23 kasım tool
milliyet logosu

Sivil Darbe

Edip Öymen

Hep askeri darbeye alışkın olup da sivil darbeyi bilmeyenlere bugün bir kültür hizmeti yapıyoruz: Bugün, tarihin en şık sivil darbelerinden birinin 145. yıldönümüdür. Kutlu olsun... Efendim, bu sivil darbe öyküsünde esas oğlan, Fransa Cumhurbaşkanı Louis - Napoleon. Kendileri, 1848 Aralık ayındaki seçimle 4 yıllığına cumhurbaşkanı seçildiler. Ancak dönem sonunda bir 4 yıl daha iş başında kalmak ve "N'olacak bu Fransa'nın hali?" sorusuna kesin ve kalıcı bir çözüm bulmak istiyordu. 2 Aralık 1851 günü, anayasayı değiştirmek amacıyla sivil darbe yaptı. 3 ve 4 Aralık günleri Cumhuriyetciler sokaklarda darbecilere direndi. Ama bundan bir şey çıkmadı. Çarçabuk hazırlanan anayasa 21 Aralık günü halkoyuna sunuldu. Ve kabul edildi. Halk meğerse cumhurbaşkanı değil de diktatör istemiyor muymuş? Hay Allah!.. 14 Ocak 1852'de yeni anayasa yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı, krallık yetkilerini takındı. Aynı yılın sonlarına doğru 21 Kasım'da yine bir halkoylaması. Soruldu: İmparatorluk olalım mı yine eskisi gibi? Halk meğerse, cumhuriyet değil imparatorluk istemiyor muymuş? Hay Allah!.. Ve sivil darbeden bir yıl sonra 2 Aralık 1852'de Louis - Napoleon, İmparator Napoleon III ünvanıyla göreve başladı... Taa 1870'de Almanlar (Prusya) Sedan Çarpışması'nda Fransızların tozunu atana kadar...
Ya işte böyle... Sivil darbe meraklılarına, bir reklam filmi kısalığındaki kültür hizmetimiz burada bitiyor.

Hafızaya doping

Bir kaza sonucunda insan, hafızasını kaybedemez mi? Pekala eder. Nörolojide bunun sayısız örnekleri var. Hafıza kaybı geçici de olur kalıcı da... Ama tıpta çare tükenmez. Hem California hem İsveç'deki araştırmalar, ampakin adlı bir maddenin, hafızaya şıp diye doping yaptığını gösterdi. Bunun, ilaca dönüşüp eczane raflarına çıkması için daha çok yıllar gerek. Ama bilim adamları, artık "kaza geçirdim, hatırlamıyorum" mazeretini tarihe gömmek üzere. İlaç deneylerine katılan 65 - 73 yaş grubunda ampakin, grubun hafızasını bayağı düzeltmiş. Hatta, doz arttırılınca, hafıza da jet benzini kullanan araba motoru gibi çalışmaya başlamış. Ama gençlere etkisi azmış. Onların, hatırlayacak çok şeyi yok diye her halde?.. Ampakin, özellikle erken bunama (Alzheimer Hastalığı) gibi sürekli kötüleşerek hafızayı yok eden durumlar için şimdi can simidi olarak görülüyor. New Scientist dergisi, ampakinin gelecek yıldan itibaren Amerika'da Alzheimer'li hastalarda denenmeye başlanacağını yazdı. O tarihe kadar bizde yine hafıza kaybına yol açacak yeni kazalar olursa, belki burada da denenebilir?

Din TV

İran televizyonu, dış yayınlarını genişletiyor. Yayınlar, Kuzey Afrika, bütün Avrupa, Orta Asya'nın bazı bölgeleri, ve Orta Doğu'yu içine alacak yeniden örgütlenecek. Ayrıca, Kum kentinde yeni bir uluslararası İslami TV kuruluyor. İran Radyo Televizyon İdaresi genel müdür yardımcısı Dr Ahmet Pur - Necati, bu amaçla bir uydu kiralanacağını açıkladı. Bu yayınlar, tüm dünyada izlenecek biçimde Farsca, Arapca ve İngilizce yapılacak. İslamın İranca yorumundan böylece herkes yararlanacak...
Ama elinoğlu boş durur mu? İtalyan Kilisesi de bir uydu kanalı kiralayıp 24 saat yayın yapmaya karar verdi. Kilise'nin zaten bir radyo - televizyon merkezi var. Yerel radyo ve televizyonlara haber üretiyor. Şimdi bu merkezin daha büyütülüp, bağımsız bir yayın kurumuna dönüştürülmesine karar verildi. Kararı veren, İtalyan Piskoposlar Konferansı. Genel sekreter Ennio Antonelli, amaçlarını şöyle açıklıyor: "Piskoposlar, uydu televizyonun sağladığı olanaklar karşısında heyecanlarını gizlemiyorlar. Çünkü uydu yayınla, Kilise'nin kültürel ve dini mesajını dünyaya yaymak daha kolay olacaktır."
Tahran ve Roma, İslamla Hristiyanlık arasındaki ezeli çekişmeyi 21. yüzyılda dijitalleştirip uzaya taşımaya karar vermiş. Bu yıl ne de olsa, Birinci Haçlı Seferi'nin 900. yıldönümüydü. Çekişmeyi teknolojiye uydurmak gerek.

