Pazar

20.10.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 20.10.2013-2:30

“Umarım bir gün eşcinsel bir başbakanımız olacak”

Yeni kurulan LGBT Siyasi Temsil ve Katılım Platformu’ndan Asya Özgür: “Biz artık Meclis’te açık kimlikli bir LGBT görmek istiyoruz. Bir gün eşcinsel bir başbakanımız da olacak umarım”

Sitene Ekle

Aydil Durgun / aydil.durgun@milliyet.com.tr

Yerel seçimler yaklaşırken belediye başkanı aday adayları, meclis üyesi aday adayları hazırlıklarını sürdürüyor. Elbette gündemde yine İstanbul var. Bu yerel seçimler öncesi “Bu işin bizsiz olmayacağına kesin kanaat getirdik” diyen İstanbul’daki LGBT (lezbiyen, gay, biseksüel, trans) örgüt ve dernekleri bir araya gelerek LGBT Siyasi Temsil ve Katılım Platformu’nu kurdu. Platformun ayrıntılarını üyelerinden Sezen Yalçın, Boysan Yakar, Asya Özgür ve Deniz Şapka’dan dinledik.

 Nasıl ortaya çıktı bu platform?

Sezen Yalçın: Gezi’den hemen sonra bir araya gelerek ne yapmak istediğimizi konuştuk. Böyle ortaya çıktı. Zaten LGBT hareketinin siyaset alanında bir şeyler yapma çabası hep vardı. İlk toplantıya çok yoğun bir katılım oldu. Bu hepimizi çok heyecanlandırdı, buluşmalara devam ettik. Aramızdan birinin aday olması için neler yapabiliriz, yerelden taleplerimiz neler olur diye düşündük. Gezi’de o yerelliğin tadını aldıktan sonra artık sözümüzü bir yerlere ulaştırabiliriz fikrine vardık.

“Ortam yoklaması yapıyoruz”

Neler yapmayı planlıyorsunuz?

Sezen Y.: LGBT’lerin siyasette yer alması için birtakım toplumsal engeller var. Bunlarla ilgili bir şeyler yapmak istiyoruz. Karar alma mekanizmalarında LGBT temsilinin olması için siyasi partilere, siyasetçilere baskı uyguluyoruz. Yaptığımız bütün görüşmelerde şunu söylüyoruz; LGBT’ler artık siyasal özneler ve
oy potansiyeli olmaları dışında bir siyasal odak grubu. Dolayısıyla sizin bizi tanımanız gerekiyor. Bağımsız ya da partilerden aday olmak isteyen LGBT’leri desteklemeye çalışacağız. Platform olarak adayımız budur demek yerine LGBT’lerin yakın durduğu partilerde önlerini nasıl açabiliriz diye düşündük. Aramızda bağımsız aday olmak isteyen il ya da ilçede belediye meclisi üyesi olmak isteyenler var. Partilerle görüşürken de homofobik ve transfobik söylemlerine dair onları sorumlu tutmaya başlıyoruz. LGBT’lerle masaya oturmanın ne anlama geldiğini anlatmaya çalışıyoruz.

 Siyasi platform olması değişiklik yaratıyor mu? Daha çok ciddiye alınıyor musunuz mesela partilerle görüşmeye gittiğinizde?

Boysan Yakar: Yıllardır bu ilişkiler var aslında. Özellikle 2007’de Lambda’nın kapatılma davası sürecinden itibaren siyasi ilişkiler kuruldu. Genel ahlak ve Türk aile yapısı gibi afaki kavramlardan kapatılma tehlikesi ile baş başa kalan derneklerin yaşadığı insan hakları ihlalini birçok milletvekili fark etti. Ama parti bazında desteği yeni yeni almaya başladık. Tüzüklerinde LGBT haklarına, cinsel yönelim ayrımcılığı gibi maddelere yer veren partiler var; Yeşiller ve Sol Gelecek, HDP... Milletvekili bazında CHP ve BDP’li isimlerin desteğini alıyoruz. Ertuğrul Kürkçü, Binnaz Toprak, Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder, Melda Onur bu konuları sürekli Meclis gündemine taşıyorlar ama artık siyaset sahnesine kendi içimizden birilerinin çıkıp çıkamayacağına dair de bir ortam yoklaması yapıyoruz.

“Semt pazarlarında taciz ediliyoruz”

Asya Ö.: İlk defa İstanbul’daki translar olarak yerel seçim taleplerimizi konuştuğumuz bir toplantımız oldu. Çok güzel talepler çıktı ortaya. Bir arkadaşımız kimsesiz bir çocuğu kardeş edinme hakkı istedi. Belediye çalışanları bizi hor görebiliyor, dalga geçebiliyor. Bunu yapan belediye çalışanlarının disiplin cezası almasını istiyoruz. Birçok arkadaşımız semt pazarlarına çıkamıyor, laf yiyoruz, taciz ediliyoruz. Mesela geçen hafta ben pazarda alışveriş yaparken pazarcılardan biri “Arkaya gelsene, biraz şey yapalım” dedi. Utancımdan yerin dibine girdim. Sonuçta ben sıradan bir vatandaşım, alışverişe gelmişim. Bu yüzden zabıtalara denetim hakkı verilmeli ve gerektiğinde şikayet edebilmeliyiz onlara.

“LGBT hareketi kendi için değil, herkes için var”

 Sizi bu saydığınız milletvekillerinin, hali hazırda Meclis’te olan, bir partiye üye isimlerin temsil etmesi yerine niye kendiniz temsil etmek istiyorsunuz? Daha somut sonuçlara ulaşmak daha kolay olmaz mıydı onların temsiliyle?

