.

Etleri pişirmeden en az iki saat önce limon yada sirke gibi asidik bir gıda ile marine edin. Mesela tavuk pişirecekseniz önce marine edin sonra buharda ya da haşlayarak pişirin, son olarak da tat vermek için tavada az yağla ızgaralayın.

Büyükçe bir tencerede iki litre suyu kaynatın. Kabuğu sıyrılmamış, güzelce yıkanmış havuç, ortadan bölünmüş kabuklu soğan, iyice yıkanmış irice bir kereviz, bir sap pırasayı kaynayan suya atın ve bu şekilde 10 dakika tutun. Bu sebze suyunu tüm yemeklerinizde içme suyu yerine kullanın, hatta isterseniz gün içinde için.

HAFTANIN LEZZETİ

Narenciye aromalı balık

Tencerede su kaynatın, içine bir-iki parça portakal kabuğu ekleyin. Tencerenin üzerine büyükçe bir süzgeci oturtun. Limon ve portakalları kabuğuyla birlikte halka halka kesin. Önce portakal ardından limon dilimlerini süzgece üst üste gelişigüzel dizin, üstlerine portakal kabuğu rendeleyin. Balığınızı (somon veya beyaz etli bir cins) derisi alta gelecek şekilde narenciye dilimlerinin üstüne koyun, biraz portakal sıkın. Tencerenin kapağını kapatıp 8-10 dakika kadar pişirin. Üzerine sızma zeytinyağı gezdirip servis edin. 

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.