Tüpte yangın

Manş Denizi'nin altından geçen demiryolu tünelinde yangın çıkalı iki hafta oldu. Medyamıza sadece bir kaza görüntüsü olarak yansıdı geçti. Oysa alacağımız dersler var.
Manş Tüneli, birbirine paralel üç tünel. Biri geliş biri gidiş hattı, biri de ikisinin ortasında servis tüneli. Birinden birine bir şey olursa, oradan yetişilecek... Fransa'dan İngiltere'ye gitmekte olan tren, tünelde 3 kilometre yol almıştı ki, 24. vagondaki TIR'daki parlayıcı madde tutuştu. Ve kimsenin tahmin edemediği büyüklükte ve hızda bir yangın çıktı. 400 metre uzunluğundaki tren sadece TIR ve 30 yolcu taşıyordu. Yolcular dumandan boğulmak üzere kurtarıldılar.
İngiliz ve Fransız yetkililer hala ne olduğunu, nasıl olduğunu anlamaya çalışıyor. Özet sonuç şu: Yangın anında devreye girmesi beklenen önlemler gecikti. Bir ara ısının 1,000 dereceyi bulduğu anlaşıldı. Tünelin gayet kalın beton duvarları çatladı. Raylar eğilip büküldü. Kablolar yandı. TIR'lar demir yığınına döndü. Birindeki alüminyum yükü, eriyip raylara bulaştı. Trenin tünele yapışan kısmı hala çıkartılamadı. Şu sırada tünel trafiği iptal.
İstanbul'a da tüp geçit yapmaktan söz edenler, Manş Tüneli'nin başına gelenleri önce bir tercüme ettirip iyice okusunlar. Tünel Kız Kulesi açıklarından geçerken bir yangın olsa nasıl müdahale edilir, onu bir düşünsünler. Ve tabii, depremleriyle ünlü bir kentte böyle bir tüp geçit olur mu, bir de onu düşünsünler.

Boşanmaya dergi

Goldie Hawn, Diane Keaton ve Bette Midler'in sulu güldürüsü "İlk Eşler Klubü" gişe rekorları kırıyor. İlk eşlerinin, kendilerini nasıl terk edip gittiğini kafalarına takıp ifrit olan bu üç kadın, onlardan öclerini öyle bir alır ki...
Tam bu film Kuzey Amerika'da gösterime girmişken, aynı konuda bir de dergi, bayilerde: "Boşanma".
Akla gelecek her konuda dergi var, ama boşanma konusunda yoktu. Geçen Ağustos'ta Kanadalı iki yayıncı Divorce (Boşanma) adlı bir dergi çıkartana kadar. Önce Toronto'da. Sonra Chicago'da. Baktılar ki ilan geliri gayet iyi, bir iki hafta içinde New York'ta da çıkacak. Ve bir iki ay içinde Los Angeles'de de. Amerikanın evlenme - boşanma piyasası zaten bu iki kentte. Sadece New York'ta bu yıl 80 bin kişi evlenip, 50 bin kişi boşanacakmış. Bu sayıya bir de boşanma eşiğine gelenleri, gelip de eşiği geçmeyenleri ekleyince sayı her halde 100 bini bulur. Los Angeles boşanma konusunda daha da fıttırık olduğundan, derginin piyasası orada daha da iyi olacağa benzer. 97'de de ülke çapında yayınlayıp dağıtacaklar dergiyi. Çünkü piyasa garanti: Her yıl 2,5 milyon Amerikalı boşanıyor.
Derginin ortaklarından Diana Shepherd, daha önce hangi dergiyi çıkartıyormuş? "Evlilik Çanları"nı!.. Evlenmeye hazırlananlara pratik bilgiler dergisi. "Evlenme ve boşanma, doğal bir sürecin iki aşaması bence" diyor. Öbür ortak ise Dan Couvrette, 1994'de kendisi boşanırken kitapcıları dolaşmış. "Nasıl Boşanılır?" konulu yayın aramış. Dergi bulamamış da, bulduğu kitaplar da soğuk hukuki veya gözü yaşlı psikolojik tahliller. Boşanma sürecine girenlere pratik öneriler yapacak, bilgi ve ilan yüklü bir dergi olsaydı diye düşünmüş. Ortağı Diana, 34 yaşında, bekar. Evlenmek isteyenlere dergi çıkartırken, şimdi boşananlara çıkartıyor. "Civarımda çok boşanma oldu, hepsini gördüm" dediği için de evlenmemeye kararlı. "Boşanmanın sancısı ve etkisini azaltmak ve normal bir yaşama en kısa sürede dönmeyi sağlamak amacımız" diyor.
Derginin reklamvereni de hazır. Saç nakli uzmanları, kiralık ev eşyası verenler, bilgisayarlı çöpçatanlar, emlakciler, avukatlar, muhasebeciler ve daha akla gelmeyecek bir sürü hizmetin ilanı çıkacak. Ama dergide dedikoduya yer yok. Bu, tamamen bir "Nasıl boşanmalı, sonra ne yapmalı?" dergisi olacak.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]