Boysan Y.: Bence her siyasetçinin gündeminde kendi partisi ve politikası birincil. Biz siyasi özne olduğumuz andan itibaren kendi politikamızı birincil hedefe aldığımız ve onun üzerinde hak savunuculuğuna soyunduğumuz bir gelecek planlıyoruz. Sadece LGBT üzerinden çalışacağız demek de yanlış olur; İstanbul’daki bütün LGBT örgütlenmeleri antimilitarist, ırkçılık karşıtı, cinsiyetçilikle mücadele eden, çoğunlukla feminist ve antikapitalist örgütlenmeler. Zaten siyasi bir nesneyiz, bu temsiliyetin tek aksak kalan yanı kendimizi kendi adımıza temsil edeceğimiz bir ortam yaratılamamış olması.
Sezen Y.: Bir de şu var; bu bahsettiğimiz isimler kendi partileri içinde yalnızlaştırılıyor da, mesela Binnaz Toprak CHP’de 59 imzalı LGBT sorunlarına dair araştırma önergesini verdiğinde bizim aldığımız duyumlara göre parti içinde çok yalnızlaştırılmış.
Asya Özgür: Geçenlerde Sebahat Tuncel ile bir toplantımız oldu LGBT aktivistleri olarak. Onun şu lafı çok hoşuma gitti: “Sen yoksan hakların da yoktur.” Eğer ben siyasi platformlarda olmazsam, Millet Meclisi’nde olmazsam benim kadar kimse benim hakkımı savunmaz. Biz translar olarak kendi aramızdaki toplantılarda hep şunları dile getiriyoruz: Biz artık açık kimlikli, Meclis’te gerektiğinde oradakilere travesti dehşeti yaşatacak bir arkadaş istiyoruz! Feminen bir gay Millet Meclisi’ne girdi diye ojelerini sürmekten vazgeçmeyecek. Ya da yeri geldiğinde topuklu ayakkabısını giymekten vazgeçmeyecek. Var olduğu gibi orada yer alacak. Biz artık böyle bir aday istiyoruz translar olarak. Eskiden toplantılarda bazı arkadaşlarımız böyle bir aday olmasa bile en azından LGBT dostu bir aday olsun diyordu. Sonra bu anayasa çalışmalarında ilk vazgeçilen bizim taleplerimiz oldu. Orada biz transların ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. Ben o maddeleri geçirmeden o komisyonu kapıdan dışarı çıkarmazdım. İnşallah eşcinsel bir milletvekilimiz olacak. İnşallah ileride bu ülkenin başbakanı da bir eşcinsel olacak. LGBT hareketi sadece kendi için yok, herkes için var.
 

“Toplumun hazır olmasını bekleyemeyiz artık, biz hazırız”

 Neden şimdi kuruldu bu platform?

Asya Ö.: LGBT’lerin Gezi direnişinde bu kadar aktif rol alması, herkesin bizi görüp mücadelemizden dolayı bize sempati duyması... Artık siyasette de biz varız demenin en doğru zamanı diye düşünüyorum. Bundan önceki süreçte siyasi partiler hep “Toplum size hazır değil” derdi. Ama Gezi direnişinde insanlar bizi
o kadar benimsediler ki Gezi’den sonraki ilk LGBT Onur Yürüyüşü’nde 60-70 bin kişi bizimle yürüdü. Ve bunların en fazla 20 bini LGBT idi. Aileler gelmişti bizimle yürümeye; baba, anne, çocuk... Aslında toplum bize hazır.
Deniz Şapka: Ayrıca toplumun hazır olmasını asla bekleyemeyiz, bunu beklersek daha çok uzun yıllar beklememiz gerekecek. Ama şunu söyleyebilirim ki biz artık hazırız ve siyasete atılmak istiyoruz. Bizim haklarımızı savunmak için bir şeyler yapan politikacılar var. Onların eşcinsel olup olmadıklarını bilmiyoruz. Çünkü açık değiller. Artık eşcinsellerin de ortaya çıkıp görünür olması lazım. Bizim derdimizi ancak biz anlatabiliriz.
 

 Bir LGBT bireyin Meclis’teki varlığı ne sağlayacak topluma?

Deniz Ş.: Bizim LGBT’ler olarak siyasete atılmamız sadece kendimiz için değil, heteroseksüeller için de bir başlangıç olacak. Onların bazı şeyleri konuşmasına vesile olacağız. Heteroseksüellerin bazı tabuları vardır, cinselliklerini konuşmazlar... Bizimle birlikte bütün bu sorunlar gün yüzüne çıkacak ve daha konuşulur olacak. İnsanları cesaretlendireceğiz diye düşünüyoruz.
Asya Ö.: Kürt sorununu, Ermeni sorununu, Türk sorununu, işçilerin, kadınların, emekçilerin sorunlarını çözmeye çalışırız.
Boysan Y.: Ayrımcılığın ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Muhakkak ki varlığımız Meclis’te, ilçe meclislerinde büyük avantajlar sağlayacak. Sonuçta Kürt hareketinin, feministlerin, Alevilerin, Ermenilerin dostları orada olacak. Sonuçta ayrımcılığın yaşattığı duygu aynı.
Sezen Y.: Hiçbir LGBT’nin sadece bu kaba kimlik politikasına sıkışacağını düşünmüyorum. Kürtaj tartışmaları da, bu ülkede tecavüzcülerin serbest bırakılması da LGBT’leri ilgilendiriyor. Taşeronlaşma, işsizlik, aile içi terör; baba şiddeti, erkek şiddeti, sokakta yaşanan şiddet...


Etiketler: Anayasa
Gecekondu hangi takımın grubudur?
©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.